Fetva Meclisi
Soru
Hocam altın işiyle uğraşıyorum bu sene pırlanta taşlı takılar getirttik, bu ürünlerin borçlarını düştükten sonra mesela 100000usd’lik ürün kalıyor. Bu ürünlerin zekâtı nasıl verilmelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Size ait olan altınların zekâtını sizin vermeniz gerekir. Eğer sizin de borcunuz varsa o borçların oranını altınlardan düşersiniz. Geriye zekât verecek kadar kalıyorsa onun zekâtını verirsiniz. Eşinizin borcu veya geliri sizin zekâtınızla alakalı değildir. Bu yıl vermeniz gereken zekât miktarını hesaplayıp, kendinize zekât borcu olarak belirlmeyip eliniz genişleyince ödemeniz de mümkündür.
Selamünaleyküm. Bu hesaba göre zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Borçlarınızın toplamını değer olarak alinizdiki altının gramından düşün. Geriye seksen bir gramdan fazla altın kalırsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. Altın olarak verebileceğiniz gibi değer olarak da verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Ödemeniz gereken taksitlerin toplamı, elinizdeki paranın sekiz bin TL’sine karşılık geliyorsa zekât vermeniz gerekmez. Çünkü bu yılki altın fiyatları ile nisap yani zekât için baraj yaklaşık olara yedi bin TL yapmaktadır. Borç olarak şu anda elinizde tahakkuk etmiş faturalar varsa onları da düşebilirsiniz. Eğer o kadar borcunuz yoksa elinizdeki paranın, borçtan artan kısmının yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin.
Selamünaleyküm. Altınlarınızın toplam gramını öğrenin. Toplam gramdan borçlarınızın toplamını düşün. Geri kalanın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin.
Selamünaleyküm. Bu sözünü ettiğiniz eşya, yaygın olarak bulunmayan eşyadır. Altın ve gümüş ise yaygındır. Hüküm buna dayandırılmaktadır. Ayrıca bu madenler, ticaret için bulundurulduğunda ticaret malı gibi zekâtı verilmektedir. Allah'a emanet olun.
altın konusundaki diğer fetvalar
Talimatla iş yaptırmak mümkün olduğuna göre o şekilde de bir altın alışverişi yapılabilir ancak biz bu tür altın alışverişlerini en azından takvaya aykırı buluruz.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Mehir kadının hakkıdır. Kadın ne isterse onu alır. Erkek pazarlık eder, kabul ederse verir, etmezse kadın nikâhtan vaz geçebilir. Mehirin kadının hakkı olması şu demektir: Kadın o hakkından vaz geçebilir. Az veya çok ölçüsünü kendisi belirler. Kimsenin kadına karşıma hakkı yoktur. Aldığını daha sora eşine hibe eder, bu da onun bileceği bir iştir.
Altın veya para, zekât söz konusu olduğunda edinimin sebebi önemli değildir. Senin kendi malın mıdır? Baraj yani 81 gram altın veya tutarını buluyor mu? Üzerinden bir yıl geçti mi? Bu soruların cevabına göre zekât verilir veya verilmez. Her yıl bu sorular sorulur ve cevabına göre zekât verilir ya da verilmez.
O kolyeyi beş gramın aynısı diye verdi iseniz şimdi açığı kapatmanız gerekir. ‘Onun yerine bunu’ diyerek verdi iseniz mesele yoktur. Öyle veya böyle eşinizin sıkıntısı yoksa bu durum hiçbir şekilde nikâha zarar vermez.
Borç alıp vermelerde usül, temel prensip şudur: Lira veren lira alır. Lira verip daha sonra altın üzerinden geri almak faizdir.