Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yer yer boş zamanı olan biriyim, gencim ve cihad etmek istiyorum fakat buna ne maddi durumum ne de içinde bulunduğum durum yurt dışına çıkıp da insanları imana davet etmeye el vermiyor. Yaşadığım şehrimde insanlarımı gaflette görüyorum, bu yüzden binlerce zarf alıp hepsinin içine Allah’a teslim olmaları, İslam’ı yaşamaları, imanları varsa namaz kılmayı öğütlemeyi ve mezar-kabir hayatını hatırlatacak yazılar yazıp tanımadığım esnaf dükkânlarına birer tane bırakmak istiyorum. Bunu planladım ama henüz yapmadım, yanlış bir şey yapmak ve insanları soğutmak istemem hocam, sizin düşünceniz nedir bu konuda?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu mantıkla insanlar namaz kılmıyor diye namazdan da mı soğuyacaksınız? Böyle düşünmeyin. Bunun yerine tam cihadın ortasına düşmüşüz diyerek sevabınızı artırmaya çalışın. Öncelikle imanınızı ve insanlığınızı koruyun. Bu sizin birincil hedefiniz olsun. İkinci olarak da siz bulunduğunuz yere ağırlığınızı koymaya çalışın. En azından bunun için çırpının. Allah sizi gayret ederken görsün. Ayrıca bulunduğunuz şehirde sizin derdinizle dertlenmiş vakıflar dernekler var. Sırayla onları da takip edebilir ve erimekten kurtulabilirsiniz. İbadetlerinizi yoğunlaştırın. Orada kimse yoksa siz varsınız biiznillah.
Allah Teâlâ seni muhafaza buyursun, ümmetin güçlü bir fidanı olarak seni yaşatsın. Asıl düşüncen bugünün olsun. Bugün imanı güçlü, enerjisi taze bir genç olarak kalmaya bak. Bunu öncelikli yap. İlerideki bir planı tasarlarken bugün şeytanın maazallah avucunda erime tehlikesi yaşama. Önce bugün. Yarın ise babanın teklifine de hazır ol yeni bir açılıma da. Eğer sen o güne kadar bu iradeni sarsmadan kullanabilirsen o gün biiznillah en iyisini yapmaya muktedir olabilirsin. O güne gelinceye kadar güçlen. Bulunduğun alanı zorla toparlayan değil hakkını veren biri olarak sürdür. Hiçbir işte zayıf kalmaya hakkımız yoktur. Allah’a emanet olasın.
Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.
Öncelikle, Allah’ın rızasını gözeterek haramdan sakınma hassasiyetiniz çok kıymetlidir. Bu, imanınızın güçlü olduğunu gösterir. Ev arkadaşınızın yaşam tarzından uzak durun. Onu uyarmışsınız ancak düzelmiyorsa bu konuda daha fazla zorlamanıza gerek yoktur. Eğer mümkünse farklı bir ev arkadaşı bulmaya çalışın. Kendi özel alanınızı koruyun, haram ortamına maruz kalmamaya dikkat edin. Zinadan kendinizi korumaya çalışın. Bunun için ibadetlerinizi artırın, özellikle namazı terk etmeyin ve Kur’an okumaya devam edin. Kendinizi yalnız bırakmayın, güvenilir ve dindar arkadaşlar edinin. Boş zamanlarınızı verimli kullanın, spor, ilim, mesleki gelişim gibi alanlara yönelin. Allah’tan yardım isteyin. İlmî ve dini sohbet halkalarına katılın.
Kimseye yardımda da bulunmayın böyle bir yer de açmayın. Biz camilerde bile nasıl hatasız olabiliriz diye endişelenirken sizin hayalinizin konacak bir yeri yoktur. Asla tavsiye etmeyiz size. Hangi zamanda yaşadığınızı zannediyorsunuz siz? Daha ev eksenli ve daha kadınca işler yapmaya bakınız. Allah yardımcınız olsun, size niyetlerinizin güzellerini ihsan etsin.
Aleykümselam.Asıl endişe etmeniz gereken durum, bu düşüncenizdir. Şeytan becerip sizi, derin düşünme oyunuyla oyalıyor. Düşünmeyin bir süre bunları. Kibir, riya ne olursa olsun kulluğa devam etmeyi kararlaştırın ve tatbik edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu konu, elimizde ayrıntısı hakkında sahih ve sarih bilgimiz olmayan konulardandır. Size aktarabileceğimiz bir bilgiye sahip değiliz.
Dul kadının evlenmesi diye bir şart yoktur. Ne zaman ve nasıl evleneceğine kendisi karar verir. Gerekli gördüğünde evlenir, gerekli görmezse evlenmez. Bu kadardır. Şu var ki, gereklilik veya aksi ile alakalı kararı çok geniş bir açıdan bakarak vermek gerekir. Biyolojik ihtiyaçlar, maddi beklentiler ve çevre gibi faktörlere önem verilerek karar verilmelidir.
Namaz dinimizin direğidir, namazsız Müslümanlık olmaz. Siz namazı hafife almak gibi bir meyliniz olmadığına göre namazı gevşek tuttuğunuz için münafık olmanız gerekmez ama böyle bir hastalığın münafıklık olabileceğini bilmeniz gerekiyor. İşinizi ve vaktinizi namaza göre ayarlamaya çalışacaksınız. Böyle bir gayret de sizin için sevap olacak inşaallah. Gayret edin, didinin ama yılmayın.
Dişlerin etrafında kendiliğinden oluşan tabii kirler tabaka oluştursa bile gusle mani olmaz. Sonradan sakız gibi yapışan bir şey için engelden söz edilebilir. Dişlerinizi o şekilde bırakmanızın ise doğru olmayacağını bilmelisiniz.
Böyle bir tereddüt o kızla evlenmenize manidir.
Haram üzerinden asla sadaka olmaz. Bile bile öyle bir kazancı sadaka olarak vermek istihza anlamı barındıracağı için iman açısından tehlike bile oluşturabilir. Haram karışmış bir mal ise böyle değildir. Tamamı haram olan bir maldan sadaka vermek açısından bunları söylüyoruz.