İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Allah’ın adını anarak isteyene vermezsen haram olur deniyor, öyle midir?

Cevap

Hadislerde “Allah’ın adını anarak isteyene verin” buyuruluyor. Buradaki “verin” emri teşvik içindir, verilmezse haram olmaz. Mekruh bir iş olabilir. İsteyen ölümcül bir tehlike anında istiyorsa veya esasen hak sahibi olan birisi Allah’ın adını anarak istiyorsa o zaman vermek farz olur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İsim vermeden ama isim vermeye gerek bırakmayacak bir işaret de vermeden yapılan konuşma gıybet sayılmaz. Zira önemli olan gıybeti yapılanın incinip incinmediğidir.

İsim vermeden ve kim hakkında olduğu ile ilgili şüphe uyandırmayacak şekilde, ör
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Telefon numarası, Sosyal medya adresi, Özel e-posta adresi gibi bilgiler yaşadığımız çağda insanların mahremlerini ihtiva etmektedir. Pek çok insan bu adres ve numaralarını gizlemektedir. Özellikle numarasının ve adresinin teşhirinde sakınca görmediğine dair bir emare yoksa insanların adres ve numaralarının başkalarına izin almadan verilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu hususta bir fıkıh bilgisine sahip değiliz zira konu yeni bir konudur. Kanaatimiz böyledir.

Bende bulunan bir kardeşimizin telefon numarasını başka bir kardeşimiz bana ver
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu mübarek isimler zikredilerek gönlümüzü Allah'ın rahmetine bağlayabiliriz. Güzel kardeşim, Allah'ın isimleri O'nu yüceltmek için anılır. Büyü amaçlı okumak haramdır.

Hocam günlük belli bir sayıda “Ya Rahim, Ya Kuddüs, Ya Vedud” isimlerini sevdiği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Değiştirmek gerekeceğini zannetmem ama realiteye uygun bir isim olmadığı bellidir.

Selamünaleyküm hocam. Allah sizden razı olsun. Sizce Benazir (Binazir) ismini ço
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ismin çocuğa verilmesini yasak olarak gören âlim bilmiyorum ama teşvik edeni de görmedim. Zannedersem verilmemesi daha doğru olur.

Çocuğa isim olarak İSLAM ismi verilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızda ve hadislerde Allah’a ait bazı isimler ve sıfatlar öne çıkarılırken bu isimler ve sıfatların biz insanlar olarak anladığımız anlamı ile Allah’a yakıştırılması uygun mudur değil midir diye endişe edilmesinden kaynaklanan ilmi bir tartışma sonucu tefviz yani anlamını Allah’a salma, içeriğine karışmamayı tercih etmişlerdir. Bu manadaki tefviz iki türlü yapılmıştır. Birincisi, bu tür isim ve sıfatların varlığını kabul edip anlamlarını yok kabul etme yani ne anlama geldiğini bilemeyeceğimizi kabul etme şeklinde olandır. İkincisi de bu tür isim ve sıfatların anlamlarının bilinebileceğini ama Allah Teâlâ için konuşulduğunda bizdeki anlamı ile düşünülemeyeceğini “Allah’ın zatına ve azametine uygun bir anlamı olacağını” söyleyen tefviz vardır. Örneklendirecek olursak âyet, “Allah’ın eli, Allah’ın Arş’a istiva ettiğini…” bildiriyor. Birinci anlayışa göre böyle bir âyet vardır ama ne demektir bilemeyiz sonucu çıkar. İkinci anlayışa göre ise bu ayetlerde veya hadislerde bahsedilen anlam gayet açıktır ama bu açık anlamı Allah için uyarlayamayız, nasıl ve ne kadar olacağını da tartışmayız şeklinde bir sonuç çıkmaktadır.

Hocam Allah’ın isim ve sıfatlarının tefvizi ne demektir? Bu konuda neden tartışm

borç konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size verilen işi hakkıyla yaptıysanız size ücret vermesi onun üzerine gerekli olmuştur. Vermeyip geciktirmesi günahtır. Sizin de elinize geçen fırsatı değerlendirip hakkınızı almanız esasen izin verilen bir iştir. Ancak böyle bir hakkını almanın size ilave sorunlar getirebileceğini unutmasanız daha iyi edersiniz. Yasal yolları denemelisiniz.

