Fetva Meclisi
Soru
Hocam annem başörtüsü takmıyor. Önceden takıyordu, şimdi ise takmıyor. Namazlarını çok şükür kılıyor ama başörtüsü sorunu var. Her ne kadar elimden geldiğince anlatsam da, biliyorum diyor. Hocam ne yapmamı önerirsiniz? Tavır alsam işe yarar mı? Ama sonuçta annem, tavır alsam nereye kadar sürdürebilirim..
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Anneniz helal bir ortamda çalışabilir ama bu durum babanızın annenizin çalışması ile esasen alakası olmayan bir durumdur. Annenizin bahane olarak kullanıldığını zannederiz. Siz yine de babanıza karşı nezaketinizi koruyun, gerekiyorsa da başınızın çaresine bakın elbette. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Gençliğin seni fevri (ani) yanlışlara/kararlara sürüklemesine fırsat verme. Tesettürün hususunda ailenle didişmen hiç doğru değil. Aileni de germe kendin de gerilme. Özellikle ailenle ayetler üzerinde cedelleşmen büyük hatadır. Biraz sakin ve anlayışlı ol. Empati kurmaya çalış. Onlar bir düzen ve anlayış içerisinde bir kalıpla yetiştiler. Sana verdikleri tepkiyi garipsemiyorum. İman ettiğin doğruları yaşamaya çalış. Ailenin seninle ilgili hoş olmayan söz ve yakıştırmaları da duyma ve görme... Anne babana sabredemezsen dışarıdakilerin eziyetine nasıl tahammül edeceksin. Anne babanın elini öp, sarıl... Cennete giden yolda anne babayla kavgalı olmamak da var. Ayrıca takvalı bir hanımefendi olmaya gayret et, Allah hayırlı bir kısmet de çıkaracaktır. Tesettürün konusunda da şu an daha ileri gitme. Sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Madem Allah rızası için kapandın, Allah uğruna çok şeyi de göze alacaksın demektir. Onlara başka bir konuda eziyet etme. Bunun için ne yaparsa yapsınlar, rahat ol.
Kesinlikle böyle bir ayrım yapılamaz. Başı örtmek Allah’ın kesin emridir. Hakkını vermek ise başka bir emirdir. Biri olmuyor diye diğerinden vazgeçemeyiz. Bu bir şeytan tuzağı olur aman dikkat edin.
Selamünaleyküm. Namazı takvimlerden hangisine göre kılarsanız kılın, Allah'ın izni ile tamamdır. Yalnız her namaz aynı takvime uyun, bir ona bir buna olmasın. Bir bayan olarak senin çalışman gerekmez. Müminlerin bayanları, evlerinde beklerler. Erkekler çalışırlar. Allah'ın emri konusunda da kimseye soru sorma. Babanı ve anneni de incitmeden gerçekleri konuş, diren ve güçlü ol. Allah'a emanet ol.
anne konusundaki diğer fetvalar
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.
Anne olarak okuduğunuz sürece onun helalliğinin bir değeri yoktur. Bir kadın olarak okuduğunuz zaman çocuk hak sahibidir. Çocuğunuz hakkındaki düşünceleriniz çok güzel. Ancak, bu zamanda açık bir kapı muhakkak bırakmalısınız; ne tam güvenin ne de şüpheci bir yol izleyin. Bir de bilmelisiniz ki, bu raporunuz bugünkü durumu yansıtıyor. Yarın her şey değişebilir. Çok dua edin, tam sabır yapın. Allah yardımcınız olsun.
İki durum var. Birincisi, anne baba herhangi biri değildir. İkincisi de, anne babanın size de kötülüğü emretmesi hali başka kendi başlarına kötülüğe devam etmeleri başkadır. Size de emrediyorlarsa asla itaat etmeniz gerekmez. Kendi hallerindeki kötülüklerini ise rica ile, dolaylı yollarla ve sıkıştırmadan düzeltme yolunu denemelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Şu yaşadığımız dünya olduğu gibi imtihandır. Siz de bu imtihanın bir çeşidini yaşıyorsunuz. Sabreder ve iyi olmaya çalışırsanız büyük bir ecir sizi bekliyor haberiniz olsun. Allah Teala ayağınızı kaydırmasın. Babanızın ve annenizin size babalık veya annelik yapmamış olması onların sorunudur. Çünkü sizin evlatlık yapmanız kadar onların da babalık yapmaları görevleri idi. Onlar kendi imtihanlarını siz kendi imtihanınızı yaşıyorsunuz. Sizin üzerinize düşen en önemli görev, geçmişteki hatalarından ötürü onları yok saymamanızdır. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya çalışın. Asla, böyle böyle yaptınız gibi şeyler yüzlerine söylemeyin. Hastalanırlarsa ilgilenin, para isterlerse vermeye çalışın. Aralarındaki tartışmaya kesinlikle karışmayın. Çevrenize onların size yaptıklarını anlatarak onları kötü duruma düşürmeyin. Çok iyi bilin ki, namaz kılıyor gibi sevap kazanmaktasınız. Sevap makinenizi bozmayın. Bırakın çalışsın dursun. Sonunda kazanacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Bazı meseleler vardır ki, asırlardan beri ulemasıyla, sade Müslüman'ı ile dinle ilgilenen (ve son zamanlarda dinden uzak insanların da) herkesin alakasını çeken, tartışmalara malzeme olan meseleler oldukları halde hiçbir şekilde sonuçlanmamıştır. Sözünü ettiğiniz mesele de bu meselelerden biridir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin anne babasının mü'min olduklarına dair iddialar, o iddiaları teyit edebilecek dayanaklar bulunduğu kadar, mü'min olmadıklarına dair de iddialar ve o iddiaları teyit edecek dayanaklar vardır. Anlaşılan şu ki, Allah Teala bu meseleyi kullarına açık ve seçik bir şekilde bildirmeyi murat etmemiştir. Üzerine gidip karıştırmanın bir yararı olmadığını düşünüyorum. Bizim için daha açık ve elzem meseleler vardır. Onları çözmemiz, çözmek için uğraşmamız bizim lehimizedir. Efendimizin ebeveynine ait tartışma dinin özüyle ilgili değildir. Allah'a emanet olunuz.
Böyle demeseniz bile anneniz mü'mine bir kadın ise sevaptan ona yazılır biiznillah. Demenizle de daha rahat yazılır. Ancak öldükten sonra da aynı işi daha yoğun yapmaya kararlı olun. Allah'a emanet olun.