Fetva Meclisi
Soru
Anne, oğluna zekat verebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Anne babaya, dede ve nineye, evlat ve toruna zekât verilmez.
Zekât, anne, baba, dede, nine, çocuk ve torunlara verilmez. Bunların dışında fakir iseler, kaynana, kaynata, kardeş ve yeğenlere verilebilir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kardeş kardeşe zekât verebilir. Usul ve furua zekât verilmez. Yani babaya anneye, dedeye nineye zekât verilmez. Çocuğa ve toruna zekât verilmez.
Başkasının verdiği bir destek ile zekât vermekte sakınca yoktur. Babanız eşine hediye vermiş oluyor, o da zekât vazifesini yerine getiriyor. Olabilir...
Anne ve babaya zekât olmayan sadaka verilebilir. Böyle bir sadaka, normal sadakadan da daha faziletli olur biiznillah.
Evet, kişi kendi çocuklarına ve yukarı doğru anne babasına zekât veremez. zekât özel bir ibadettir. Şartları farklıdır. Zekâta gerek kalmadan başka sadakalar verebilir/vermelidir de.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bazı meseleler vardır ki, asırlardan beri ulemasıyla, sade Müslüman'ı ile dinle ilgilenen (ve son zamanlarda dinden uzak insanların da) herkesin alakasını çeken, tartışmalara malzeme olan meseleler oldukları halde hiçbir şekilde sonuçlanmamıştır. Sözünü ettiğiniz mesele de bu meselelerden biridir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin anne babasının mü'min olduklarına dair iddialar, o iddiaları teyit edebilecek dayanaklar bulunduğu kadar, mü'min olmadıklarına dair de iddialar ve o iddiaları teyit edecek dayanaklar vardır. Anlaşılan şu ki, Allah Teala bu meseleyi kullarına açık ve seçik bir şekilde bildirmeyi murat etmemiştir. Üzerine gidip karıştırmanın bir yararı olmadığını düşünüyorum. Bizim için daha açık ve elzem meseleler vardır. Onları çözmemiz, çözmek için uğraşmamız bizim lehimizedir. Efendimizin ebeveynine ait tartışma dinin özüyle ilgili değildir. Allah'a emanet olunuz.
Şu yaşadığımız dünya olduğu gibi imtihandır. Siz de bu imtihanın bir çeşidini yaşıyorsunuz. Sabreder ve iyi olmaya çalışırsanız büyük bir ecir sizi bekliyor haberiniz olsun. Allah Teala ayağınızı kaydırmasın. Babanızın ve annenizin size babalık veya annelik yapmamış olması onların sorunudur. Çünkü sizin evlatlık yapmanız kadar onların da babalık yapmaları görevleri idi. Onlar kendi imtihanlarını siz kendi imtihanınızı yaşıyorsunuz. Sizin üzerinize düşen en önemli görev, geçmişteki hatalarından ötürü onları yok saymamanızdır. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya çalışın. Asla, böyle böyle yaptınız gibi şeyler yüzlerine söylemeyin. Hastalanırlarsa ilgilenin, para isterlerse vermeye çalışın. Aralarındaki tartışmaya kesinlikle karışmayın. Çevrenize onların size yaptıklarını anlatarak onları kötü duruma düşürmeyin. Çok iyi bilin ki, namaz kılıyor gibi sevap kazanmaktasınız. Sevap makinenizi bozmayın. Bırakın çalışsın dursun. Sonunda kazanacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
İki durum var. Birincisi, anne baba herhangi biri değildir. İkincisi de, anne babanın size de kötülüğü emretmesi hali başka kendi başlarına kötülüğe devam etmeleri başkadır. Size de emrediyorlarsa asla itaat etmeniz gerekmez. Kendi hallerindeki kötülüklerini ise rica ile, dolaylı yollarla ve sıkıştırmadan düzeltme yolunu denemelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Anne olarak okuduğunuz sürece onun helalliğinin bir değeri yoktur. Bir kadın olarak okuduğunuz zaman çocuk hak sahibidir. Çocuğunuz hakkındaki düşünceleriniz çok güzel. Ancak, bu zamanda açık bir kapı muhakkak bırakmalısınız; ne tam güvenin ne de şüpheci bir yol izleyin. Bir de bilmelisiniz ki, bu raporunuz bugünkü durumu yansıtıyor. Yarın her şey değişebilir. Çok dua edin, tam sabır yapın. Allah yardımcınız olsun.
Annenizin dini ile ilgili hiçbir işine müdahale etmeyin. Siz onun doğurduğu bir çocuksunuz. Onun sizden nasihat dinlemesi ondan beklenemez. Doğru olan sizin evlatlığınızı her şeye rağmen en güzel şekilde yapmanızdır. Sizin her şeye rağmen sürdürdüğünüz evlatlık ilişkileriniz onu daha iyi düşünmeye sevk edecektir. Aman sabredin, daha derine kaymasına neden olmayın. Allah yardımcınız olsun.
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.