Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben Rasulallah sallallahu aleyhi ve sellemin bir hadisini okudum, “Her cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah’a arz olunur. Fakat akrabasıyla alâkasını kesen kimsenin amelleri kabul edilmez”. Ben çocukken babam teyzemin kızı ile ilişki yaşamış daha sonra bu hatadan dönmüş. Ailem artık teyzem ve çocukları ile görüşmüyor. Ben teyzemi arıyorum ama kızı ile görüşmüyoruz. Ben bundan sorumlu muyum? Kuzenlerle de bu bağı kurma görevimiz var mı? Ben evliyim ve diğer akrabalarımla farklı şehirlerde yaşıyoruz görüşmemiz mümkün olmuyor. Hala, dayı, amca, teyze olanları arıyor, hallerini soruyorum. Çocuklarına karşı da bunu yapmalı mıyım? Eşim erkek kuzenlerimi aramama müsaade etmiyor ki bazıları alkol alıyorlar bazılarını hayatımda bir kaç defa gördüm. Bende onları aramak istemiyorum. Ne yapmalıyım yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne babanız, dini bir hassasiyetten ötürü dargın bulunuyorlarsa bu sizin de dargın olmanızı gerektirir. Beşeri bir gerekçe ile dargınlıkları var ve bunu size de emrediyorlarsa siz Allah'ın emri ve anne baba emri ile kesişeceksiniz demektir. Allah sılayırahimi, onlar ise sılayırahimi kesmeyi emretmektedir. Elbette Allah ne emretti ise onu yapmanız gerekir. Bu arada anne babanızı da üzmeme yöntemi geliştirebilirsiniz. Mesela akrabalarla selamlaşma ve farz ilişki düzeyinde kalırsınız. Anne babanızın gözü önünde yapmazsınız. Böylece fitneyi körüklememiş olursunuz. Şunu da unutmayın: Amca akrabadır. Kuzen de akrabadır. Amca yüzde yüz akrabadır, kuzen ise yüzde elli bile mesela değildir. Buna göre bir değerlendirme yapın. Akraba diyerek hepsini aynı kefeye koymayın.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Evet, böyle bir sıkıntı vardır. Bu sıkıntı bu zamanın en önemli meseleleri arasındadır. Ne yazık ki, din hakkında iyi durumda olduklarını zannedenler arasında bile bu gevşeklik izlenebilmektedir. Size tavsiyemiz şudur: a-Bu meseleyi sizin cihadınızın bir parçası olarak görün. Bunu başarmanızın sizin için takvaya yaklaşmak olacağını bilin. b-İkinci olarak da kaldıramayacağınız tavırlar ve sözlere girme yerine adım adım iş bitirin. Mesela telefonları yok sayma yerine selam ve gerekli sözlerle yetinen bir dönem yaşayın. Bir araya gelindiğinde hoş geldin diyen ama boş sözler olunca kalkan bir tavır gösterin. Böylece daha kolay geçiş yapacaksınız, zamanla da ikinci ve üçüncü merhaleleri kolaylıkla devreye sokacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Kuzenlerinle savaşman gerekmez. Evlenmenle beraber adım adım mesafe koyarsın. Bir zaman sonra onlar yeni durumu kabullenmeye mecbur olurlar. Bir de onlarla bulunmak zorunda kaldığın zamanlarda dini meseleleri gündeme getir. Hem tebliğ yapmış olursun hem de saha karşı seviye belirlemiş olurlar. Allah'a emanet olasın.
Amca ve teyzenin çocukları namahremdir. Kuzen olduktan sonra bunun amcanın oğlu ya da teyzenin oğlu olması değişmez. Burada asıl mesele, birinci derece olan amca, teyze, hala, dayının mahrem bunların çocukları yani ikinci derece akraba olanların namahrem olmasıdır. Bahsettiğiniz kuzenlerinize karşı onlar buluğ çağına erdikleri andan itibaren dış kıyafet şartlarını taşıyan kıyafetle yanlarında bulunmalı, mahremiyete azami derecede dikkat etmelisiniz. Henüz baliğ olmadılarsa da yavaş yavaş bu sürece hazırlamalısınız. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Her iki durumda da siz önce kendi imanınızı ve kimliğinizi korumalısınız. Aile içinde de tamamen itilip dışlanmayacak bir taktik güdeceksiniz. Yüzünüzü örtmeyi erteleyebilirsiniz. Açık haramlara karşı da tavrınızı nazikliği elden bırakmayacak şekilde ortaya koyabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Sılayırahim; - Akrabalık bağını korumak, - Muhabbeti artırmak, - İhtiyaç varsa onu gidermek içindir. Bu belirtilenler nasıl oluşuyorsa istenen de odur. Yılda bir kere ile oluşuyorsa bir keredir. İki kere ile ise iki keredir. Telefonla oluşuyorsa o yeterlidir. Şüphesiz bu da herkesin gücü ile sınırlıdır. Mesela bir halaya yılda üç kere gitmeye gücü yetmiyor olabilir bir insanın, o da gücü kadarını yapar. Nasıl olsa Allah Teâlâ kimin neye ne kadar gücü yettiğini bilir.
Selamı kesme, Acil vakalarda seyirci kalma, Oturup kalkmayı sıklaştırma, mesafeli ve seviyeli ilişki içinde ol, Şahsiyetini de yıpratma. Böylece seviyeni de korumuş olursun, onların hak ettiğini de vermiş olursun. Rabbinin rızasını da kaybetmezsin.
Sılayırahimin belli bir sayısı ve şekli yoktur. Buna sayı olarak bakmayınız. Aradaki muhabbetin, ve birbirinizden elde edilecek akrabalık bağının sürmesi açısından bakın. Bir kere de yetebilir beş kere de gerekebilir. Sayı olarak değil de gereklilik olarak bakınız.
Bu dünyada en zor imtihanlarımızdan biri, yakınlarımızın ve sevdiklerimizin bizi üzmesidir. Şeytan açısından da en önemli fitnelerden biri bu fitnedir. Buna rağmen biz imtihan için bulunduğumuz bu dünyada bu tür konulara takılıp kalamayız. Girip çıkmak fitneyi artırıyor veya bir günaha girmemize sebep oluyorsa mesafe koyar, seviye getirebiliriz. Tamamen terk etmek doğru değildir.
Bir kız çocuğu babasına Allah tarafından verilmiş bir emanettir. Babanın akraba veya başka bir kural üzerinde diretmesi hakkı değildir. Ahlâklı, dindar ve denk biri istediğinde kızı da istiyorsa onaylamak zorundadır. Vermemesi durumunda vebale girer.
Eşinizin helal yolla kazandığı para ile ev geçindirmenizde bir sakınca olmaz. Eşiniz size itiraz ederse o zaman bunları düşünürsünüz. Yeni bir iş ayarlamadan da eski işinizi bozmayın.