Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam ben aracımı bir internet sitesi üzerinden satmak istiyorum, değeri ortalama 30.000 TL gibi görünüyor. Ancak illa ki pazarlık yapılıyor. Ben sitede 31.000 TL’ye satışa çıkarsam zaten pazarlıkla 30.000 TL civarı satarım diye düşünüyorum. Bu alışverişte alıcıyı aldatmış olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Devletin fiyat sınırlaması yapmadığı malların ticaretinde satıcının fiyat belirlemesinde tahdit yoktur, dilediği fiyatı yalan ve hile yapmamak kaydıyla koyabilir.
Selamünaleyküm. Alacağınız para borç olarak alınacaksa ve siz fark ödemeyecekseniz alışverişiniz caiz olur.
Selamünaleyküm. Kaparo almak caizdir. Vazgeçenin verdiğinin yanması da buna göre caiz olmaktadır. Alınanın geri verilmesi ise bir fazilet durumudur.
Size bunun aynısının yapıldığını düşünün; siz de göreceksiniz ki mü'mince bir iş değildir bu. Ortada açık bir haram yoksa da berrak bir helal de yoktur.
Selamünaleyküm. Verilen bilgi, müşteri için yeterli oluyorsa ve iadede sıkıntı yoksa alışveriş olarak da sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Aradaki bin lira taksitle almaktan ötürü konan farktır. Bu faiz değildir. Ancak bu işlem bir banka aracılığı ile olursa hüküm değişir.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bu bir ticari değerlendirme konusudur. Taksitli satıştan kaynaklanan ve faiz olmayan vade farkının belli bir oranı yoktur.
Selamünaleyküm. Kadının çarşı-pazar ticareti yapması dinimizin yasakları arasında değildir. Kadının, kendisini salması, ticareti rahatlama aracı olarak görmesi tehlikeye davetiye çıkardığı için sakıncadan söz edilmektedir. Bu da kadının imanı ile ilgili bir meseledir.
Mahremiyet ilkelerine dikkat ederseniz ve el teması, göz aşırılığı gibi hatalar işlemezseniz beraber olmanızda sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Peşin işe şu kadar taksitle olunca şu kadar demenizde bir sakınca yoktur.
Öyle bir sakınca yoktur. Sadece cuma namazı vaktinde ticaret caiz değildir.
Muharrem ayının onuncu günü, ev halkına genişlik getirmeyi teşvik eden bir hadis vardır. Bu hadis de farklı rivayetlerle gelmiştir. Hiçbir rivayeti sahih değildir. Sahih olmaması da bu hadisten yola çıkarak, ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bize böyle bir emri vardır’ dememizi engellemektedir. Bu, olsa olsa bir fazilet konusu olabilir. Kapitalizmin iliklerimize kadar bize işlediği bir zamanda, ‘daha fazla harcama’ anlamına gelebilecek bir uygulamayı öne alamayız. Ortada ne fakirlik vardır ne de ‘zavallı çocuklarımız yılda bir kere çikolata görsünler’ diyecek bir durum vardır. Hâlimiz ortadadır. Maksadımız sevap kazanmak, Sünnet’e ittiba etmek ise yol bellidir: Bu mübarek aydaki iki günlük muhteşem sevaplarla dolu orucu ihya etmek yeterlidir. Nefislerimizi de tatmin ederek ya da nefislerimizin hoşuna giden işlerden ek sevaplar üreterek kendimizi avutmayalım.