Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on yedi yaşındayken ramazanda âdet döngümden rahatsız olduğum için Allah’a dua edip âdetim beş gün sürerse hayatım boyunca oruç tutarım diye söz verdim. Benim ne yapamam gerekiyor? Çok pişmanım.
Cevap
Benzer fetvalar
Adak yaptı iseniz onun kefareti yemin kefareti değildir, yaptığınız adağı yerine getireceksiniz. Sözünü ettiğiniz durum yemin ise yeminler için de ayrı ayrı kefaret tutmanız gerekir. Hatırlamama gibi bir durum için inşaallah bir kefaretle geçmiş kapanır ama siz tevbe ve istiğfarı unutmayınız. Tekrarına karşı da dikkatli olmayı öğrenmiş olunuz.
Adağı zenginin yememesi gerekir. Bu nedenle sadece fakirlere ulaştıran kurumlara verin, onlar götürsün. Adak olduğunu da belirtin. Ağır iş nedeniyle oruç tutmamak diye bir şey yoktur. Böyle bir şey yapan yani işi ağırdır diye oruca niyet etmeyen keffaret tutmaz. Çünkü keffaret bir hatanın affolması içindir. Hiç niyet etmemek bir hatadar çok daha ağırdır.
Aleykümselam. 1- Adak yapmak faziletli bir iş değildir. Adak yapmamak daha iyidir. Yapılınca da yerine getirilmelidir. 2- Bir yıl oruç tutmayı adayan, adağını yerine getirmelidir. Ciddi bir engelden ötürü bu adağı yerine getiremeyen yemin kefareti yaparak adağını bırakabilir. Yemin kefareti de on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da bunlara gücü yetmeyen için üç gün oruç tutmaktır.
Adak tavsiye edilen bir şey değildir. Adak yerine dua etmek daha iyidir. Adak yapılıp da adanan şey yerine gelince de o sözde durulmalıdır. Adaktan zor diye dönmek yoktur. Evet, bir yıl oruç zordur ama adamış bulundunuz. Yapacağınız şudur: Bu adağı yerine getireceksiniz. Daha uygun bir zamanı bekleyebilirsiniz. Sağlık açısından böyle bir oruç tutamayacağınız anlaşılırsa her gün yerine bir FİDYE verirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu bir çeşit adak olmuştur. Makul olmayan adaklar için istiğfar etmek gerekir. Uygulanabilir düzeydeki adakları da adak olarak yerine getirin.
Verdiğiniz söz, bir adak idiyse adağı yaptığınız gibi yerine getirin, eksiğini tam yapın. Onun dışındaki sözler için istiğfar etmeniz yeterlidir.
aybaşı konusundaki diğer fetvalar
Kadınların özel günlerinde Kur'an okumaları caiz değildir, sadece hafızlık yapanlar için bir cevaz yolu bulunabiliyor. Siz o dönemlerde dua niyetiyle dua olarak okunan Fatiha ve Ayetelkürsi gibi bölümleri okuyun, okutun. Uzman ve oruç tutan bir doktor size artık sizin biriken oruçlarınızı tutmanız mümkün olmayan bir hasta olduğunuzu söylemedikçe fidye vermeniz caiz olmaz. Fidye son çare demektir. Siz henüz sona gelmiş durumda değilsiniz biiznillah. Allah yardımcınız olsun, geçmiş olsun.
Bu konuda genel içtihat yapamayacakları şeklindedir. Kadim ulemadan itibaren yapabileceklerini söyleyenler de vardır. Son zamanlarda kurslarda disiplin sağlama ve benzeri sebeplerle bu yapabilecekleri yönündeki fetva tercih edilmektedir.
Yasak olan kadının özel günlerinde iken Kur'an-ı Kerim’in kendisini okunmasıdır. Meal veya tefsirin okunmasında bir sakınca yoktur.
Kur'an’ı okumak ve dinlemek aralarında fark bulunsa da aynı şekilde sevaptır. Dinleyerek de mukabele takip edilebilir. Aybaşı durumundaki bir kadının da dinlemesinde hiçbir sakınca yoktur.
Aybaşı günlerinde mü'min kadınlar oruç tutmazlar. Tutamadıkları oruç günü kadar da daha sonra kaza ederler. Bu konumdaki kadınlar veya bir nedenle oruç tutamayanlar mesela hastalar veya yolcular, normal yeme içmelerine devam ederler. Özel bir yemek menüleri yoktur. Şu kadar ki oruç tutanların yanında sofra kurmamaları edep açısından yüksek bir seviye olarak tavsiye edilir.
Allah Teâlâ ibadetinizi kabul buyursun. Bunu asla dert etmeyin. Normal hac yapanla sizin sevap ve bereket olarak hiçbir farkınız yoktur. Genel olarak şöyle bir planı önünüze koyarız: a- Mikâta gelirken veya evinizden yola çıkarken DİĞER HACILAR GİBİ NİYET EDİN. Sadece iki rekât namaz kılmayın. Niyetle beraber hac süreci başlamış olur. b- Mescid-i Haram'a girip tavaf etmeyin. c- Bunun dışında her şeyi yapın. d- Mekke'yi terk edeceğiniz ana kadar temizlenme olmazsa ziyaret tavafını adetli olduğunuz halde yapar ve kurban kesersiniz. e- Medine'de bu durumda iken mescide girmezsin.