İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Mahşer günü Allah'ın huzuruna diyelim ki 100 sevap 50 günahla çıktık. Sevaplarımızın çokluğundan dolayı tartımız ağır gelir ve kitabımız sağ elimize mi verilir yoksa önce o 50 puanlık günahların cezasını çekmek için sol elimize mi verilir?

Cevap

Selamünaleyküm. Ahiretteki durum şudur: İmanla gidenler ve gitmeyenler diye iki grup olunacak. İmanla gidenler de günahı az olanlar ve çok olanlar diye ikiye ayrılacaklar. Günahı sevabından çok olanlar günahlarının karşılığı olarak cehenneme girecekler. Sevabı çok olanlar da cennete girecekler. Kâfirle yani imansız olarak ahirete gidenler hariç herkes için en temel umut ise ALLAH'IN RAHMETİDİR. O rahmet, nasıl gerçekleşir, kime gerçekleşir onu bilemeyiz. Umut o rahmettir. Onu temenni eder, onun için gayret ederiz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ahirete ait işleri akıbetimizi merak ettiğimiz için öğreniriz, bir film izler gibi öğrenmeyi ise yanlış buluruz. Bunu böyle bilelim. Soruya gelince: İnsanlar önce iman açısından ayrılacaklar. Mü'minler ve mü'min olmayanlar olacak. Mü'min olmayanlar cehennemde ebedi kalacaklar. Mü'min olanların da hesabı görülecek. Bu hesap, her insanın iyi/kötü amellerinin tartılması demektir. İyiliği çok gelenler cennete girecek. Kötülüğü çok gelenler ise Allah’ın affını bekleyecekler. Affedilen cennete girecek, affedilmeyen de cehenneme girip takdir buyurulan kadar cezasını çekecek. Büyük günahlardan kulun tevbe etmiş olarak ahirete gelmesi gerekir. Tevbe etmeden gelenin durumu ise o büyük rahmet ve mağfiret umuduna kalmıştır artık. Hangi günahın ne kadar sevaba denk geleceğini bilemeyeceğimiz için sizin sorunuza net bir rakamlı cevap veremeyiz. Allah Teâlâ o gün yardımcımız olsun.

Hocam sevaplarımız ağır bassa bile yaptığımız günahları çekecek miyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu ayette anlaşılamayacak bir durum yoktur. Önceki ayetlerle (99’dan itibaren) beraber okuduğunuzda anlam daha kolay ortaya çıkar. İkinci bir husus da şudur: Orada bir tartıdan söz edilmektedir. Bu tartının malzemesi sadece namaz ve diğer hasenat ya da sadece mesela alkol gibi bir haram değildir ki! Tartılırken hasenat arasında iman da bir yer alacak, küfür de bir yer alacak. Böylece terazisinde iman bulunmayan batmış olacak. Meseleye böyle bakınız. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin, imanımızı muhafaza buyursun. Dualarınızı bekleriz.

Birçok mealde Mü’minun suresi 103. ayette günah ve sevaplar tartılacak ve günahl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an'ın tek bir ayetini alarak ondan kati hükümler çıkarmanın doğru olmadığını anlayabileceğimiz bir örnek karşısındayız. Ayetlerin, diğer ayetlerle nasıl kesiştiğini, ayetler arasındaki bağlantıları bilmeden hüküm çıkarmak yanlıştır. Ehli Sünnet'in ittifak ettiği en temel ilkelerden biri şudur: Kâfirler ebediyen cehennemde kalacaklardır. Mü'minler de ebediyen cennette kalacaklardır. Mü'minler, günahları mağfiret görmezse geçici bir süre cehenneme gireceklerdir. Sonra da cennete gireceklerdir. Kâfirler, ayrıntılı bir hesap görmeyeceklerdir. Ama neden iman etmediği sorgulanıp, küfrünün cezası olan cehenneme sevk edileceklerdir. Allah'a emanet olunuz.

"Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu ayette anlaşılamayacak bir durum yoktur. Önceki ayetlerle (99’dan itibaren) beraber okuduğunuzda anlam daha kolay ortaya çıkar. İkinci bir husus da şudur: Orada bir tartıdan söz edilmektedir. Bu tartının malzemesi sadece namaz ve diğer hasenat ya da sadece mesela alkol gibi bir haram değildir ki! Tartılırken hasenat arasında iman da bir yer alacak, küfür de bir yer alacak. Böylece terazisinde iman bulunmayan batmış olacak. Meseleye böyle bakınız. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin, imanımızı muhafaza buyursun. Dualarınızı bekleriz.

Birçok mealde Mü’minun suresi 103. ayette günah ve sevaplar tartılacak ve günahl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.

Hocam ben, kul hakkına girdiğim zaman tevbe eder ve helalleşirim. Ancak, gaflet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, o âleme ait bilgiler vahyin bildirdiği ile sınırlıdır. Tahmin ile veya benzeri bir yöntemle bilgi oluşturmamız mümkün değildir. Bu sorunuzun muhtevası da buna dâhildir. Sorunuza cevap olarak sadece şu ayrıntıyı zikredebilirim: Kabirdeki bilgiler ruhumuzla bağlantılı iken mahşerdeki durum ruh ve bedenimizin bir arada olduğu yani bugünkü halimizle karşılaşacağımız bir durumdur. Allah bugün de o gün de yardımcımız olsun.

