İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam üniversitede bazı hocalar devamsızlık kontrolü için alınan imzaları önemsemiyor. İmza atıp derse girmeyenlere göz yumuyorlar. Zaruri olarak bulunduğumuz üniversite ortamında bir saat olsun daha az bulunmak adına böyle bir şey yapılabilir mi?

Cevap

Prensip olarak Müslüman hileli işte olmaz, öyle bir işe destek olmaz, deriz. Hayat prensibiz bu olmalıdır. Belirttiğiniz ortamda normal kabul ediliyorsa böyle bir iş, onu yaptığınız için haram işlediniz diyemeyiz size. Orada biraz daha az bulunmayı mesela ahlakınız açısından daha yararlı buluyor ve bulunmadığınız zamanı da daha yararlı bir işle değerlendiriyorsanız siz de öyle yapın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İş yeri idarecinizin izin vermesi veya vermemesine göre değerlendirin bunu.

Hocam iş yerinde müsait olduğum zamanlarda işimi aksatmadan Kur'an, tefsir ve ha
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman, baskı görmeden ve baskı kurmadan, hilesiz bir ortamda imza atarsa işçi veya işveren o imzasına sadık kalmaya mecburdur. Sadece insanları direkt veya dolaylı bir baskı ile aldatmak bunun istisnasıdır. Bir mesele de mer'i hukukun getirdiği kuralları bir örf olarak görüp, Şeriat'ın temel ilkelerine ters düşmedikçe kabul etmemizin gerektiği meselesidir. Allah yardımcımız ola.

Biz işveren olarak işçimiz ile mesela 250 TL ücret karşılığında anlaşabilir miyi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman bulunduğu yerde EN İYİ olmak durumundadır. Okulda isen okulun en iyisi olmayı hedefleyeceksin, işte isen işin en iyisi. Baban veya annen böyle istemese bile sen olmaya çalışacaksın. Elbette fıtratını yani Allah'ın sana ihsan ettiği kabiliyeti aşabilecek değilsin. Yeter ki sen gevşek tutma, elinden geleni yap, edebini bozma, nazik ol; gerisi önemli değildir.

Hocam ben okula giden ve İslami konulara olabildiğince önem gösteren birisiyim.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer gerçekten Allah için bir iş yapmayı düşünüyorsan öncelikli olarak kendini yetiştirmelisin. Yıllarca medreselerde ilim tahsil edenler bile her şeyi yapamıyorlar, yaptıklarından netice alamıyorlar. Şeytan seni böyle bir işle oyalayabilir, dikkatli ol. Sen çevrendeki bir imama ya da bir derneğe git ve neler yaparsan faydalı olabileceğini soruştur, dediklerini yap. Anlattığın şey bir tür eğlenceye benziyor.

Hocam ben yer yer boş zamanı olan biriyim, gencim ve cihad etmek istiyorum fakat
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman olmayan biri adına sadaka verilmez. Bir yolla o parayı iş yerine veya sahibine ulaştırmalısınız. Hacdan geldikten sonra da olsa böyle yapın.

Hocam ben yurt dışında yaşıyorum. Çalıştığım yerden bazı şeyler eve getirip kull
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.

Hocam ben bir camide imamım. Aynı camide müezzin de var. İkimiz de resmi görevli

ahlak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min bir hanım nerede bulunursa bulunsun imanı ve ahlakı ile bulunur. İmanını ve ahlakını koruma mücadelesi içerisinde bulunur. Karma ortam, senin imanını ve ahlakını zedelememelidir. Tükendiğini hissettiğin yer neresi ise orası senin bulunacağın mekân değildir. Bunu bilerek kabiliyetine göre tercih yapabilirsin. Din eğitiminde kabiliyetin varsa hafızlığı ve fıkhı, tıp eğitiminde kabiliyetin varsa tıbbı tercih edebilirsin. Kabiliyetine, ilgi alanına göre bir alan belirleyip tükenmeden, erimeden yol almak esas olandır. Allah'a emanet olasın.

