Fetva Meclisi
Soru
Hocam sabah namazından sonra uyumanın günah olduğu söyleniyor, doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Şunu öncelikle bilmekte yarar vardır: Yatsıdan sonra uyumanın dışında uykunun sağlığa zarar vermediği tek vakit, öğle ikindi arasındaki kaylule vaktidir. Bunun dışında akşamdan önce veya yatsıdan önce uyumanın sakıncası vardır. İkindiden sonraki uyumanın keraheti de akşam namazınını vaktinin kısa olması nedeniyle namazı geciktirmeye sebep olacağı endişesindendir. İlke olarak yatsı namazını kılıp yatmaya, sabah namazına kalktıktan sonra da uyumamaya alışalım. Allah'tan yardımını dileriz.
Aleykümselam. Sabah namazından sonra tekrar yatmak günah değildir.
Takvimlerdeki İMSAK saati yatsı namazının vaktinin bitiş saatidir. Hadisi şeriflerde teşvik edilen nafile ibadetlerin bitiş saati de o saattir. İmsakten sonra ise sadece sabah namazının sünneti eda edilebilir. Ama siz günah bir iş yapmadınız. Efdal olanı yapmamış oldunuz. Nafilenizi imsak vaktine kadar kılın. Sonra da zikir yapın ve Kur'an okuyun. Sabah namazına camiye gidin. Mümkünse orada işrak vaktini bekleyin. En güzelini, en mübareğini yapmış olursunuz. Teheccüt namazını ise en güzeli uyuyup kalktıktan sonra kılmaktır. Yatsıdan sonra bekleyerek kılmak doğru değildir. Çünkü o ibadetin fazileti, uykuyu bölebilmekten kaynaklanmaktadır. Rabbim hepimizi kulluğuna muvaffak kılsın.
İdeal olan yatsı namazı ile sabah namazı arasını uykuya ayırmaktır. Sağlık açısından da gerekli olan budur. Bunun aksine bir program, ibadetleri aksatmadığı ve sağlık açısından sorun oluşturmadığı sürece haram olmaz. Haram olmayan bir şeyden ötürü de sözünü ettiğiniz tehlike oluşmaz. Yalnız şunu bilmek gerekir ki, uykudaki bozuk uygulamalar er geç sağlık açısından bedel olarak ödenir.
Sabah namazına kalkmak veya kalkamamak, güne hayırlı veya hayırsız başlamak demektir. Bunu siz farz olan bölüm olarak anlayabilirsiniz. Sabah namazından sonraki vakti de en az işrak zamanına kadar zikir ile geçirmek önemli bir Sünnet'tir. Yalnız sabah namazı düzeyinde değildir. Herhangi bir işi sabah namazından sonraki vakitte görmek ise bir nevi farzdan sonra gelen önemli nafilelerden biri olarak bilinmelidir. Terk edilmesi bir bereket eksikliği nedeni olarak görülebilir ama haram olma durumu yoktur. Mü'min insan becerebildiği kadar bu inceliklere riayet etmeye çalışmalıdır.