Bir şahsın evinde çalıştım, istediğini yaptım. Tamam, gidebilirsin dedi ama ücre
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, satmaya karar vermediğiniz sürece tır için zekât vermeniz gerekmez. O sizin ekmek teknenizdir. Ondan kazandığınızdan biriktirirseniz o paradan zekât vereceksiniz. Şu anda borcunuz da bulunuyor. O borç oranını elinizde para olsa da ondan düşebilirsiniz. Allah Teâlâ işinize bereket versin. Aman kul hakkına dikkat edin. Özellikle yollarda kural ihlali yapmamaya çalışınız. Bereketini göreceğiniz bir iş üzere olmaya çalışınız.

Hocam babamla beraber yaklaşık on ay önce ortak bir tır aldık. Tırın kazancıyla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu soru ile kastınız, zekât alan bir fakirin aldığı zekât parasını bir başkasına borç olarak vermesi ise bunun cevabı kesin olarak şudur: Zekât, hak sahibi olan fakirin eline geçtikten sonra para, onun özel malıdır, dilediği gibi kullanabilir parasını. Bu kullanma alanlarından biri de borç vermedir. Hiçbir sakınca olmadan elindekini borç olarak verebilir. Zekât parasını borç olarak vermeyi zekât verecek kişinin GÜNÜ GELMİŞ VE BELİRLEMİŞ OLDUĞU zekât parasını borç olarak vermesi kastediliyorsa cevap şudur: - Zekât günü gelince yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Dinen geçerli bir sebep olmadıkça zekât ertelenemez. Borç vermek bir çeşit ertelemektir. Bu nedenle zekât verecek kimsenin “zekât parası veya malı olarak belirlediğini” birisine borç olarak vermesi caiz olmaz. - Bu borç verme işini zekâtı vermek üzere vekâleten elinde bulunduran kişi veya kurum ise, zekât olarak elinde bulunan parayı hemen fakire ulaştırması gerekmez. Makul bir gerekçeye dayalı olarak mesela en uygun fakir kişiyi inceleme, daha ağır şartları olanlara ulaştırma gibi bir gerekçe ile bir süre geciktirme yapabilir. Bu süre de uzun kabul edilmeyecek süre olmalıdır. Böyle bir kurum, elindeki zekât paralarını; - Bir heyet kararı ile - Şeffaf bir şekilde - En güçlü kanuni müeyyideler kullanarak - Kısa bir süre için - Acil bir ihtiyaç için onu kullanacak olanlara - Güven veriyorlarsa verebilirler. - Borç verilen zekât parasının geri dönmemesi durumunda ise borcu veren yetkili kişilerin gerekli tedbirleri en üst seviyede almamış olmak gibi bir kusurları varsa zayi olan zekât parasını tazmin etmeleri gerekir.

Hocam, zekât parası borç olarak verilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşinin borcunu sadaka olarak vermen durumunda iki kere sadaka vermiş gibi olursunuz. Allah kabul etsin.

Hocam eşimin borcunu ödemem sadaka sayılır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günü geciken borç ödemesine tazminat getirilemez, bu bir faiz işlemi olur. Sözleşmeye yazılmış olsa bile faiz caiz olmaz. Bir iş sözleşmesine işin aksamasından ötürü tazminat maddesi konabilir ve tazminat almak caiz olur. Sözleşmede yazılı değilse mahkeme kararı ile veya anlaşarak ortaya çıkmış bulunan maddi zarar için tazminat alınabilir. Manevi tazminatın ise yeri yoktur.

Uğradığım zarar için tazminat almam dinimize göre uygun mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle bilmeliyiz bunu: a. Bir Müslüman borçlu ise ve borcunu ödeyemiyorsa o Müslüman’a borcunu ödemesi için zekât verilmesi caizdir. b. Borcunu kapatabilecek gayrimenkulü veya benzeri bir malı bulunana zekât vermek gerekmez. c. Elindeki gayrimenkulü mesela ekip biçtiği tarlası gibi ihtiyaçlarında kullandığı bir varlığı ise onu satması istenmez, dolayısıyla da ona zekât verilebilir. d. Elindeki arsası veya dairesi resmi yollarla hacizli durumda ise bu nedenle de onu paraya çeviremiyorsa böyle bir gayrimenkulün varlığı ile yokluğu aynı kabul edilir.

Hocam borçluya zekât verilmesinin caiz olduğunu biliyorum. Peki, satabileceği ar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.