Hocam öldüğümüz zaman kabre girdiğimizde ve sorgudan geçtikten sonra eğer iyi ve

ahiret konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ahirette hangi mezhepten olduğumuz üzerinden hesap sorulmayacaktır. İmanın ve İslam’ın şartları üzerinden hesaba tabi olacağız.

Ahirette mezheple ilgili sorgulamaya tabi olacak mıyız?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir gelecek endişesi taşıyorsunuz. Bu endişeniz iman esasları açısından bir sorun oluşturmuyor mu? Öte yandan arkadaşınızın ahiret inancını merak ediyorsunuz ama bu konuda topluca hepimizin bir imanımız ne durumda muhasebesi yapmamız gerektiği kanaati oluşuyor. Dünyada tevekkül, ahirette kurtuluş çizgisini iyi dengelemek şart olmaktadır. Allah yardımcımız olsun.

İnsan, bir ahiret hayatının olduğuna, öyle olmasını istediği için mi inanır? Yan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kabir, fani insanın dünya ile ahiret arasındaki tampon noktasıdır. Cesetlerimizin kıyamet vaktine kadar emanet edildiği yer orasıdır. Şöyle de diyebiliriz: Kabir, ahiretin ilk durağıdır. Ölen her insanın kıyamet vaktine kadar bekleyeceği yer olan kabir aynı zamanda ahirette insanı bekleyen iyi/kötü akıbetin de bir benzeri ile karşılaşılacak olan yerdir. Akıbet olarak cennete gidecek olanlar kabri, bir çeşit cennet bahçesi gibi bulacaktır. Akıbet olarak cehenneme gidecek olanlar da kabri bir çeşit cehennem olarak bulacaklardır. Elbette kabir cennet veya cehennem değildir ama kabirde nimet veya azap vardır. Bize ulaşan pek çok hadiste kabirle alakalı olarak nimet veya azaptan söz edilmektedir. Kur'an ayetleri arasında da kabir azabına işaretler vardır. Bu nedenle mü'min olarak kabir hayatının azap/nimet açısından bir tür karşılık yeri olacağına iman ederiz. Ehlisünnet inancında genel anlayış böyledir. Yalnız şunu vurgulamamız gerekmektedir: Kabirdeki durum tamamen gayb alemine dair bir durumdur. Orada ne olup bittiğini, ne olabileceğini ancak vahiy yoluyla bize bildirilenler kadar bilebiliriz. Tahminler ya da rüya gibi yöntemlerle kabir hakkında bilgi sahibi olmamız mümkün değildir. Hadislerde zikredilen kadarı ile yetinmemiz ve konuyu derinleştirmememiz gerekmektedir. Kabirle alakalı itikamızın özeti şöyledir: a- Kabir, insanın ahirete açılan yolculuğunun ilk durağıdır. Bu ilk durak ahiretteki akıbetin özetinin görüleceği yerdir. b- Kabirde azap veya nimet vardır. Bu hakikat hadislerle sabittir. c- Kabirde sorgu sual vardır. Dünyadaki iman durumuna göre orada cevap verme ya da verememe olacaktır. d- Kabir alemi insanın meçhulü olan bir alemdir. Vahyin dışında kabirle alakalı kati bilgimiz olamaz. İnsan meçhul gördüğü her şeyde olduğu gibi kabirde de bilgi sahibi olmak istemiştir. Bu insan ilgisinin abartılması veya fiziksel bir araştırma gibi görülmesi yanlıştır. Bize ulaşan ayetler/hadisler bilgimizin sınırını göstermektedir. Onunla yetinmesini bilmeye mecburuz. e- Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin hadislerinde kabir azabından Allah'a sığınmayı ihtiva eden dualar vardır. O duaları virt edinmek gerekir.

Hocam, öldüğümüzde ne olacak? Kabir hayatı hakkında ayet veya hadis var mı, bira
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hayır, İnsanın dünyadaki hiçbir görüntüsü ahiretteki akıbetini göstermez.

Selamünaleyküm hocam. Ölen bir kişinin cesedini kurtların yemesi veya cesedin ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen önce cennete girmeye bak!

Cenab-ı Hak ahirette yüzümüze bakacak mı, bakarsa yüzümüzün soluna mı sağına mı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah o gün yardımcımız olsun; karşılaşalım veya karşılaşmayalım, durum ağırdır. O kişiyle karşılaşsan o ağır, onu yaratan ile karşılaşsan o daha ağır. Kul hakkını düzeltip ahirete gitmekten başka çaremiz yoktur.Evet, orada da helalleşmek mümkündür ama bu bizim ibadetlerimizden öbürüne verilmek yoluyla olacaktır. Allah Teâlâ bir yolla onu râzı edebilir ama böyle bir garanti yoktur, umuttur o sadece. Karşımızdakinin zararı telafi edilebiliyorsa açıklamaya gerek olmayabilir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bu dünyada helal edilmemiş bir kul hakkı için öbür tarafta o kişiyle hesap

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.