Fetva Meclisi
Soru
Helallik isteyene; ‘yok bir zararı, boş ver canım’ desek bu bir helal etme sayılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Doğru olan ne için ve nasıl bir helallik talep edildiğini bildirmektir. Ama bir fitneden korkulursa umumi bir helallik de alınabilir.
Selamünaleyküm. Elbette, helallik istemelidir. Maddi bir konu ise onu iade etmelidir. Manevi bir hak ise ihlal ettiği konu için de helallik istemelidir.
Selamünaleyküm.Genel bir helallik, özel zararları telafi etmez. Helalliğin normal durumlarda, verilen zarar ölçüsünde alınması gerekir.
O kişi sizin söyleminizden zarar gördü ise muhakkak helallik almalısınız. Zarar görme söz konusu değilse, helallik istediğinizde sorun çıkarmayacağını zannediyorsanız yine helallik istemelisiniz. Helallik istemek yeni sorunlar üretecekse tevbe ve istiğfarla yetinebilirsiniz.
Normal olarak şöyle bilmeliyiz: Helallikten dönmek yoktur. Helallik veren sözünde durmalıdır. Eğer bir aldatma, hile ile helallik alma söz konusu değilse geri dönüş hakkı yoktur.
Gıybetten ötürü önemli olan helallik almaktır. Bunu dil ile yüz yüze yapmak diye bir şart yoktur. Helallik alın yeterlidir.
hak konusundaki diğer fetvalar
İş sahibinin işi helal bir iş ise onun işletme hatalarından ötürü işçisi sorumlu olmaz. İkaz edebileceği yönler olursa onu ikaz eder. Kendisi işini hakkıyla yapar, kazandığı helal olur.
Salih insan: Allah’ın haklarını ve kulların haklarını yerine getiren, hata ederse de tevbe eden insan demektir. Dış görünüşü itibariyle böyle bilinen biri için “salih insan olduğunu umuyoruz” denir. İç âlemini Allah’a havale ederiz. Kıyamete kadar salih insanlar az veya çok bulunacaktır.
İşçinize vermeniz gereken herhangi bir zorunlu ödemeyi zekâtla birleştirip vermeniz caiz olmaz. Yani işçinize beş yüz lira vermeniz gereken filan ödeme türünü zekât üzerinden verirseniz zekât yerini bulmaz. Öyle değil de sizin işçinize vermeniz zorunlu olmadığı halde onlara zekâtınızdan verirseniz onun sakıncası olmaz. Verdikleriniz arasında istediğiniz gibi bir fark oluşturmanızda da sakınca yoktur. Bu farkı da size hizmetlerine göre değil de ihtiyaç durumlarına göre belirleyin aksi takdirde bir nevi ücret değerlendirmesi yapmış gibi olabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Haram bir işi icra etmiyor olduğu sürece müteahhitlik için asla haram diyemeyiz. O da helal bir meslektir. Mesela bir meyhane inşaatı veya faizli bir banka binası değilse söz konusu taahhüt bir sakınca iş olarak söz konusu değildir. Yalnız ülkemizde ve zamanımızda sürdürülen müteahhitlik mesleği üzerinde bazı hatalar da göz ardı edilemez. Özellikle kul hakkı boyutu ile bakıldığında bu meslek tehlikelidir diyebiliriz. Devletle bağlantılı ihalelerle ilgili olarak not düşmeye gerek yoktur zannediyorum, herkesin bildiği açık bir milyonların hakkı ile ölüp gitme riskinden söz edebiliriz. Diğer sivil olan müteahhitlikte ise insanların sınırsız zevklerine hitap edilen bir işte ne kadar hakkı verilerek bir iş yapılabilir bunu iyi düşünmek gerekiyor. Müteahhit kardeşlerimiz bitmiş işlerini satmalıdırlar. Söz verilerek yapılan işlerde daha sonra sorun oluşması ihtimali yüksektir. Bir bina yapımını örnek alacak olursak yüzlerce itiraz noktasından söz etmek mümkündür. Sözleşmeler çok ayrıntılı ve noter şartlarında yapılmalıdır. Akraba veya dost değil iş yapılan muhatap olarak bakılmalıdır herkese. Kul anlamasa da kulu yaratan anlıyor diye bilinmelidir. Bu inceliklere dikkat edilemiyorsa bu meslek tehlikelidir. Yarın Allah’ın huzurunda düşük kaliteli bir musluktan ötürü hesap vermek Müslüman için zordur. Bunu anlatmak istiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Bu bir kul hakkıdır. Ahirete gitmeden önce bu haktan kurtulmanız gerekir. Şöyle yapın: Böyle bir günah işlediğiniz için samimi bir tevbe yapın. Minibüs sahibini bulmaya çalışın. Ondan helallik isteyin verirse ne ala, vermezse istediği hakkını verin. Onu bulamazsanız varislerini bulun. Bu da mümkün olmuyorsa o gün cebinize haram olarak giren miktarı yaklaşık olarak da olsa tespit edin ve o miktarı bir fakire sadaka olarak verin. İnşaallah ahirete götürmezsiniz o hakları.
Arkadaşınız kendisine ait bir şeyi size verebilir. Ona “kimseye vermemesi” konusunda bir şart koşulmamış ise onun size vermesinde sakınca olmaz.