İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, deprem zamanında ayrıntılara ve temlik gibi şartlara girmeden büyük afet bölgesine her türlü zekât gönderildi. Belki zengin olanlar bile oradaki zekât bütçesinden verilenlerden istifade ettiler. Buradaki inceliği anlayamadım, temlik şartı kaldırıldı mı ne oldu?

Cevap

Allah Teâlâ tekrarından ve benzerinden muhafaza buyursun. Söz konusu Maraş merkezli deprem, o gün devletin bile yetişemediği olağanüstü şartları ortaya çıkardı. Kim zengin kim fakir belli değil, herkes ölümle burun buruna ağır bir durum yaşandı. Öyle bir ortam için de verilen fetvalarda bir aş pişirilsin ve insanlar açlıktan ölmesin denebilecek ortamdı. Şu anda Allah’a hamd olsun, öyle bir ortam yoktur. İmkânı olanlar bir yere yerleşmiş, lokantada yiyebilir duruma gelmiştir. İmkânı olmayan fakirler de benzer bir zorluğu yaşamaya devam etmektedir. O günkü fetvalar, güne acil fetvalardı. Şu anda zekât, keffaret ve fitre için bildiğimiz ölçülerle hareket edilmelidir. Fakir bulunmalı ve bizzat fakire temlik edilmelidir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bugün yaşanan bu büyük felaket ne bir açlık ne de hastalıkla kıyas edilebilecek oranda değildir. Allah'tan başkasının bilmediği kadar insan ölümle pençeleşmektedir. Adeta afet içinde afet yaşanması söz konusudur. Vakıfların bütün imkânları şöyle dursun, devletin devasa kapasitesi dahi zorlanmaktadır. Bu sebeple kitaplarımızdaki fetvaları böyle olağanüstü durumlar için kullanırken sonuçlarını da takdir etmemiz gerekir. Zekât parası yemeğe dönüştürülemez. Bu kural bir öğrenci yurdu, bir Kur'an kursu için geçerlidir. Fakirlere gıda desteği verirken de geçerlidir. Bugünkü büyük afette (6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi) normalde kullanmayacağımız zayıf fetvalar bile olsa kullanarak ümmetimizin yakın zamanlarda misliyle karşılaşmadığı bu büyük felaketin yaralarını sarmaya çalışacağız. Kaldı ki sözünü ettiğiniz Diyanet, neticede din hususunda yetkili bir mercii temsil etmektedir. Elimizden geldiği kadarıyla dikkat ederek ehliyetli kurumlara öncelikli olarak sadaka, o yeterli olmuyorsa zekâtımızdan hatta gelecek yılın zekâtından vererek kardeşliğimizi ispat edebileceğimiz bir iş yapalım. İHH üzerinden de hayır katkınızı ulaştırabilirsiniz. Allah Teâlâ kabul buyursun, ümmetimizin acılarına afiyetler indirsin. Âmîn.

Hayırlı ve bereketli günler hocam, eşim zekâtını Diyanet üzerinden nakit olarak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ afetlerden bizi muhafaza buyursun. Âmîn. İtimat ettiğiniz bir kurum üzerinden, Bizzat deprem afeti içinde bulunan kardeşlerimize, Battaniye ve benzeri kullanılabilecek ayni eşyayı gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz eşyanın fiyatı kadar da zekât vermiş olursunuz biiznillah. Yalnız böyle afetlerde kalbi bitmişlerin ibadetlerimizi ve merhametimizi sömürmesine fırsat vermemek için tam itimat ettiğiniz kurumlarla gönderin.

