Fetva Meclisi
Soru
Faiz ve içkiden kazanılan parayla sadaka verilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Emekli maaşı veya ek sabit bir kazancı gibi geliri olan ve Allah’a tevekkül konusunda fitneye kapılmayacağı kanaati olan birisi hayatta iken bütün malını sadaka olarak verebilir. Bunun için de sağlığı yerine olmalıdır. Geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile bireyleri için sorun oluşmayacağına kanaat getirmelidir. Bütün malını sadaka veren birinin asıl maksadı aile bireylerinden intikam almak, onlara miras bırakmamak gibi bir maksat ise sadakası caiz olsa bile yaptığı iş meşru sayılmaz, sünnete aykırı bir iş yapmış olur.
Selamünaleyküm. Daha önce benzer bir soruya verilmiş cevap şöyledir: Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Faiz ve benzeri kullanımı helal olmayan bir para, onun sahibi durumunda olana haramdır. Üçüncü kişiler için bu haramlık yoktur. Onun sahibi, o parayı harcama yapmak zorunda olduğu bir alana harcadığında kendini kandırmış olur. Üçüncü bir kişiye verdiğinde ise üçüncü kişi için o para faiz parası değildir. Yalnız verirken sadaka olarak vermeyeceksiniz, haramdan sadaka olmaz. O verdiğiniz kişiye o haram para olmasa da o kadar bir para verecekti iseniz ve asıl paranızın yerine bu haram parayı veriyorsanız yine kendinizi aldatmış olursunuz.
Hayır, sadaka veren yapabileceği kadarı ile araştırıp sadaka verdi ise sadaka verilen kişinin yanlış uygulamalarının sadaka verene sakıncası yoktur.
Çalınmış paranın sadaka verilmesi helallik için yetmez. Sahibinin helallik vermesi gerekir. Ondan helallik istenecektir. Parası da geri verilecektir. Sahibi bulunamıyor veya bilinmiyorsa ya da sahibine öyle bir teklifle gitmek daha büyük sıkıntılara neden olacaksa o zaman sadaka vermek yeterlidir. Yine de istiğfar unutulmamalıdır.
Kazancının tamamı haram olanla kazancında haram olan arasında fark görüyoruz. Kazancı tamamen haram olanın malından yememek takvaya uygundur. Haram oranı arttıkça da yememe oranımız artmalıdır. Hediye de de durum aynıdır. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tıbbın objektif bir değerlendirme ile sıhhate zararlı bulduğu sabit olan bir şeyin kullanılması, satılması, reklamının yapılması caiz değildir.
Dişlerin etrafında kendiliğinden oluşan tabii kirler tabaka oluştursa bile gusle mani olmaz. Sonradan sakız gibi yapışan bir şey için engelden söz edilebilir. Dişlerinizi o şekilde bırakmanızın ise doğru olmayacağını bilmelisiniz.
Namaz dinimizin direğidir, namazsız Müslümanlık olmaz. Siz namazı hafife almak gibi bir meyliniz olmadığına göre namazı gevşek tuttuğunuz için münafık olmanız gerekmez ama böyle bir hastalığın münafıklık olabileceğini bilmeniz gerekiyor. İşinizi ve vaktinizi namaza göre ayarlamaya çalışacaksınız. Böyle bir gayret de sizin için sevap olacak inşaallah. Gayret edin, didinin ama yılmayın.
Bir kere kaynağında Arapça farkı çok önemlidir. Bunu tespit ederek devam edelim. Benim şahsi kanaatim ne orası ne burası sonuç değildir. Talebenin beklentisi ve himmetidir sonucu belirleyen. Mustafa Sabri Efendi, Kevseri rahimehumallah dışarıyı hiç görmeden dışarıdakilerden üstün meziyetlere sahip oldular. Hindistan Arap değildir ama Arap ülkelerinden hatta Ezher'den bile iyi eğitim alınabiliyor oradaki bazı kurumlarda. Himmet ve beklenti meselesi olarak görüyorum bunu. İlave bir izah olarak şunu da zikretmeliyim: İlahiyat fakültelerinde gereksiz denebilecek ders oranı çok fazladır. Bu da önemli bir konudur. İkinci bir izah da şudur: İlahiyat fakülteleri ahlâk ve erkek/kadın ilişkileri açısından ağır bir risk taşımaktadır. Tavsiyem ise Mekke'ye veya İstanbul'a göre değil talebeye göredir. Allah Teâlâ muinimiz olsun.
Eğer gerçekten Allah için bir iş yapmayı düşünüyorsan öncelikli olarak kendini yetiştirmelisin. Yıllarca medreselerde ilim tahsil edenler bile her şeyi yapamıyorlar, yaptıklarından netice alamıyorlar. Şeytan seni böyle bir işle oyalayabilir, dikkatli ol. Sen çevrendeki bir imama ya da bir derneğe git ve neler yaparsan faydalı olabileceğini soruştur, dediklerini yap. Anlattığın şey bir tür eğlenceye benziyor.
Bu konu, elimizde ayrıntısı hakkında sahih ve sarih bilgimiz olmayan konulardandır. Size aktarabileceğimiz bir bilgiye sahip değiliz.