Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Geçen gün gelir idaresi başkanlığından mesaj geldi. Borcunuz var lütfen ödeyiniz diye. 2008 yılında arkadaşımın arabası ile kaza yapmıştım ceza o kazaya aitmiş. Yıl olmuş 2013 ve GİB beni yeni bilgilendiriyor. GİB sitesine girdim ve 200 TL borç 420 TL gecikme faizi ile toplam 620 TL borcum varmış. O zaman beni bilgilendirseler dakika beklemez cezamı öderdim fakat şimdi işin içine benden kaynaklanmayan bir sebepten (5 yıl sonra bilgilendirilmem) dolayı gecikme faizi girmiş durumda. Bu cezayı mecburen ödemek durumundayım sanırım malum borç devlete. Ne yapmam gerekiyor? Buradaki faiz beni ne yönde etkiler? Selametle kalın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Maaşından kesilerek ödenmesi daha makuldür. Asla faize bulaşmamalıdır.
Selamünaleyküm. Girse de girmese de onu vereceksiniz. Hatanız için tevbe ediniz.
Selamünaleyküm. Bu verdiğiniz örnekler 'ölmeyecek kadar' ölçüsü içinde olursa açlığı ne ile tarif edeceksiniz? Bu yöntemi yani bu kadar basit bir sorunu ölümcül görmeyi kullanmamalısınız. Direnin, inşallah bir çıkış yolu bulursunuz.
Selamünaleyküm. Verdiğinizden fazlasını almamalısınız.
Selamünaleyküm. Borcunuzun toplamı ne kadar ise onu düşebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Dönmesi kesin olmayan alacağın zekâtını, alıncaya kadar erteleyebilirsiniz. Alınca ödenmemiş zekâtları ödenebilir. Telif hakkı korunan ürünler kopyalanamaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin bir eyleminiz üzerine gelmeyen şeyden dolayı kefaret de gerekmez, kaza da gerekmez. Eğer siz elle müdahale ederek boşaldı iseniz buna bir gün kaza gerekir.
Selamünaleyküm, Bu beyana inanmak istemiyoruz. Bir hayal ürünü olabileceğini düşünüyoruz. Eğer beyanınız gerçek ise o insan kılıklıdan ayrılmalı idiniz. Bunun sözünü bile tekrar etmenizin hiçbir anlamı yoktur
Selamünaleyküm, Niyet etmeden oruç tutulmaz, aç kalınır. Aç kalmış sonra da yemişsiniz demektir bu. O günü kaza edeceksiniz ama bu gevşeklik için de büyük bir tövbe etmeniz gerekir.
Selamünaleyküm, daha sonra tekrar nikâh kıymayacak iseniz ve 'otuz yıllık gibi' olacağınızı biliyorsanız, sakıncası yok, nikâh kıyabilirsiniz. Kız tarafı olarak bunu sizin çok iyi düşünmeniz gerekir. Kaybetme ihtimaliniz sizin açınızdan daha yüksektir. İyi düşünün, aile büyükleriniz de iyi düşünsün ama bu 'otuz yıllık gibi' yi onlar da iyi düşünsün. Ebeveyn de katıldı mı bu iyi düşünmeye, Şer'an hiçbir sakıncası yoktur. Düğün masrafından da kurtulursunuz. Mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Yellenmeden ötürü taharet gerekmez.
Selamünaleyküm, Sana ilk ve en önemli nasihatimiz şu olsun: Şu fani dünyada ne memurluk ne de başka bir iş, insandan daha değerli değildir. Memurluğun put edildiği bir zamanda yaşıyoruz. Üniversite veya başka bir yerdeki memurluk nedir ki sen o uğurda canınla ilgili şeyleri düşüneceksin? Bu anlayış, mü'min anlayışı değildir. Biz cennet için yaşarız, cennet için yaşadığımızı iddia ederken de cennetin yanında bir hiç olan dünyanın bütünü için bile bir tırnağımızı feda etmeyiz de üç günlük memurluk için neyimizi feda edebiliriz? Yazıklar olsun, yeni nesilleri memurluğa taptırarak yetiştirenlere! Ne kötü bir şey, candan değerli memurluk; olmaz olsun! İyi etmişin de, onurundan değerli olabilecek bir yerden kurtulmuşsun. Şimdi kendine, geleceğine bak, daha fidan gibi gençsin, önünde uzun yıllar var inşallah. İyi bir mü'min olmak için uğraş. Güzel bir yuva kur. İlimse eğer gayen ilim, kimsenin tekelinde değildir. Rızık ise zaten Allah'ın elinde. Memurluk da meraklısının olsun. Sen onurlu bir mü'min olarak yaşamana bak. Zillete düşmeye değmez, hiç değmez hem de, hiç, hiç! Elindeki parayı da al, senin olsun. Harcayabilirsin. Çalmadın, hile yapmadın. Devletin onu senden istemesi durumu olursa o zaman geri verirsin. Sana dualar ediyor, sıhhat ve afiyetler diliyorum. İyi haberlerini bekliyorum.