Hocam, büyük bir deprem felaketi oldu. Görüntüleri izliyoruz. İnsanlar kar altın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâtın geçerli olması için verilen malın doğrudan fakirin mülkiyetine geçmesi gerekir (temlik şartı). Kardeşiniz şayet fakir ise (yani nisap miktarı mala sahip değilse), zekâtınızı ona vermeniz caizdir. Ancak, dershane ücreti doğrudan kuruma ödendiği için bu ödeme doğrudan bir fakirin mülkiyetine geçmemiş oluyor. Bu durumda iki ihtimal var: Eğer kardeşiniz fakirdi ve dershane ücreti onun adına doğrudan ona verildiyse,yani önce ona verilip sonra o da bu parayla dershaneye kaydolduysa, zekât geçerli olur. Eğer ödeme doğrudan dershaneye yapıldıysa,temlik şartı gerçekleşmediği için zekât geçerli olmaz. Bu durumda zekâtı yeniden bir fakire vermeniz gerekir. Sonuç olarak, ödeme doğrudan kardeşinize verilmediyse, zekât borcunuz hâlâ duruyor.

Hocam altınlarımın zekâtını maddi durumumuzdan dolayı iki yıl boyunca verememişt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanlık olarak büyük bir musibetle karşılaştık. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın. Beterinden muhafaza buyursun. Âmin. Büyük bir afetin içinde bulunuyoruz. Erkeğimizle kadınımızla hepimizin elinden geleni yapması şarttır. Belki ev hanımlarının deprem bölgelerine gitmesinin anlamı yoktur deriz ama sizin gibi devletin yapılmasını talep ettiği cenaze teçhizi gibi önemli bir görevi yerine getirmek için gitmeniz, hususi bir engeliniz yoksa gereklidir. Allah rızası için mümin kardeşlerinize son görevlerinde yardımcı olmak üzere niyet edin ve güvenli bir ekiple yola çıkın. Biiznillah niyetiniz sayesinde ribat benzeri bir görev ifa etmiş olursunuz. Büyük sevaplar kazanacağınızı umarız. Bu durum normal bir durum değildir. Normal olmayan durumlar için de normal zamanların fetvaları ile hareket etmeyebiliriz. Allah Teâlâ kabul buyursun, işinizi kolay kılsın. Âmin.

Hocam ülkemizin ahvalinden sizler de haberdarsınızdır. Ben Diyanet’te görevliyim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşiniz buluğ çağına gelinceye kadar yani on beş yaşını tamamlayıncaya kadar malından zekât vermeniz gerekmez. Hanefi mezhebine göre amel edenler için hüküm böyledir. Şu ana kadar verdikleriniz de diğer mezheplere göre doğru olandı, onda da bir sakınca yoktur, azalma oldu diye kabul etmeyin. Kardeşinizin malını korumanız gerekir. Emanet olarak aldığınızı da kesinlikle yerine koyun. Bu almaları da o mala ait bir deftere kaydedin ki ileride hak ihlaline sebep olmayasınız.

Hocam, rahmetli dedemin bıraktığı bir iş hanının rahmetli babama kalan kısmından
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâtın geçerli olması için fakire verilecek para veya malın ona temlik edilmesi yani onun mülküne geçirilmesi şarttır. Bu da zekâtın fiilen fakire teslimi ile gerçekleşir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/369) Mesela yemek hazırlayıp bunu fakirlerin yiyebileceğini ilan etmekle ya da onlara yedirmekle o yemek temlik edilmiş/verilmiş olmaz. Ancak aynı yemek yapılıp zekât niyeti ile fakire teslim edilirse, temlik gerçekleşmiş yani zekât verilmiş olur. Buna göre, bir kimseye borç verirken zekâta niyet edilmediği, daha sonra da bu parayı zekâta saymaya niyet edildiği zaman, paranın kendisi ortada bulunmadığı için temlik gerçekleşmiş olmayacaktır. Dolayısıyla bir kimseye borç olarak verilmiş olan paranın daha sonra borçluya zekât niyeti ile bağışlanması ile zekât verilmiş olmaz. Dört mezhep âlimleri bu görüştedir. Temlik kavramına daha geniş bir anlam yükleyen bazı âlimler ise fakirin zimmetinde bulunan kira vb. alacağın ona bağışlanmasını da temlik olarak değerlendirmişler ve bunu caiz görmüşlerdir. (Karadâvî, Fıkhu’z-zekât,3/325-326; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 3/1981) Bu son görüşle de amel edilebilir.

