Fetva Meclisi
Soru
18 yaşındaki oğlum liseye gidiyor. Namazını düzgün kılıyor. Gençlik dönemi olduğundan herhalde ama ara sıra kızlarla ilgili bazen takıntıları oluyor. Geçici olduğunu düşünüyorum. Günlük tutuyor. Ben de sürekli takip ediyorum kontrol amaçlı. Ama günlüğün üzerine benden habersizce okuyana hakkımı helal etmem diyor. Ben annesi olarak ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Çirkin bir günah işlediniz, haklı idiyseniz de hatalı duruma düştünüz. Tevbe edin, istiğfar edin, bulabildiklerinizle de helalleşin.
Kızım, asla namazı bırakma alternatifini düşünme. Belki de senin kılacağın namazlar çok daha sevaplı olacak. Anne ve babanı karşına alacağın bir söz ve davranışa da yanaşma. Allah'ın sana emrini kimse ile pazarlık etme. Kimseyi de incitme. Arada biraz yorulabilirsin ama kazancın çok olur. Sabırlı ol. Tamamını kılamadığın zaman kılabildiğini kaçırma sakın. Sonunda kazanacağın bir mücadele içindesin. Yılma sakın. Allah yardımcın olsun.
Kadının helal bir ortamda okumasının ne sakıncası olacak? Elbette okuyabilir, okusun da. O helal ortamı nerede bulacağı ve nasıl koruyacağı ise kadının sorumluluğundadır. Cevabınız budur. Size şunu da düşünmenizi tavsiye edeceğim: Kadınla alakalı belirttiğiniz sıkıntılar, kadın okuduktan ve iş sahibi olduktan sonra mı gelişti yoksa başka bir şey mi? Onun için mi boşanmalar arttı, kadınlar mahkeme kapılarında sürünüyor? Yanlış düşünüyorsunuz ama size söyleyecek sözümü dinleyenim yok, varın bir de siz deneyin bu macerayı…
Kızım, Senin bu sorunun bizim yardım edebileceğimiz bir sorun değildir. Babanız sizi tehdit ederken veya anneniz baskı yaparken ne akla ne de örfe uygun olanı yapıyor. Dine göre ise zaten asla caiz olmayacak bir tutum içindedirler. Bu nedenle bizim size dinen bağlayıcı bir cevap vermemizin anlamı olmaz. Evet, dinimize göre siz haklısınız. Baba ve annenizin yaptığı zulümdür. Onların zulmüne itaat etmeniz de gerekmez. Tavsiyemiz ise şudur: Önce halanıza yaptığının zulüm olduğunu, evlenmenin ötesinde bir kasıtları olup olmadığını sorun veya bir akrabanız aracılığı ile sordurun. Babanıza tavrınızı açıkça ama nezaketle söyleyin. Gerekirse devlete müracaat ederek kendinizi koruma altına alın. Bir de özellikle şeytanın sizi bir tuzağa düşürmemesi için aman çok dikkat edin. Allah yardımcınız olsun kızım. Biz sana dua ederiz.
Kardeşinizin kazancı onun açısından helal bir kazanç değildir ama sizinle beraber kalması ayrı bir mesele olarak düşünülmelidir. Onunla beraberlik konusunda şartlarınızı, ebeveyninizin gönlünü dikkate almalısınız. Allah'a emanet olun.
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
anne konusundaki diğer fetvalar
İki durum var. Birincisi, anne baba herhangi biri değildir. İkincisi de, anne babanın size de kötülüğü emretmesi hali başka kendi başlarına kötülüğe devam etmeleri başkadır. Size de emrediyorlarsa asla itaat etmeniz gerekmez. Kendi hallerindeki kötülüklerini ise rica ile, dolaylı yollarla ve sıkıştırmadan düzeltme yolunu denemelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Şu yaşadığımız dünya olduğu gibi imtihandır. Siz de bu imtihanın bir çeşidini yaşıyorsunuz. Sabreder ve iyi olmaya çalışırsanız büyük bir ecir sizi bekliyor haberiniz olsun. Allah Teala ayağınızı kaydırmasın. Babanızın ve annenizin size babalık veya annelik yapmamış olması onların sorunudur. Çünkü sizin evlatlık yapmanız kadar onların da babalık yapmaları görevleri idi. Onlar kendi imtihanlarını siz kendi imtihanınızı yaşıyorsunuz. Sizin üzerinize düşen en önemli görev, geçmişteki hatalarından ötürü onları yok saymamanızdır. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya çalışın. Asla, böyle böyle yaptınız gibi şeyler yüzlerine söylemeyin. Hastalanırlarsa ilgilenin, para isterlerse vermeye çalışın. Aralarındaki tartışmaya kesinlikle karışmayın. Çevrenize onların size yaptıklarını anlatarak onları kötü duruma düşürmeyin. Çok iyi bilin ki, namaz kılıyor gibi sevap kazanmaktasınız. Sevap makinenizi bozmayın. Bırakın çalışsın dursun. Sonunda kazanacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Annenizin dini ile ilgili hiçbir işine müdahale etmeyin. Siz onun doğurduğu bir çocuksunuz. Onun sizden nasihat dinlemesi ondan beklenemez. Doğru olan sizin evlatlığınızı her şeye rağmen en güzel şekilde yapmanızdır. Sizin her şeye rağmen sürdürdüğünüz evlatlık ilişkileriniz onu daha iyi düşünmeye sevk edecektir. Aman sabredin, daha derine kaymasına neden olmayın. Allah yardımcınız olsun.
Bazı meseleler vardır ki, asırlardan beri ulemasıyla, sade Müslüman'ı ile dinle ilgilenen (ve son zamanlarda dinden uzak insanların da) herkesin alakasını çeken, tartışmalara malzeme olan meseleler oldukları halde hiçbir şekilde sonuçlanmamıştır. Sözünü ettiğiniz mesele de bu meselelerden biridir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin anne babasının mü'min olduklarına dair iddialar, o iddiaları teyit edebilecek dayanaklar bulunduğu kadar, mü'min olmadıklarına dair de iddialar ve o iddiaları teyit edecek dayanaklar vardır. Anlaşılan şu ki, Allah Teala bu meseleyi kullarına açık ve seçik bir şekilde bildirmeyi murat etmemiştir. Üzerine gidip karıştırmanın bir yararı olmadığını düşünüyorum. Bizim için daha açık ve elzem meseleler vardır. Onları çözmemiz, çözmek için uğraşmamız bizim lehimizedir. Efendimizin ebeveynine ait tartışma dinin özüyle ilgili değildir. Allah'a emanet olunuz.
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.
İnsan üstüne ve altına zekât veremez. Üst ve alt, kişinin anne-baba, dene-nene, çocuk ve torunlarıdır.