Fetva Meclisi
Soru
"Allah huzurunda görmek istediği kullarına namaz kılmayı nasip eder. Namaz kılmayan kulu, huzurunda görmek istemediği için namaz kılmıyordur." gibi bir söylemde bulundu bir hoca tanıdığımız. Ben her ramazan namaz kılarken bu ramazan kılmadım, Allah istemediği için diyorlar. Bu ne kadar doğru?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namaz hususu, taviz veremeyeceğimiz bir husustur. Muhakkak diretin ama nefret noktasına getirmeyin. Bu da şu demektir: Ara sıra gevşetiyor gibi olun sonra da ısrar edin. Allah yardımcınız olsun.
Evet, bu hususta farklı rivayetler vardır. Ama dediğiniz gibi o nedenle namazın olmayacağı şeklinde bir söz asla doğru değildir.
Selamünaleyküm. Namazı inkâr edenin kâfir olduğunda bir şüphe yoktur. Tembellik veya benzer bir nedenle kılmayan ise kâfir olarak görülmemiştir. Cumhurun görüşü budur, uygulama da böyledir. Hadislerde geçen ifade ise 'kâfir gibi iş yapmaktadır' şeklinde anlaşılmıştır, anlaşılmalıdır da.
İçinizden gelse de gelmese de namaz kılmaya çalışacaksınız. Bazılarının ne dediği önemli mi? Allah diyeceğini demiştir. Kendinizi zorlayın. Bir süre sonra şeytanı yendiğinizi göreceksiniz. Bir süre için sünnetleri terk edebilirsiniz. Ama asla, hiç kılamam yönünü tercih etmeyin.
Anlamlı bir söz değil bu söz. Kaynaklarımızda da rastlaşmış değilim.
Bir insanın namaz kılmıyor olması onun gıybetini yapmamızı normalleştirmez.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Karın üzerine veya yüzüstü yatmanın doğru olmadığı konusunda hadisler vardır. Bu hadislere dayanarak da ulemamız yüzüstü yatmanın mekruh olacağını söylemişlerdir. Böyle bilinip tatbik edilmesi evla olandır. Ancak bu konudaki hadisler net ve sahih hadisler değildir. Bu sebeple yüzüstü yatmayı haram gibi görmek yerine evla olmayan bir iş olarak görmek de mümkündür. Bildiğimiz kadarı ile tıbben de tavsiye edilmeyen bir tarzdır.
Gece uykusu dışındaki uykularla ilgili hadisleri şöyle özetleyebiliriz: Sabah namazını kıldıktan sonra biraz daha uyumanın sakıncalı olduğunu bildiren sahih bir hadis yoktur. Selefimizin büyükleri o saat bereket açısından rızık temini için daha hayırlı olduğundan dolayı uyumayı uygun bulmamışlardır. Buna göre de o saatte uyumamayı bir fazilet olarak görebiliriz ama dinen yasak gibi görmemiz isabetli olmaz. Kişiye ve zamana göre değişebilir bir durumdur. Bunun gibi bir yasak ihtimali de ikindiden sonra uyumakla ilgilidir. Bu konuda da sahih bir hadis yoktur. Yatsı namazından önce uyumayı kerih gören/gösteren hadisler vardır. Bunları da âlimler yatsı namazını kaçırmaya sebep olur diye kerih görülmüştür şeklinde yorumlamışlardır. Yatsı namazını kaçırmak gibi bir riske neden olmayacaksa yine kerahet olmaz.
Yarın da maazallah, Kur'an’a inanmadığını söyleyen ama adı Müslüman olanlar ile karşılaşacaksınız. Bu bir iman imtihanıdır. Her türlü saldırıya her cepheden hazır olmamız gerekiyor. Evet, öyle bir fitne var. Biz de bu zamanın mü'minleri olarak o fitnelere rağmen imanımızı korumak durumundayız. Size tavsiyemiz şudur: O tür kaymışlarla muhatap olmayın. Onları ikna etmeye çalışmayın. Ona bir faydanız olmaz ama siz bozulabilirsiniz. O da bir zamanlar sizin gibi inanıyordu, birisinin bir cümlesini merak ettiği için o duruma geldi. İmanımız halatlarla limana bağlı bir gemi gibi değildir. İmanımızı tehlikeye atamayız. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
İsabetli olan yüzmeyi öğrenmenin ve yüzmenin mubah olmasıdır. Sünnet olması bir nevi emir olduğu için elimizde bunu emreden sahih bir nas olması gerekir, o da yoktur. Fakat zayıf olsa da yüzmeyi tavsiye eden hadis vardır. Haramlardan bir harama yol açmadığı sürece yüzme öğrenmek faziletli bir iş olabilir.
Bizim dilimizde kertenkele olarak bilinen bir hayvandır. Tam bir araştırma yapmış değilim ama pek çok çeşidi vardır. Peygamber aleyhisselam efendimizin zamanında Mekke’de bulunmuyordu. Yemen tarafında yarı sürüngen bir hayvan olarak biliniyordu. Bir kiloyu geçmeyen ağırlıkta ve kendine küçük yuvacıklar açan bir hayvandır. Dağlarda yaşadığı zannediliyor. Açtığı yuvayı sağa sola açılan koridorlarla oluşturduğu için ve farklı bir yuvalanma mantığı olduğundan aleyhisselam efendimiz “onun yuvasına girseler bile” diye bir ifade kullanmıştır. Esasen küçük bir hayvan olduğu için onun yuvasına insan giremez ama “o bile olsa” o kadar onları taklit etmeye çalışacaksınız demek olur.
Kadının boyunu daha büyük gösterecek şekilde yukarı doğru yapılan topuz hadislerle yasaklanmıştır ama bu yasak namazla alakalı değildir. Topuzla kılınan namazın sahih olmayacağını duymadım, bilmiyorum.