Fakir kiracıdan alınacak kira bedeli, alınmayarak zekâta sayılabilir mi?

afet konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu yardım depremzede için gönderildiğine göre depremzedelerin hakkıdır. Onlar izin verirse tüketebilirler.

Hocam ablamın kayınvalidesi ve görümcesi deprem bölgesinden onların yanlarına ge
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın selam ve selameti sizinle olsun kardeşim. Uzaklardan da olsa sizi izliyoruz. Çaresizliğimiz ve sizin acılarınızı gideremiyor oluşumuz bizim de yüzümüzü karartıyor. Rabbim engin sabırlar ve selametler indirsin size. Kaybettiklerinizden daha güzelleri ile karşılaştırsın sizi. Kaybettikleriniz elbette değerli idi ama sizin kalan bir saatiniz sizin için daha değerlidir. Kırk kere düşsek bile kırk birinciye kalkacağız. Ne edelim böyle geldi bu dünya böyle gidecek ama biz direneceğiz. Sayılı günler çabuk geçer. İnşaallah çok geçmez selamete erersiniz. Sizin için hususi dualar ettiğimizi bilmenizi isterim. Üşüyerek, sızlayarak geçirdiğiniz her dakika, izlediğiniz acılar biiznillah sizin için kazanç olacak. Elbette bela istemezdik ama olan olduktan sonra yolumuza devam etmeyi de becermeliyiz. Dünya faniliğini ve sarsıcılığını size gösterdi. Siz de asıl sahibinize koşmaya bakın. Çok geçmiş olsun. Sabrınız kavi olsun. Selametininiz yakın olsun. Âmin. Sizi Allah’a emanet ederim. Sizler için dualar ederim.

Hocam, biz Adıyaman’da yaşıyoruz. Her yer, yerle bir oldu. Evler girilmeyecek du
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Deprem, Allah’ın mülkünde Allah’ın kanunlarına göre ortaya çıkan ve bilimsel olarak izlenebilen bir gerçektir. Şu andaki bilimin onca derin bilimsel noktalar tespit edebiliyor olmasına rağmen zaman ve mekân olarak deprem hakkında bir tespiti ne yazık ki yoktur, olamamaktadır. Dini ve şahsi kimliği ne olursa olsun hiç kimsenin gayba ait bir konuda tahminde bulunup o tahmine bizi inandırması mümkün değildir. Maneviyat adamlarının vazifesi geleceğe dair tahminlerde bulunmak değil insanları geleceğe hazır hale getirmektir. Burada sözünü ettiğiniz tahminlerin hiçbir bilimsel ve dini değeri yoktur. Bir Müslüman olarak zihninizi bu bilgilerle meşgul etmeniz yanlış olur. İşinizle ve ibadetinizle meşgul olun. Bu konuda ne hocalardan ne de gazetecilerden bir şey öğrenmeniz gerekmez. Doktorlardan da öğrenmemiz gerekmez. Bu konuda uzman kim ise onu dinlemeliyiz. Onun uyarılarına kulak asmalıyız. Doğru olan böyledir.

Hocam malumunuz ülkemizin doğusunda büyük bir deprem oldu. Özellikle sosyal medy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O parayı güvenli bir kurumla deprem nedeniyle muhtaç birine ulaştırırlarsa nafile bir umreden daha sevaplı bir iş yapmış olurlar. İnşaallah umre de bir gün nasip olur. Umre nasip olmasa da niyetleri ile ecri nasip olur biiznillah.