Hocam ben on sekiz yaşında bir kız kardeşinizim. Bu sene nasip olursa üniversite
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Esasen tasavvuf bir ilim dalından çok DİNİ HER ALANINDA DAHA İYİ YAŞAMA arzusudur. Dolayısıyla onu bir alana sıkıştırmanın anlamı olmayabilir. Genel olarak İhya-ı Ulumuddin benzeri kitaplarda bir ahlak konusu gibi dağıtılmış görüldüğünden öyle zannedilmiş olabilir.

Hocam akait derslerinin “Ahlaki Hükümler” bölümünü alırken neden tasavvuf öğreti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanlığın tek ölçüsü Kur’an’dır. Herkesin Müslümanlığı yaşadığı Kur’an kadardır. Kur’an bir kenara bırakıldıktan sonra, Müslümanlığın değeri olmaz. Gözle görülüp, elle tutulacak ölçülerden söz edeceksek, genel olarak Müslümanlığın insanda görülmesi gereken karakterleri şunlardır: -İyi Müslüman salih amel yapan insandır: Salih amel, Allah’ın razı olduğu ve insanlığa yararlı olan işlerin adıdır. İbadet, infak, insanlığa faydalı bir sanat ve benzeri işler salih ameldir. -İyi Müslüman niyeti Allah rızası olan insandır: Allah için olmayan hiçbir işin değeri olmayacağı için, salih bir amel de yapılmış olsa ahiret ölçülerinde değersizdir. Onun için Müslüman, tarlasını ekerken dahi Allah rızasını amaçlar. O takdirde de kargaların tarlasından yediği bile onun hanesine sevap olarak yazılır. Kediye verdiği bir lokma ona sadaka olur. Allah rızası dışında neyi kast ederse etsin, velev ibadet görüntülü bir iş yapmış olsa dahi yaptığı boştur. -İyi Müslüman ilim sahibidir: Dinini yaşayacak kadar din ilmi, hayatını izzetli bir şekilde yaşayacak kadar beşeri ilim sahibidir. Cehaleti asla kabullenmez. Beşikten mezara kadar ilim peşindedir. Yaşlanması veya aciz düşmesi ilim yolundan geri koymaz onu. Çünkü o ilimle Allah’ın rızasını ummaktadır. -İyi Müslüman bir sosyal faaliyet içindedir: İnsanlığa faydalı herhangi bir işte muhakkak bulunur. Dernekte bulunur, vakıfta bulunur. Mahalle mescidini temizler. Düşkünlere yardım eder. Hasta ziyaret eder. Sokağını temizler. Kendinden küçük yaştakilere ilim öğretir. Ama muhakkak bir faaliyette bulunur. Bulunduğu faaliyetten maddi çıkar beklemez. Allah için yapar yaptığını. -İyi Müslüman tevekkül sahibidir: İnsan olarak yapabileceğini yapar. Onun görevi bittiyse, gönlü rahat uyur. Olanda hayır vardır diye bekler. Allah’ın işinde hikmetler arar. Ama bunu tembelliğine kılıf yapmaz. -İyi Müslüman günah ortamında durmaz: İyilerle beraber olmaya çalışır. Günah işlenen yerlerden kaçar. Her şeye rağmen bir günah işlerse derhal tevbe eder. Günahları biriktirmez. Allah’ın iyi kullarını sever. Günahkâr kullarından ve kâfirlerden nefret eder. -İyi Müslüman Kur’an hizmetkârıdır: Onu okur ve onunla amel eder olduğu gibi, onu öğreten, yayılmasına çalışan biri olarak yaşamaya gayret eder. Kur’an için ne yaptım sorusu onun zihninde her gün sorgulanan bir soru olarak kalır. Kur’an’a hizmetten doymaz. -İyi Müslüman iyiliği emreden kötülükten alıkoyandır: Sadece kendisinin iyi olmasıyla yetinmez. İyilik yayılmazsa kötülüğün yayılacağını, kötülük yayıldıktan sonra da “iyi” olmanın yeterli olmayacağını bilir. İyilerin en tabii mücahidi olmaya çalışır. Allah’tan başkasından çekinmez. Kınayıcının kınamasına aldırmaz. -İyi Müslüman ahlaklıdır: İslam’ı temsil etmenin kimlik kartında “Müslüman” yazmasıyla olmayacağını bilir. Yürüyen Kur’an, yürüyen hadis olmaya çalışır. Ahlakı da İslam toplumunun ahlakıdır. İthal ahlakı, yabancı kültürü etkin görmez. -İyi Müslüman iyi bir eştir: Eşine karşı “iyi” olmanın Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin karakteri olduğunu, karakterde ona benzemedikçe, iyiliğe ulaşılamayacağını bilir. İyi eş olmak için eziyete katlanır. Sabreder. Sabrının karşılığını da Allah’tan bekler. -İyi Müslüman çok çocuk yetiştirir: Ümmete yapılabilecek en büyük hizmetin insan yetiştirmek olacağını bildiğinden, ne kadar çok çocuk yetiştirirse, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin onunla o kadar övüneceğini bilir. Çocuk yetiştirmeyi cihad mertebesinde görür. -İyi Müslüman boş işle ilgilenmez: Kendisini ilgilendirmeyen işlerle uğraşmamanın iyi Müslümanlık olduğunu bilir. -İyi Müslüman dengeli insandır: Onun ibadeti işini, işi ibadetini ezmez. İbadetinde ciddi ve yoğun olduğu gibi günlük maişetinde de ciddi ve