Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben ders çalışmak için bir arkadaşımdan görsel hafıza teknikleri ile ders anlatan bir uygulama aldım. Başkaları bu uygulamayı ücretli alırken ben arkadaşımdan ücretsiz almış oldum bu durumda ücretli alanların veya maddi durumu olmayıp da alamayanların hakkına girmiş olur muyum? Şimdiden Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin alacağınız ücretin daha azını başka hocalara verip aradaki farkını sizin almanız şeklindeki bu uygulamanız şu şartla caizdir: Öğrenciler özellikle öğretmen siz olacaksınız diye bir şart koşmadılarsa siz bunu yapabilirsiniz. Öğrenciler sizi öğretici olarak görmek istiyorlarsa ya şarta uyacaksınız ya da yeniden anlaşma yapacaksınız.
Kur'an öğretecek kimsenin bulunmadığı bir ortamda Kur'an öğretmek için ücret almak caiz olmaz. Bunun dışında Kur'an öğretmekten, hafızlık yaptırmaktan ücret almakta sakınca yoktur. Mübarek olsun.
Siz, sözleşilen saatte ve yerde bulunduktan sonra karşı tarafın gelmemesi sizin hakkınızın doğmasını engellemez. Alacağınız ücreti ders yapmış gibi alabilirsiniz.
Fazla alsalardı gidip istemen nasıl hakkın idi ise eksik almalarına karşı senin eksiği götürüp tamamlaman da onların hakkıdır. Mü'min kendisi için razı olmayacağına diğer mü'min kardeşi için de razı olmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir şartınız yokken o size bunu ikram ederse kabul edebilirsiniz. Kabul etmezseniz daha doğru olanı yapmış olursunuz ama almanızda sakınca olmaz.
Online ders paketlerinin kullanımında emanet ve kul hakkı hassasiyetini gözetmek önemlidir. Hizmet sağlayıcının rızası yoksa şifre paylaşımı caiz olmaz. En doğrusu, hem sizin hem de arkadaşınızın bireysel olarak bu tür hizmetleri satın almasıdır. Şüpheli durumlardan kaçınmak her zaman daha faziletlidir. Allah Teâlâ işlerinizde kolaylık versin, sınavlarınıza ve atanma sürecinize muvaffakiyet ihsan etsin.
hak konusundaki diğer fetvalar
Bu bir kul hakkıdır. Ahirete gitmeden önce bu haktan kurtulmanız gerekir. Şöyle yapın: Böyle bir günah işlediğiniz için samimi bir tevbe yapın. Minibüs sahibini bulmaya çalışın. Ondan helallik isteyin verirse ne ala, vermezse istediği hakkını verin. Onu bulamazsanız varislerini bulun. Bu da mümkün olmuyorsa o gün cebinize haram olarak giren miktarı yaklaşık olarak da olsa tespit edin ve o miktarı bir fakire sadaka olarak verin. İnşaallah ahirete götürmezsiniz o hakları.
Haram bir işi icra etmiyor olduğu sürece müteahhitlik için asla haram diyemeyiz. O da helal bir meslektir. Mesela bir meyhane inşaatı veya faizli bir banka binası değilse söz konusu taahhüt bir sakınca iş olarak söz konusu değildir. Yalnız ülkemizde ve zamanımızda sürdürülen müteahhitlik mesleği üzerinde bazı hatalar da göz ardı edilemez. Özellikle kul hakkı boyutu ile bakıldığında bu meslek tehlikelidir diyebiliriz. Devletle bağlantılı ihalelerle ilgili olarak not düşmeye gerek yoktur zannediyorum, herkesin bildiği açık bir milyonların hakkı ile ölüp gitme riskinden söz edebiliriz. Diğer sivil olan müteahhitlikte ise insanların sınırsız zevklerine hitap edilen bir işte ne kadar hakkı verilerek bir iş yapılabilir bunu iyi düşünmek gerekiyor. Müteahhit kardeşlerimiz bitmiş işlerini satmalıdırlar. Söz verilerek yapılan işlerde daha sonra sorun oluşması ihtimali yüksektir. Bir bina yapımını örnek alacak olursak yüzlerce itiraz noktasından söz etmek mümkündür. Sözleşmeler çok ayrıntılı ve noter şartlarında yapılmalıdır. Akraba veya dost değil iş yapılan muhatap olarak bakılmalıdır herkese. Kul anlamasa da kulu yaratan anlıyor diye bilinmelidir. Bu inceliklere dikkat edilemiyorsa bu meslek tehlikelidir. Yarın Allah’ın huzurunda düşük kaliteli bir musluktan ötürü hesap vermek Müslüman için zordur. Bunu anlatmak istiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Yasaların size izin verdiği bir işi, hile ve aldatma olmadan yapmanızda hiçbir sakınca yoktur. Böyle bir kul hakkı oluşmaz.
Bir mü'min olarak kimsenin üzerimizde hakkı olmadan ahirete gitmek isteriz elbette. Allah Teâlâ hepimizi buna muvaffak kılsın. Bilerek ve bir sonuç getirecek hata yaptığımızda ikinci insanların bizde hakkı olur. Buna kul hakkı deriz. Hayat içinde kastımız olmadan, örf olarak “olabilir” kabul edilebilecek hataları ayaklarına gidilip helallik istenecek şeyler görmek abartı olur. Bu durumlar için “affedersiniz” güzel bir tepkidir ve yeterlidir. Allah’a emanet olunuz.
Salih insan: Allah’ın haklarını ve kulların haklarını yerine getiren, hata ederse de tevbe eden insan demektir. Dış görünüşü itibariyle böyle bilinen biri için “salih insan olduğunu umuyoruz” denir. İç âlemini Allah’a havale ederiz. Kıyamete kadar salih insanlar az veya çok bulunacaktır.
Bu örfi bir durumdur. Genel muhabbet ifadelerinden biri olabileceği gibi bir tuzak ifade de olabilir bu cümleler. Karşı tarafın ne anlayacağına göre belirlenebilir hüküm. Genel olarak bunu helallik saymak gerekir kanaatindeyiz.