Hocam annem ve babam birkaç sene önce hac ibadetini yerine getirmişti. Son beş y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizi yöneten devlet, vatandaşlarının belli bir dönem umreye gitmesinin yerinde olmayacağını, ekonomik olarak zor durumda bulunduğumuzu söylerse o zaman umrenin ertelenmesi şart olur. Allah’a hamd olsun öyle bir durum yoktur. Devlet bu olayın altından biiznillah kalkabilecek durumdadır. Bu nedenle de bir seferberlik hatta ek vergi yükü gibi bir ilan da yapılmadı. Şükürler olsun. Elbette, “gitmeyelim, kardeşlerimize destek olalım” şeklindeki bir düşünce yürekten takdir edilecek bir düşüncedir. Buna itiraz edilemez. Fakat büyük şehirlerde hayat, eğlence, keyif devam ediyorsa sadece umreyi kısmak kabul edilebilir değildir. Öyle veya böyle umre bir ibadet olarak yapıldığında kabul olur biiznillah. Sadece iyi bir umre olur mu olmaz mı onu konuşabiliriz. Allah kabul buyursun. Âmîn.

Hocam biz umreye gitmek için hazırlık yapmıştık, biletlerimizi de aldık. Önümüzd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette bir mü'min olarak, insan olarak kardeşlerimizin başına gelen felaketten sonra üzüleceğiz. Etten kemikten yaratılmış zavallı insanlarız biz. Gerekiyorsa uykumuzdan ve gıdamızdan keseceğiz ve onlar için bir şeyler yapacağız. Fakat ölenle ölmek, boğulanla boğulmak da doğru değildir. Bu hayat devam edecek/etmelidir. Düğün derneğe ara veririz, keyifli oturumlar yapmayız ama hayat devam etmeli. Etmeli ki o kardeşlerimizin acılarına ortak olabilelim, devletin yaraları sarmasına yardım edecek desteklerde bulunalım. Yoksa depremzedelerin sayısı deprem devam etmediği hâlde artmaya devam eder. Bu nedenle şu hususlara dikkat edelim deriz: Deprem uzmanı olmamıza gerek yoktur. Herkesle her an aynı konuları gün boyu konuşup içimizdeki burukluğu derinleştirmemiz yanlıştır. Aynı konuları tekrar tekrar gündem yapmamalıyız. Bu günlerde haber bültenleri biraz da zorunluluktan sadece depremden ve depremzedeleri alakadar eden konulardan oluşuyor. Sürekli haber takip etmek sürekli yarayı kaşımaktır. Bunalan haber izlemeyi azaltmalıdır. Susadıkça tuzlu su içer gibi aynı yaraları gözümüzün içine soka soka anlatan haberleri izlememeliyiz. Şöyle bir soru sorabiliriz: Ben fazla haber izlemesem ne olur? Mesela depremzedelerin mağduriyeti mi artar? Elbette hiçbir fark olmaz. Biz fark etmesek de izlediklerimiz, dinlediklerimiz rüyalarımıza girecek kadar içimize siniyor. Buna bir sınırlama getirmeliyiz. Böyle zamanlarda nafile namaz kılmanın ve sesli Kur'an okumanın çok rahatlatıcı yönü vardır. Denemenizi tavsiye ederim. İşimiz ne ise o işimize yoğunluk getirelim. Mesela iki saat fazla çalışalım. Aile içinde bu gerginliğin birbirimize sataşma nedeni olmaması için bütün bireyler olarak oturup bir “susma, karşı tepki vermeme” sözleşmesi yapalım. Birbirimizi üç ay idare edeceğiz diyelim. Çocuklarımızın yaramazlıklarına biraz daha sabırlı olalım. Duanın rahatlatıcı yönünü asla görmezden gelemeyiz. Dua, acil kurtarıcı yönüyle dilimizde olmalıdır. Ve şu gerçeği artık anlayalım: Dünya budur, böyledir. Hiçbir depreme yakalanmayan da bir gün kendi depremi ile toprağa girecektir, yok bir çaresi. En iyisi ahiretimizi hazırlamak, ahiretimiz için hazırlanmaktır.

Hocam, büyük deprem afetinden sonra ailece uyuyamıyoruz. Aslında biz depreme yak

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.