1- Uyku, Rabbimizin bize lütfettiği en büyük nimetlerinden biridir. Hatta yeme içme nimetlerinden daha önemli olduğu söylenebilecek durumlar bile vardır. Bütün nimetler gibi uyku da nimet olduğu için, imtihan konusudur. Nasıl ekmeğe karşı nimet olduğu için titiz davranıyoruz, aynı titizliği uykuya da göstermemiz gerekir. Ekmeği nankörlüğümüzden ötürü, azap sebebi yapmamaya çalıştığımız gibi uykuyu da özenle kullandığımız bir nimet haline getirmeliyiz. Vaktinde ve düzenli uyku uyumak gerekir. Normal şartlarda yedi saat uyku idealdir. Aynı saatte başlayıp aynı saatte bitirilen yedi saatlik uyku dinlendirir, enerji verir. Farklı zamanlarda, istikrarsız bir uyku baş ağrısı nedenidir. Havalandırılmış odalarda uyunmalıdır. Uykudan en az üç saat önce yemekle ilişki tamamen kesilmelidir. Akşam yemekleri asla ağır yemekler olmamalıdır. Ramazan ayında iftar da buna dâhildir. 2- Bu ölçülerle sürdürülen uyku namaza engel olmaz. Allah’ın izniyle iki aylık bir istikrarla insan saat kurmadan bile namaza kalkabilir. Genelde gecenin ileri saatlerine kadar beklendiği ve akşamları ağır yiyecekler yendiği için uyunan uyku, uyku işlevi görmemekte ve sabah namazına kalkmak, kalkınca şuurunu toplamak zor olmaktadır. Kısacası, namaza kalkmayı becermek elimizdedir. 3- Namaz kaçırmak insanın başına gelebilecek bir kaza türüdür. On yılda bir meydana gelebilir. Süreklileşmesi çok kötü bir durum. İstiğfar etmek gerekir. Kalktığınızda kerahet vakti geçmişse hemen kaza etmeniz yine de güzel. Lakin sürekli olması tehlikelidir.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Karın üzerine veya yüzüstü yatmanın doğru olmadığı konusunda hadisler vardır. Bu hadislere dayanarak da ulemamız yüzüstü yatmanın mekruh olacağını söylemişlerdir. Böyle bilinip tatbik edilmesi evla olandır. Ancak bu konudaki hadisler net ve sahih hadisler değildir. Bu sebeple yüzüstü yatmayı haram gibi görmek yerine evla olmayan bir iş olarak görmek de mümkündür. Bildiğimiz kadarı ile tıbben de tavsiye edilmeyen bir tarzdır.
İsabetli olan yüzmeyi öğrenmenin ve yüzmenin mubah olmasıdır. Sünnet olması bir nevi emir olduğu için elimizde bunu emreden sahih bir nas olması gerekir, o da yoktur. Fakat zayıf olsa da yüzmeyi tavsiye eden hadis vardır. Haramlardan bir harama yol açmadığı sürece yüzme öğrenmek faziletli bir iş olabilir.
Mü'min insan “namaz kılmıyorum” demez/diyemez. Böyle bir söz zehir gibi sözdür. Naklettiğiniz söz de âyet hadis değildir ama içeriği doğru bir sözdür.
Yarın da maazallah, Kur'an’a inanmadığını söyleyen ama adı Müslüman olanlar ile karşılaşacaksınız. Bu bir iman imtihanıdır. Her türlü saldırıya her cepheden hazır olmamız gerekiyor. Evet, öyle bir fitne var. Biz de bu zamanın mü'minleri olarak o fitnelere rağmen imanımızı korumak durumundayız. Size tavsiyemiz şudur: O tür kaymışlarla muhatap olmayın. Onları ikna etmeye çalışmayın. Ona bir faydanız olmaz ama siz bozulabilirsiniz. O da bir zamanlar sizin gibi inanıyordu, birisinin bir cümlesini merak ettiği için o duruma geldi. İmanımız halatlarla limana bağlı bir gemi gibi değildir. İmanımızı tehlikeye atamayız. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Kadının boyunu daha büyük gösterecek şekilde yukarı doğru yapılan topuz hadislerle yasaklanmıştır ama bu yasak namazla alakalı değildir. Topuzla kılınan namazın sahih olmayacağını duymadım, bilmiyorum.
Aşağıdaki adreslerde bu soru için verilmiş cevapları inceleyebilirsiniz. Allah’a emanet olunuz. http://www.fetvameclisi.com/fetva-turklerle-ilgili-hadis-i-serif-var-midir-38934.html http://www.fetvameclisi.com/fetva-turkler-size-saldirmadan-siz-sakin-turklere-saldirmayin-hadisi-sahih-midir-78899.html