Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 28 yaşındayım, annem ve babam vefat etti. 24 yaşında bir kızı sevdim, kızın annesi bana süt verdiğini söylüyor ama ne kadar ya da kaç defa verdiğini hatırlamıyor. Nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Haktan vebalden önce, bir benzerini kendin yaşayacağın hayata doğru yürürsün kızım.
Anne ve babanızın kesin tavır koyduğu bir işte sizin onlara aykırı olmanız mümkün değildir. Huzurunuzu ve neşenizi kaybedersiniz. Önce anne babanızla oturun, sizden ne istediklerini iki satırda net bir cümle olarak anlayın. Yani senin taviz vermen mümkün olmayan konu belli olsun. Bunu karşı tarafa götür. Onlarla da durumu görüş. Ama bu görüşmede aile büyüklerinden biri muhakkak olsun. Eğer onlardan bir esneme olursa ne ala. Olmazsa bu şu demektir: Senin evliliğin ölü bir doğum olacak. Hiç tereddüt etme ve bırak. Zira böyle başlayan bir evlilik uzun yıllar sürmez. Evet acı olacak ama daha huzurlu bir hayat için bu gereklidir. Bu süreci de iki hafta içinde bitir. Allah yardımcın olsun.
Babanızın savcısı gibi davranmanın olumlu bir neticesi size dönmez. Aksine siz daha çok üzülürsünüz. Öncelikli görevinizin çok dua etmek olduğunu bilmelisiniz. Ona hissettirmeden teknolojik olarak bir tedbir alabiliyorsanız onu da yapın ama bir kız evladı olarak bu konuyu babanızla yüzleşmeye neden olacak şekilde sürdürürseniz kanaatimiz odur ki şeytan bir taşla iki kuş vurmuş olur. Zaten babanızı avucunun içinde tutuyordu. Bir de sizinle arasına savaş sokarsa bundan çok mutlu olur. Allah yardımcınız olsun.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Annenin yirmi dört ayı dolmadan önce süt emzirdiği çocuk senin kardeşindir. Onun kardeşleri ise senin kardeşin değildir.
Bir bayan psikoloğa gidip bu durumu görüşmelisin. Onun tavsiyelerinin seni rahatlatacağını umuyorum.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tıbbi bir zaruret bayan/erkek beraberliğinde bir ruhsat nedeni olabilir ama bilhassa diş hekimi için bunu söylemek gayet zordur. Eşinizi, onun hekimlik deprenişini kışkırtmadan ikna etmeyi denemelisiniz. Bu hususlarda şeytanın cirit atması çok kolaydır dikkat edin. Endişenizde haklısınız ama bunu evlenmeden önce konuşacaktınız ve yönteminiz kesinlikle hassas sözler ve tavırlarla olmalıdır.
Dul kadının evlenmesi diye bir şart yoktur. Ne zaman ve nasıl evleneceğine kendisi karar verir. Gerekli gördüğünde evlenir, gerekli görmezse evlenmez. Bu kadardır. Şu var ki, gereklilik veya aksi ile alakalı kararı çok geniş bir açıdan bakarak vermek gerekir. Biyolojik ihtiyaçlar, maddi beklentiler ve çevre gibi faktörlere önem verilerek karar verilmelidir.
Hayır, böyle bir şey bilmiyoruz. Tıbben sakınca oluşturan özel bir durum söz konusu olmadıkça böyle bir şey yoktur.
Bu konu, elimizde ayrıntısı hakkında sahih ve sarih bilgimiz olmayan konulardandır. Size aktarabileceğimiz bir bilgiye sahip değiliz.
Eğer gerçekten Allah için bir iş yapmayı düşünüyorsan öncelikli olarak kendini yetiştirmelisin. Yıllarca medreselerde ilim tahsil edenler bile her şeyi yapamıyorlar, yaptıklarından netice alamıyorlar. Şeytan seni böyle bir işle oyalayabilir, dikkatli ol. Sen çevrendeki bir imama ya da bir derneğe git ve neler yaparsan faydalı olabileceğini soruştur, dediklerini yap. Anlattığın şey bir tür eğlenceye benziyor.
Kibir dediğiniz sıkıntı TIP tahsili esnasında yaygındır. Böyle bir sıkıntıyı hissettiğinizde Kur'an okumayı artırın, dersleri bırakmanız çare değil. Öyle yaparsanız şeytan sizi hem derslerden geri bırakır hem de kibir kuyusuna atmış olur. Kur'an okuyun. Meal okuyun. Hadis okuyun. Bu sizi dengeleyecektir. Allah muvaffak etsin, kalbinizi huzur doldursun.