Fetva Meclisi
Soru
Babam şeker hastası. Doktorun yemesini yasakladığı ne varsa ona düşkün. Ben de gönlü kırılmasına rağmen yemesini bir yolla engelliyorum. Kızdığı oluyor, bağırıyor. Günaha giriyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Doktorun reçetesine uymakla vebale girmezsiniz. Allah Teâlâ ona afiyet size de sabır ihsan etsin.
Mevcut kurallara aykırı olarak yapılan bir işlem helal olmaz. Aldığınız ilacın bedelini bir yere sadaka olarak verseniz iyi olur.
Kesin olarak haram olduğunu biliyorsanız asla yemeyin. Şüpheniz kesine yakın ise yine yemeyin. Daha alt durumlar için serbestsiniz ama ev içinde bir iki kere ikaz etmenin ötesine gitmemelisiniz. Şeytan enerjinizi böyle konularla bitirmesin. Hiçbir şüphe kesin haram gibi değildir.
Evde babanın otoritesini kıracak bir iş yapmamalısınız. Babanızın yaptığı meşru olmayan bir şey olsaydı müdahale edebilirdiniz ama bunda yanlış yaptınız. Bir yolla babanızın sonradan da olsa onayını almalısınız.
Genel kural şöyledir: İnsan sağlığına zarar verenin tüketilmesi haramdır. Kendisi sağlığa zararlı olmayan ama katkı maddeleri yüzünden veya başka bir sebeple zarar veren maddeler için ise bu kural geçerli değildir. Mesela tarım ilaçları böyledir. Yasak olan ilaçlama yüzünden sakıncalı duruma gelen gıdadır, gıdanın aslı değildir. Aynı şey un, şeker, çay, kahve için de geçerlidir. Bunlar haram değildir. Çok tüketildiğinde ya da kişideki belli bir hastalık sebebiyle doktorun yasaklaması veya sınır getirmesi durumunda sakıncalı hale gelir.
Haram elde eden her haliyle günaha girmiş ve haram yemiş sayılır. Tevbe etmedikçe de o günah ona yazılır ve bekler. Ancak samimi ve kalıcı bir tevbe ile ondan kurtulabilir. Haram kazanan birisinin bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocuklarının durumu ise şöyledir: Söz konusu haram, yöntemden dolayı haram sayılıyorsa (mesela faiz, caiz olmayan bir iş üzerinden kazanmak gibi) bu mal o kişinin eşi ve çocuklarına haram olmaz. Miras olarak kaldığında da durum böyledir. Eğer hırsızlık gibi özünde haramlık bulunan bir kazanç ise öyle bir kazanç ne onu kazanana ne eşine, çocuklarına helal olur ne de miras olarak edinilebilir. Sahibine iade edilmesinden başka çare yoktur. Bu tabloya göre sizin babanızın sofrasında yemenizde sizin açınızdan bir sakınca yoktur, babanız ise vebale batmaya devam etmektedir.
anne baba hakkı konusundaki diğer fetvalar
Baba ve anneniz aklı başında, ne konuştuğunu bilebilecek bir durumda ise onların 'hizmet istemiyorum' deme hakları yoktur. Çünkü mesele sadece onların hizmetini görmek veya görmemek değildir. Bir yandan onların hizmeti görülürken bir yandan da sizin Allah'a karşı kulluk görevinden sonraki en büyük göreviniz ve o görevden beklediğiniz sevabınız gerçekleşecektir. Babanızın size namaz kılmanızı yasaklaması ne kadar hakkı ise sizi kendisine hizmetten menetme hakkı da o kadardır diyebiliriz. Babanız ve annenizle kazanacağınız ibadet sevabını doldurabileceğiniz başka bir ibadet yoktur. Peygamber aleyhisselama 'seninle beraber bulunup cihat edeyim' diyen birini anne babasının yanına dönüp onlarla beraber olması şeklinde yorumlayacağımız bir cevapla geri göndermesi gösteriyor ki, farzlardan sonra mesele nafileler düzeyine indiğinde Peygamber aleyhisselam ile bulunmaktan daha üstün bir noktada anne baba ile bulunma durumu gerçekleşebilmektedir. Hayır babanız ve anneniz alzheimer hastası gibi ne dediğini bilmez durumda veya psikiyatri hastası ise zaten söylediklerine itibar etmeye gerek yoktur. Sonuç olarak ne edin edin anne babanızın gönlünü alın, kapılarından ayrılmayın, kovsalar bile siz onlarla bulunun. Neticede onlar annedir babadır, kalpleri yumuşar. Sonra da bu hata için Allah'a istiğfar edin. Dünyadaki huzurunuzu ve ahiretteki cennetinizi kurtarmış olun. Allah yardımcınız olsun.
Zor zamanında yardımcı olmalısın. Zaman zaman telefonda da olsa gönlünü alan görüşmeler yapmalısın. Babanı olduğu gibi bırakman doğru değil. Tamamıyla bağı koparma.
Önce tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeni ebedileştir. Tekrarını asla hayal bile etme. Ve bunu annen baban dâhil herkesten gizle. Sus. Sus. Sus.
İmansız ölen dışında hiç kimsenin ahiret saadeti tamamen kapanmış değildir.
Ateşe atlamak için çırpınma sakın. Hemen tövbe et. Annenin ayaklarına kapan. Ahiretini sakın yakma. Annen kim olursa olsun sakın onu üzme. Kaybeden olacaksa o annen olsun. Kendine gel ve ahiretini kurtar yavrum.
Onu asla yok sayma! Senden yardım istediğinde yardım et. Aleyhinde konuşma. Periyodik zamanlarda ziyaret et, selam ver, gönlünü al. Daha ötesine de kendini zorlaman gerekmez.