yoğundur. Namaz kıldığı için işini aksatmaz. İşi olduğu için namazını savsaklamaz. Dünya ile ahiret arasında tam bir denge kurar. -İyi Müslüman mücahittir: Malıyla cihad eder. Bedeni ile cihad etmesi gereken yerde de bedenini Allah yolunda feda etmeye hazırdır. Can gerektiğinde de canını verir. -İyi Müslüman çok dua eder: Sadece namazlardan sonra veya hatimlerin ardından dua etmekle ya da dualara âmin demekle yetinmez. Namaz gibi, duaya da vakit ayırır. Çok dua eder. Sürekli okuduğu dua kitabı vardır. Dilini duadan kuru tutmaz. -İyi Müslüman muhasebe yapar: Hesaba çekilmeden kendini hesaba çekmesini bilir. Hatalarından dolayı helallik istemesi gerekiyorsa helallik ister. İstiğfar etmesi gerekiyorsa istiğfar eder. -İyi Müslüman ümmetinin dertleriyle ilgilenir: Onun ırkı, köyü din kardeşlerini ihmal etmesine neden olmaz. Kadından iki türlü hizmet beklenir. Birincisi kadının, erkeğinin iffetini koruması, onun cinsel ihtiyaçlarını tatmin etmesi ve bu cinsel ihtiyacın tabii bir sonucu olarak eşine çocuk vermesi hizmetidir. İkinci hizmet de, bugünkü evliliklerin neredeyse tamamen özdeş anlamı hâline gelen ev hizmetleridir. Bu hizmetler evi süpürmekten yemek pişirmeye, bulaşığa ve benzeri erkeğin “yapmayacağı” kabul edilen hizmetlere kadar uzanmaktadır. Kadının birinci hizmet türünün tartışılması gerekmiyor. Zaten evlilik esasen birinci türdeki hizmetler için vardır. İkinci türdeki hizmetlere gelince, bu türdeki hizmetler için ümmetin müçtehitlerinin iki görüş beyan ettiklerini görüyoruz. a- Büyük çoğunluğu oluşturan müçtehitlere göre kadın, kocasının ikinci türdeki hizmetlerini görmek zorunda değildir. b- Hanefi mezhebindeki müçtehitlerin içtihatlarına göre ise kadının erkeğinin ikinci türdeki hizmetlerini de görmesi dinen vazifesidir. Ancak onların getirdiği “dinen vazifesidir” kaydı, meselenin hukuka intikal etmesi durumunda kadına bir mecburiyet getirilemeyeceğine de işaret etmektedir. Ortada şöyle bir durum vardır: Kadına, erkeğinin bulaşığını yıkamayı, evini süpürmeyi, tarlasında çalışmayı emreden bir âyet ve hadis yoktur. Evet, pek çok hadiste kadının çalışmalarından, iş yapmasından söz edilmektedir ama onlar, açık bir ifade ile kadına çalışmayı emretmemektedir. Hâlbuki kadının birinci türdeki işiyle alakalı birden çok âyet ve hadis vardır ve onlar gayet açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu durum, müçtehitlerin farklı içtihatlarda bulunmalarına neden olmuştur. Bir aile içinde erkek ve kadın, neyi ne kadar yapacaklarına dair hukuki istinatlara başvurduktan sonra o ailede, İslam’ın insanlardan beklediği aile ciddiyeti bulunamaz. Meseleye vacip midir Sünnet midir mantığından önce, aile istikrarı için hangisi gereklidir şeklinde bakmak gerekiyor. Şeriatımızın kurduğu dengenin formülü şudur: Marûf ölçüsünde iş yürütmek. Marûfun en net ifadesi, karşındakini takdir etmek, kendin için istediğini onun için de istemek, kendin için hoşlanmayacağına onun için de razı olmamaktır. Buna insanlık da diyebiliriz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, “Âişe yemek yap, su ver.” gibi ifadeler kullandığını, eşlerinin de ona hizmetten zevk aldıklarını görüyoruz. İş resmiyete döküldükten sonra, bir evde haklı yoktur. Anlayış ve fedakârlık ise huzurun kaynağı, bereketin kendisidir. Buharî’nin rivayet ettiği meşhur “Hepiniz çobansınız.” hadisinde de kadın için “Kadın da eşinin evinde çobandır.” ifadesi iyi düşünülmelidir. Evet, kadına evde iş görmeyi emreden âyet yoktur, hadis yoktur ama başta Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hanımları annelerimiz olmak üzere, ashabın kadınları un öğüttüler, yemek yaptılar, çamaşır yıkadılar, hayvanların bakımlarını yaptılar. Bunları da doğurdukları beş, on çocukla beraber yaptılar. Âişe annemiz radıyallahu anha, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden söz ederken: “Evinin işine yardım eder, namaz vakti geldiğinde de namaza çıkardı.” demiştir. Meselenin ruhu buradadır. Allah rızası için yapılan, içine dünyalık bir maksat karışmayan her iş değerlidir. Yeter ki Allah için yapılmış olsun, usulüne uygun yapılmış olsun. Bu ibadettir, değerlidir. Ancak; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin şeriatına aykırı olan bir işten sevap beklenecek, ibadet maksatlı bir iş çıkmaz. Bu kuralımız olsun.

