Fetva Meclisi
Soru
Babam ve annem bana kızdılar. Kızma sebeplerinde de haklı değiller. Sonunda babam: 'Senden hiç bir şey istemiyorum, cenazeme bile gelme, bir bardak su verme bana, ziyaretime gelme, ne ben sana ne sen bana...' şeklinde azarladı. Gerçekten de hizmetinden yıllardır engelledi. Ben o benden hizmet istemedikten sonra ona hizmet etmediğim için günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Peygamberimizin kendisine hicret ve cihad şartıyla biat etmek isteyen kimseye anne-babasının sağ olup olmadığını sorması ve sağ olduklarını öğrendiğinde, "Allah'tan mükâfat bekliyor musun?" diye sorduktan sonra "Öyleyse dön ve anne babana iyi bak/onlarla ilgilen!" demesini düşünmeni rica ediyorum. Anne babanın gönlünü inciterek vakıf hizmetlerinde bulunamazsın. İkinci sorunla ilgili olarak bu konuda seni/karakterini, aileni, evlenmek istediğin kızı tanıyan güngörmüş/tecrübeli birisiyle değerlendirmen daha doğrudur.
Babanızı babanız olarak görmeye devam edeceksiniz. Tam anlamıyla hastadır babanız. Tıbben ne gerekiyorsa onu yapacaksınız. İlaçları kullanması da dinen görevidir onun. Babanızı sağlıklı biri gibi yorumlamayın. Annenizle arasında olabilecek gerginliklere siz girmeyin. Onların ikisi de sizin cennet sebebinizdir. Allah Teâlâ babanıza sıhhat ve afiyetler ihsan etsin.
Allah size sabır versin. Annenizin hastalık sebebi ile yaptığı bir şeyi boşamanın dışında bir ceza ile cezalandırmak isabetli olmayabilir. Neticede hasta bir insandan söz ediyoruz. Babanızın da kendisinin ve sizin onurunuzu düşünmesi hakkıdır. Bu durumun ortasının bulunması için bir psikoloğu araya sokmanız yani ona danışmanız sizi rahatlatır zannederim.
Anne ve babalarımızın önünde bizim elimiz ve kolumuz, hatta gözümüz, kulağımız bağlıdır. Onlara muhakkak itaat edecek, her ikisinin gönüllerini almaya çalışacağız. Bilhassa yaşlanıp, aciz hale geldiklerinde bu yükümlülüğümüz yoğunlaşmaktadır. Allah’ın kesin emirlerinden biri budur. Arkadaş, eş, iş gibi nedenlerle onları üzemeyiz. Allah korusun, bir anne veya baba ahı bütün hayatımızı zehir edebilir. Bir “ah” yıllar sonra karşımıza çıkıp bizi kahredebilir. Özet olarak şunu bilmeliyiz: Biz anne babalarımızın huzurunda yokuz, onlar ne istiyorsa öyledir. Ancak anne babamızdan ve herkesten önce üzerimizdeki en büyük hak Allah’ın hakkıdır. Allah’ın hakkı önüne hiçbir hakkı geçiremeyiz. Mesela, namaz vakti geldiğinde namaz kılmamız Allah’ın emridir. Bu emri aşabilecek başka bir emir olamaz. Aynı şekilde Allah’ın yasaklarından birine karşı, o yasağı işlememizi emredebilecek bir makam da yoktur. Önce Allah’ın emri geçerlidir. Sonra da O’nun emir ve yasaklarıyla çelişmeyen diğer emirler geçerlidir. Babamızın bizi sigara satın almaya göndermesi, bir günaha alet olmamız anlamına gelmektedir. Sigara, insanlığın topluca nefret ettiği bir pisliktir. Babamızın ona müptela olması, bizim de alet olmamızı gerektirmez. Babamızın o emrine itaat etmeyiz. Ama ona karşı nezaketimizden de geri durmayız. Nazik ve hassas bir şekilde sigara almaya gidemeyeceğimizi ifade eder, ondan özür dileriz.
Baba ve anne Allah'ın rızasının önünde durur, onların rızasıyla Allah'ın rızası kazanılır. İnsan eğer Allah'ın rızasını kazanmayı umuyor ve gerçekten istiyorsa çaresi yoktur, anne babasının hizmetinde olacaktır. Müslümanlık böyle bir dindir. Bir insan bu gerçeğe rağmen babasını ihmal edebiliyorsa ona kimin sözü tesir edebilir ki? Bir nasip meselesidir bu; herkese cennet nasip olmadığı gibi anne babaya hizmet etmek de nasip olmayabilir. Erkenden ve vakit geçmeden uyanmaları nasip olsun diye dua ederim.
anne baba hakkı konusundaki diğer fetvalar
Babanızın yiyip içtiği yasak olan şeyler uzun vadede zarar verecek şeyler ise böyle yapmanız hata olur, günaha girebilirsiniz. Hayır, kısa sürede hastalığının artmasına veya yeni bir hastalığa sebep olacaksa babanızı mümkün olduğu kadar kırmadan ve incitmeden yemekten alıkoymanızda bir sakınca yoktur. Zira böyle bir durumda onun söz konusu zararlı şeyleri yemesi veya içmesi haram olur. Haram işleyen birini engellemekte de sakınca olmaz. Yine de siz babanızın aklı başında ise ona çocuk gibi davranmayın. Neticede o yaptığının hesabını kendisi verecek bir mükelleftir.
Zor zamanında yardımcı olmalısın. Zaman zaman telefonda da olsa gönlünü alan görüşmeler yapmalısın. Babanı olduğu gibi bırakman doğru değil. Tamamıyla bağı koparma.
Önce tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeni ebedileştir. Tekrarını asla hayal bile etme. Ve bunu annen baban dâhil herkesten gizle. Sus. Sus. Sus.
İmansız ölen dışında hiç kimsenin ahiret saadeti tamamen kapanmış değildir.
Ateşe atlamak için çırpınma sakın. Hemen tövbe et. Annenin ayaklarına kapan. Ahiretini sakın yakma. Annen kim olursa olsun sakın onu üzme. Kaybeden olacaksa o annen olsun. Kendine gel ve ahiretini kurtar yavrum.
Onu asla yok sayma! Senden yardım istediğinde yardım et. Aleyhinde konuşma. Periyodik zamanlarda ziyaret et, selam ver, gönlünü al. Daha ötesine de kendini zorlaman gerekmez.