Fetva Meclisi
Soru
Hocam başörtüsü kullanıp hakkını verememek mi yoksa hak etmek için davranışları, ahlakı güzelleştirip sonra mı başörtüsü ile taçlandırmak gerek? Bu konuda ne söylersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Çok ağır zorluklar altında baş açılabilir ama bu zorluklar baba baskısı vesaire değildir. Direnin, Allah size ecirler yazsın. Hem başınızı örttüğünüz için sevap kazanın hem de baskılara tahammül ettiğiniz için kazanın.
Annenizin dini ile ilgili hiçbir işine müdahale etmeyin. Siz onun doğurduğu bir çocuksunuz. Onun sizden nasihat dinlemesi ondan beklenemez. Doğru olan sizin evlatlığınızı her şeye rağmen en güzel şekilde yapmanızdır. Sizin her şeye rağmen sürdürdüğünüz evlatlık ilişkileriniz onu daha iyi düşünmeye sevk edecektir. Aman sabredin, daha derine kaymasına neden olmayın. Allah yardımcınız olsun.
Arkadaş çevrenizi düzeltin. Okuduğunuz gazeteleri, izlediğiniz TV ve internet kanallarını değiştirin. Kur'an okuyun. Zikir yapın. Camilere gidip namaz kılın. Sebepleri kaldırın sonuçlar düzelir.
Selamünaleyküm. Bir Müslüman olarak sizin babanız istemiyor olsa bile başörtüsünü kendiniz takmalısınız. Babanız emretti ise size iyilik yapmış, teşekkür edin. İleride siz de bunun gerektiğini anlayınca ona minnettar olacaksınız inşaallah.
Başörtüsü ile başlayan bir eğitim olmaz. Önce imanın oturması gerekir. Allah'ın emirlerini yasalar gibi gören bir insana siz başörtüsünü veya başka bir emri nasıl ikna edebilirsiniz? Önceliğimiz iman olmalı. Allah'a imanın tam bir teslimiyet gerektirdiğini izah etmemiz ve iknaya ulaştırmamız gerekmektedir. Böyle başlamazsak mesela başörtüyü halledersiniz karşınıza Kur'an'ımızın başka bir emrini veya yasağını engel olarak çıkarır insanlar. Önce iman! O iman da tıpkı ashab-ı kiram gibi olmadıkça bu çatlaklar eksik olmaz. Esasen bugünkü toplum her ne kadar 'Müslüman toplum' olarak anılıyorsa da ortada büyük bir iman cahilliği vardır. Önce bunun giderilmesi gerekiyor.
Başı örtmek, Allah'ın emridir. Anne baba veya başka birinin Allah'ın emrini aşma hakkı yoktur. Asla itaat etmesi gerekmez. O kendisi de bahane arıyorsa o başka bir meseledir.
ahlak konusundaki diğer fetvalar
Rabbimiz Kitab'ında bu sorunun cevabını şöyle veriyor: “Cinler ve insanları ancak kulluk etsinler diye yarattım.” Cevap bellidir: Kulluk! Kulluk nedir peki? Her şey Allah ile Allah için olacak. Medeni hallerden ticarete, ziraattan siyasete, ibadetten ahlaka kadar her şey bu çerçevede olacak: Allah ile Allah için. Bunu sağlamak nasıl mümkün ise onu yapmanın adı da cihat olacak. Şeytan bunun gerçekleşmemesi için uğraşan en büyük düşmanımız olduğuna göre en büyük cihadımız da ona karşı yapılacak. Bunun için varız.
Sen, öncelikli olarak o beğenmediklerin gibi olmamak ve sürekli ilerlemek için uğraşmalısın. Hâline şükretmelisin. Sürekli kendine ve onlara dualar etmelisin. Senden nasihat isteyenlere özellikle nasihatler edip ilgilenmelisin. Seninle cedelleşen olursa ondan uzak durmalısın. Sabretmelisin. Konuştuğunun, sustuğunun, sabrının karşılığını Allah'tan beklemesini bilmelisin.
Esasen tasavvuf bir ilim dalından çok DİNİ HER ALANINDA DAHA İYİ YAŞAMA arzusudur. Dolayısıyla onu bir alana sıkıştırmanın anlamı olmayabilir. Genel olarak İhya-ı Ulumuddin benzeri kitaplarda bir ahlak konusu gibi dağıtılmış görüldüğünden öyle zannedilmiş olabilir.
Biz namazı zahiri şartlarına yani kitaplarda tarif edilen namaz kurallarına göre kılarız. Bir eksiğimiz yoksa namazda, onun kabul olacağını umut ederiz. Daha sonra o kıldığımız namazın bize kazandırması gerekenlere dikkat ederiz. Mesela namazın bizi kötülüklerden alıkoyması gerekir, onu kıldığımız namazdan bekleriz. O beklenti gerçekleşsin veya gerçekleşmesin biz namaza devam etmek zorundayız. Eğer gerçekleşmedi ise beklentimiz, bizim namaz heyecanımızın artma sebebi olmalıdır. Zira bizim vazifemiz bize emredileni yapmaya devam etmektir. Allah Teâlâ amellerimizi en iyi şekilde yapmaya bizi muvaffak kılsın.
Prensip olarak Müslüman hileli işte olmaz, öyle bir işe destek olmaz, deriz. Hayat prensibiz bu olmalıdır. Belirttiğiniz ortamda normal kabul ediliyorsa böyle bir iş, onu yaptığınız için haram işlediniz diyemeyiz size. Orada biraz daha az bulunmayı mesela ahlakınız açısından daha yararlı buluyor ve bulunmadığınız zamanı da daha yararlı bir işle değerlendiriyorsanız siz de öyle yapın.
Mü'min bir hanım nerede bulunursa bulunsun imanı ve ahlakı ile bulunur. İmanını ve ahlakını koruma mücadelesi içerisinde bulunur. Karma ortam, senin imanını ve ahlakını zedelememelidir. Tükendiğini hissettiğin yer neresi ise orası senin bulunacağın mekân değildir. Bunu bilerek kabiliyetine göre tercih yapabilirsin. Din eğitiminde kabiliyetin varsa hafızlığı ve fıkhı, tıp eğitiminde kabiliyetin varsa tıbbı tercih edebilirsin. Kabiliyetine, ilgi alanına göre bir alan belirleyip tükenmeden, erimeden yol almak esas olandır. Allah'a emanet olasın.