Hocam örnek Müslüman bir kadın nasıl olmalıdır, nelere dikkat etmelidir? Kocasın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbimiz Kitab'ında bu sorunun cevabını şöyle veriyor: “Cinler ve insanları ancak kulluk etsinler diye yarattım.” Cevap bellidir: Kulluk! Kulluk nedir peki? Her şey Allah ile Allah için olacak. Medeni hallerden ticarete, ziraattan siyasete, ibadetten ahlaka kadar her şey bu çerçevede olacak: Allah ile Allah için. Bunu sağlamak nasıl mümkün ise onu yapmanın adı da cihat olacak. Şeytan bunun gerçekleşmemesi için uğraşan en büyük düşmanımız olduğuna göre en büyük cihadımız da ona karşı yapılacak. Bunun için varız.

Hocam sizce bir Müslümanın hayat amacı ne olmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kesinlikle böyle bir ayrım yapılamaz. Başı örtmek Allah’ın kesin emridir. Hakkını vermek ise başka bir emirdir. Biri olmuyor diye diğerinden vazgeçemeyiz. Bu bir şeytan tuzağı olur aman dikkat edin.

Hocam başörtüsü kullanıp hakkını verememek mi yoksa hak etmek için davranışları,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen, öncelikli olarak o beğenmediklerin gibi olmamak ve sürekli ilerlemek için uğraşmalısın. Hâline şükretmelisin. Sürekli kendine ve onlara dualar etmelisin. Senden nasihat isteyenlere özellikle nasihatler edip ilgilenmelisin. Seninle cedelleşen olursa ondan uzak durmalısın. Sabretmelisin. Konuştuğunun, sustuğunun, sabrının karşılığını Allah'tan beklemesini bilmelisin.

Hocam biz toplamda on kardeşiz. On kardeş içinde en küçüğü ve bekâr olanı benim.

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.