Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben ailemden ayrı bir şehirde üniversite okuyorum. Anne ve babanın bir evlat için ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum ancak babam beni çok seviyor ve her gün en az kırk dk. konuşuyoruz. Aramadığım günler olduğunda da kalbi kırılıyor. Tıp okuyorum bazen dersin yoğunluğundan unuttuğum oluyor. İki gün üst üste aramayınca küsüp kırgınlığını belirtiyor. Özlüyoruz aramayı unutma diyor. Onun kalbini kırarsam cennet yolumu kesmiş olurum ama her gün bu kadar uzun konuşmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Onu asla yok sayma! Senden yardım istediğinde yardım et. Aleyhinde konuşma. Periyodik zamanlarda ziyaret et, selam ver, gönlünü al. Daha ötesine de kendini zorlaman gerekmez.
Kızım, böyle BETERİN İYİSİNE RAZI OLMAK mantığını terk etmelisin. Hayat böyle yaşanmaz. En iyisini ara, en iyisini bulmak için gerekeni yap. Öncelikli olarak bir psikologla durumu değerlendirmeni tavsiye ederim sana. İbadetlerini artır ve ezber bildiğin yerleri kuvvetlendir. Her şeyi duyma ve görme. Göreceksin bir zaman sonra kendini daha huzurlu hissedeceksin biiznillah.
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Siz kendinizi babanıza veya annenize göre organize etmeyin. Onlara karşı iyi bir evlat olmanın gerekenlerini yapın, gerisini de onların sorunu olarak onlara bırakın. Düzeltemeyeceğiniz bir hatayı kendinize dert etmeyin.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Siz gençsiniz; hayatın renklerini bilemiyorsunuz/bilemezsiniz de. Her şey kitaplarda yazmıyor, hayat böyle yaşanarak öğreniliyor ne yazık ki. Bilhassa anne babanızın müdahili olduğu konularda sakın onlarla tartışmayın. Onlara akıl vermeye kalkışmayın. Sorduklarına cevap verin. Saygıda kusur etmeyin. Sizden küçük olanlara nasihat edin, ellerinden tutmaya çalışın. Örnek olmaya gayret edin. Sizden kötü bir örnek oluşturmayın.
anne konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ sizi niyetinizle mükâfatlandırsın, işinizi kolay kılsın. Size özellikle şunu hatırlatmalıyım: Bu mübarek duygunuzu ve temenninizi ucuza kaybetmeye karşı dikkatli olun. Hicret edebileceğiniz yerin neresi olduğunu merak ediyorum; gideceğiniz yerler size bulunduğunuz yeri aratabilir. Evet, bir ezan bereketi için çok şey feda edilir ama sizin beklentiniz olan nesil yetiştirme konusunda önünüzün açık olduğunu söyleyemeyiz. İyi düşünün, geniş araştırın. Tam bir istişareden sonra karar verin. Allah için yapacağınız böyle bir hicrete anne ve babalarınızın mani olmasına gelince durum şöyledir: Kadın olarak sizin anne babanıza sormanız gerekmez, eşiniz ne derse ona uymak zorundasınız. Anne babanızın söz hakkı yoktur. Eşinizin ise imanı açısından tıkandığını anladığında yapacağı hicreti anne babasının sözünü dinlemesi gereken bir durum değildir. Anne babayı başka nedenlerle ihmal etmeden hicretini yapabilir. Allah yardımcınız olsun.
Not defterine şu başlıkları yaz, o başlıkları da her ilerlediğin günde açmış ve geliştirmiş ol. Üniversitede veya iş ortamında KENDİNİ KORUMAYI esas al. İmanını, iffetini ve mü'min kimliğini koru. Bunlardan birini koruyamayacağını anladığında kesinlikle bulunduğun yer neresi olursa olsun orayı terk etmelisin. Bunları korudukça da sen koruma altındasın demektir, biiznillah ayağın kaymaz. Salih amel denebilecek işleri artır. En başta namaz ve Kur'an okuma senin hayatının vazgeçilmezleri olsun. Zikir yap. Kitap oku. Arkadaşlarının seni er veya geç kendileri gibi yapabileceklerini, en azından sana mikrop bulaştırabileceklerini hiç unutma. Arkadaş seçici ol. Aynı fakültede bulunmuş olman, arkadaş edinmen için yeterli olmamalıdır. Onun gibi olmayı özenebileceğin ile arkadaş ol. Arkadaşının da kıymetini bil. Sen onu, o seni Allah’a sevk etsin. Bedenini basit görme, bedenin sana Allah’ın emanetidir. Acıktığında ye. Yediğinde abartma. Vakti geldiğini anlayınca evlen, evlilikle inatlaşma. Evlenmek başta olmak üzere hayatın basite alınabilecek bir zamanı ve işi yoktur. Ona göre davran. İmanları ve karakterleri ne olursa olsun, ebeveynini ihmal etme. Hizmetlerinde ol, emirlerine kulak ver. İş yapacağın zaman “memur kafalı” dedikleri biri olmayasın. Mü'min basiretli ve iradeli biri olur. En iyi işi yapmaya gayret et. Mesela sen sınıf öğretmeni isen, senin elinde çocuklar mü'min bir kadının elinden geçtikleri belli olacak bir kıvama gelmelidirler. Allah’a tevekkülü hiç unutma! Kendini ona karşı bir şey yerine koyduğunda bitersin, şeytan seni un gibi öğütür de bitersin maazallah. İstişareyi ihmal etme. Mü'min, uzman, ihlaslı biri ile istişare et sürekli. Sabır silahındır ve sen sabrın kadar hız yaparsın. Dua et ve sabret.
Allah’ın emrini ihlal etmeyi emretmeye kimsenin hakkı yoktur. Anne babanın böyle bir emri olamaz. Olursa da o emre itaat edilemez. Nazik bir şekilde itaat edemeyeceğinizi söyleyin.
Verdiğiniz bilginin yüzeyinden anlaşılan bu evliliğin yanlış olduğudur. Size tavsiyemiz, bu kişilerin onlara en yakın müftülüğe gidip resmi bir ağızdan bilgi almalarıdır. Meselenin ciddiyeti bakımından ve müftülüğün girebileceği ayrıntıların yardımı ile çözüm daha kolay olabilir.
Allah Müslümanlığınızı size mübarek kılsın, elinizi ve dilinizi korusun. Ayağınızı sabit tutsun. Babanızın durumu onun da mü'min olduğu şekline anlaşılıyor. Siz öncelikle babanıza imanını açıklamasını telkin etmeye çalışın. O hayatta iken ikinci kişileri imanına şahit tutmaya çalışın. Ölünce de babanızın iman edip öldüğünü yaymanız gerekir. Becerebilirseniz onun mü'min gibi defnedersiniz. Beceremezseniz yapacak bir şeyiniz yoktur, siz mü'min arkadaşlarınızla cenazesini kılarsınız. Allah Teâlâ annenize de iman nasip etsin.
Annenize karşı yaptığınız yemini bozun. Bunun için de keffaret ödeyin. Ya on fakiri yedirin veya giydirin ya da bunu imkânınız olmadığı için yapamazsanız üç gün oruç tutun.