Fetva Meclisi
Soru
Fetva meclisinde tuzla yemeğe başlamanın kaynaklarımızda bulunmadığını yazmışsınız. Peygamberimiz akrep sokmasına karşı tuz ile tedavi olmuş, hadis varmış. Buna ne diyebiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Temel kaynaklarımızda böyle bir emir yoktur.
Ben şahsen modern tıbbın dışındaki yöntemleri referans olarak kabul etmiyorum. İnsanların zafiyetlerini sömürmek olarak karşımızda duran bu uygulamalardan uzak kalınması gerektiği kanaatindeyim. Ticarete insan ve din kurban edilebiliyor, önümüze çıkan manzaranın özeti budur.
Yemeğe Allah’ın adını anarak başlamak en temel İslamî kurallardandır. Buna ‘Besmele ile başlamak’ diyoruz. Yemeğin bir başka kuralı da sağ elle ağza lokma koymaktır. Sağ elle yemek, besmele ile başlamak ve önünden yemek sünnettir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, besmelesiz yenen bir yemeğe şeytanın ortak olacağı şeklinde bizi uyarmıştır. Bu bilgi doğrudur. Bunun ne anlama geldiğini irdelememizin yararı yoktur. Şeytanın yemeğimize ortak olması, bereketimizin kaçması veya fiilen onun bizimle yemesi gibi bir sonuçtan hangisiolursa olsun, sevgili peygamberimizin bize verdiği haberden anlamamız gereken şudur: Besmelesiz bir yemekte şeytanın müdahalesi vardır. Şeytanın müdahale ettiği bir şeyde zarar vardır. Şeytanın en eski ve en etkili düşmanımız olarak bizim aleyhimize olacak işler yaptığını hepimiz biliriz. Bildiğimiz halde ihmal ettiğimiz şey ise, onun kanımızda dolaşabilecek yeteneklere sahip olduğu gerçeğidir. Mesela, şeytanın yemeğimize müdahalesini, soframıza oturup, kaşığımızı kaçırması olarak anlarsak hata ederiz. En iyisi, nebevi tavsiyeye uyup, beladan emin olmaktır.
Ortada bir gerçek vardır, o gerçek de şudur: Bugünkü mikrobik ortam bin dört yüz yıl önce bu kadar değildir. Şimdi neredeyse her şey mikrop oldu. Bu nedenle bugüne mahsus tıbbi tedbirleri göz ardı edemeyiz. Tıbbın sağlık için önerdiklerini almak zorundayız. Bir tabaktan yemeyi ölümcül görme düzeyinde abartmanın yanlış olacağını da söyleriz, ayrı ayrı yemenin daha sağlıklı olacağını da. İtidali bulmamız mümkündür. O zamanın insanları dişlerini misvakla temizleyebiliyorlardı. Bizim dişlerimizi fırça ve macun bile temizleyemiyor. Ortada bir hayat farkı var ne yazık ki. Başımıza bela olmuş nimetler içinde yüzüyoruz adeta. Bu meseleyi iki tarafın da abarttığını zannediyorum; hadis inkâr etmek/böyle bir ithama sebep olmak gibi riskli bir uç noktaya çekmemelisiniz konuyu.
Evet, böyle bir rivayet kitaplarda vardır ama fukahanın itibar ettiği bir rivayet değildir. Cuma günü cuma namazı için hazırlanılmasını tavsiye eden hadislerin yoğunluğunu dikkate alarak cuma günü temizliği sünnet olarak ölçü almışlardır. Bu hadis çok zayıf bir hadistir.
Tasadduk ederek o vebalden kurtulmak olmaz. İstiğfar edin ve girip çıkmaya mesafe koyun.
akrep konusundaki diğer fetvalar
Âlimlerimiz, yeterli tedbir alınarak zehirli ve zararlı hayvanlardan bilimsel maksatlarla istifade edilmesini caiz görmüşlerdir. Zehir elde edilmesi ve ilaç yapımında kullanılması caiz olduğu için bunun ticaretinin yapılması da caizdir. Şu kadar ki böyle tehlikeli bir işi bilimsel olarak yapmalı ve meri yasalara uyulmalıdır.
Yılanın zevk için beslenmesi caiz değildir. Tıbben kullanılacak bir ürün elde etmek gibi bir maksatla beslenebilir. Zehir elde etmek ve onu tıpta ilaç yapımında kullanmak makul bir nedendir. Bu nedenle ticareti yapılabilir. Başkalarının uygun olmayacak bir maksatla onu kullanabileceği ihtimali ise herhangi bir ilaç için de geçerlidir. Böyle bir ihtimal sizin ticaretinizi sakıncalı yapmaz. Sizin bu hususta devletin koyduğu kurallara uymanız ve suistimale izin vermemeniz yeterlidir.