Fetva Meclisi
Soru
Bazı kesim, Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellemin anne ve babasının risalet dönemine yetişemedikleri için kafir olarak öldüklerini ve buna da delil mahiyetinde hadis bulunduğunu, şöyle ki; Allah resulüne, sallallahu aleyhi ve sellem, bir kadın geldi ve babasının durumunu sordu, Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem de cevaben; 'Senin baban da benim babam da cehennemdedir' diye buyurmuş. Böyle bir hadis var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hadisler sabittir. Bunda tartışılacak bir durum yoktur. İşte din. İşte tevhit ve işte Allah'ın kanunu. Bundan biz tartışma yerine kendimize ders çıkarmalıyız. Müslümanlığı akrabalık üzerinden cenneti de şunun bunun desteğiyle kazanma mantığına karşı bu bir ikazdır.
Selamünaleyküm. Böyle bir evliliğin olması gereken olmadığı belli ama haram bir evlilik de değildir. Kendi düştüğü kuyudan kendisi çıkmaya uğraşacaktır. Tasvip etmeyin ama evlenmesi konusunda yanında durun.
Aleykümselam. Annenizi ikna sürecine, 'bari sen birini bul' ricasını ilave edin. Bir süre sonra bulup getiremezse ve sizin de evlenmeniz farz düzeyine gelmiş ise (ki yaşınız onu gerektiriyor) evlenin elbette.
Selamünaleyküm. Böyle bir tartışmaya girmemelisiniz. Babanızın yaptığı yanlış olabilir ama bu, onunla anneniz arasındadır. Size göre haklı belli olduğuna göre siz, fazladan karışmamalısınız.
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
Selamunaleyküm. Yasalara aykırı bir durum oluşturmadıkça size takdir edilen hakkı alabilirsiniz. Allah babanıza rahmet etsin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Şu yaşadığımız dünya olduğu gibi imtihandır. Siz de bu imtihanın bir çeşidini yaşıyorsunuz. Sabreder ve iyi olmaya çalışırsanız büyük bir ecir sizi bekliyor haberiniz olsun. Allah Teala ayağınızı kaydırmasın. Babanızın ve annenizin size babalık veya annelik yapmamış olması onların sorunudur. Çünkü sizin evlatlık yapmanız kadar onların da babalık yapmaları görevleri idi. Onlar kendi imtihanlarını siz kendi imtihanınızı yaşıyorsunuz. Sizin üzerinize düşen en önemli görev, geçmişteki hatalarından ötürü onları yok saymamanızdır. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya çalışın. Asla, böyle böyle yaptınız gibi şeyler yüzlerine söylemeyin. Hastalanırlarsa ilgilenin, para isterlerse vermeye çalışın. Aralarındaki tartışmaya kesinlikle karışmayın. Çevrenize onların size yaptıklarını anlatarak onları kötü duruma düşürmeyin. Çok iyi bilin ki, namaz kılıyor gibi sevap kazanmaktasınız. Sevap makinenizi bozmayın. Bırakın çalışsın dursun. Sonunda kazanacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
İki durum var. Birincisi, anne baba herhangi biri değildir. İkincisi de, anne babanın size de kötülüğü emretmesi hali başka kendi başlarına kötülüğe devam etmeleri başkadır. Size de emrediyorlarsa asla itaat etmeniz gerekmez. Kendi hallerindeki kötülüklerini ise rica ile, dolaylı yollarla ve sıkıştırmadan düzeltme yolunu denemelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Anne olarak okuduğunuz sürece onun helalliğinin bir değeri yoktur. Bir kadın olarak okuduğunuz zaman çocuk hak sahibidir. Çocuğunuz hakkındaki düşünceleriniz çok güzel. Ancak, bu zamanda açık bir kapı muhakkak bırakmalısınız; ne tam güvenin ne de şüpheci bir yol izleyin. Bir de bilmelisiniz ki, bu raporunuz bugünkü durumu yansıtıyor. Yarın her şey değişebilir. Çok dua edin, tam sabır yapın. Allah yardımcınız olsun.
İnsan üstüne ve altına zekât veremez. Üst ve alt, kişinin anne-baba, dene-nene, çocuk ve torunlarıdır.
Annenizin dini ile ilgili hiçbir işine müdahale etmeyin. Siz onun doğurduğu bir çocuksunuz. Onun sizden nasihat dinlemesi ondan beklenemez. Doğru olan sizin evlatlığınızı her şeye rağmen en güzel şekilde yapmanızdır. Sizin her şeye rağmen sürdürdüğünüz evlatlık ilişkileriniz onu daha iyi düşünmeye sevk edecektir. Aman sabredin, daha derine kaymasına neden olmayın. Allah yardımcınız olsun.
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.