Fetva Meclisi
Soru
Salih insanlar kimlerdir? Bu zamanda böyle insanlar var mıdır? Şu kişi salih insandır diyebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Delili bir hastalıktır, Allah hepimizi muhafaza buyursun. Delirene teklif yoktur, bir şeyden mesul değildir.
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olacağı her iş bir SALİH AMEL’ dir. Bu iş direk ahiretle alakalı olabileceği gibi bir bölümü dünyalık olan bir iş de olabilir.
İnsanın salihliği arttıkça rüyasının doğru olmaya yakınlığı da artar. Fakat kâfir de rüya görebilir ve gerçek olarak çıkabilir. Fakat kâfirin rüyasının doğru olması nadirattan olur. İyi mü'minin gördüğü rüya için de kesin ve net bir sonuç beklemek yanlıştır. İhtimaller üzerinden yol alınan bir durumdur rüya durumu.
Sahih bilgi kaynaklarımızda Sa'lebe radıyallahu anh ile alakalı öyle bir bilgi yoktur. Bunun büyük bir ihtimalle bir isim benzemesi ya da karışıklığı olması söz konusudur. Sahih ve sarih olmayan bilgilerin peşine takılmak doğru değildir. Allah'a emanet olunuz.
Salih amel, dinin özüne uygun olarak Allah’ın rızasını kazanmak niyeti ile yapılan her iştir diyebiliriz. Böyle genel bir tanımdan sonra sayılabilecek pek çok iş salih ameldir. Örnek olarak: Allah’a iman, Her çeşidi ile namaz, Kabul olmuş bir hac, Anne babaya hizmet, Her çeşidi ile cihad, Allah için olan sevgi ve buğz, Kur'an tilaveti, Emanete sahip çıkmak, İnsanları affetmek, Doğru konuşmak, İnfakta bulunmak, Kimseye zarar vermemek, Yemek yedirmek, Selamı yaymak, İnsanlara yardım etmek gibi…
Selamünaleyküm. Tevbe etmeden kimsenin günahı silinmez. Tevbe edecek ve tevbesine Sadık kalacak!
hak konusundaki diğer fetvalar
Haram bir işi icra etmiyor olduğu sürece müteahhitlik için asla haram diyemeyiz. O da helal bir meslektir. Mesela bir meyhane inşaatı veya faizli bir banka binası değilse söz konusu taahhüt bir sakınca iş olarak söz konusu değildir. Yalnız ülkemizde ve zamanımızda sürdürülen müteahhitlik mesleği üzerinde bazı hatalar da göz ardı edilemez. Özellikle kul hakkı boyutu ile bakıldığında bu meslek tehlikelidir diyebiliriz. Devletle bağlantılı ihalelerle ilgili olarak not düşmeye gerek yoktur zannediyorum, herkesin bildiği açık bir milyonların hakkı ile ölüp gitme riskinden söz edebiliriz. Diğer sivil olan müteahhitlikte ise insanların sınırsız zevklerine hitap edilen bir işte ne kadar hakkı verilerek bir iş yapılabilir bunu iyi düşünmek gerekiyor. Müteahhit kardeşlerimiz bitmiş işlerini satmalıdırlar. Söz verilerek yapılan işlerde daha sonra sorun oluşması ihtimali yüksektir. Bir bina yapımını örnek alacak olursak yüzlerce itiraz noktasından söz etmek mümkündür. Sözleşmeler çok ayrıntılı ve noter şartlarında yapılmalıdır. Akraba veya dost değil iş yapılan muhatap olarak bakılmalıdır herkese. Kul anlamasa da kulu yaratan anlıyor diye bilinmelidir. Bu inceliklere dikkat edilemiyorsa bu meslek tehlikelidir. Yarın Allah’ın huzurunda düşük kaliteli bir musluktan ötürü hesap vermek Müslüman için zordur. Bunu anlatmak istiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Bu örfi bir durumdur. Genel muhabbet ifadelerinden biri olabileceği gibi bir tuzak ifade de olabilir bu cümleler. Karşı tarafın ne anlayacağına göre belirlenebilir hüküm. Genel olarak bunu helallik saymak gerekir kanaatindeyiz.
Bu bir kul hakkıdır. Ahirete gitmeden önce bu haktan kurtulmanız gerekir. Şöyle yapın: Böyle bir günah işlediğiniz için samimi bir tevbe yapın. Minibüs sahibini bulmaya çalışın. Ondan helallik isteyin verirse ne ala, vermezse istediği hakkını verin. Onu bulamazsanız varislerini bulun. Bu da mümkün olmuyorsa o gün cebinize haram olarak giren miktarı yaklaşık olarak da olsa tespit edin ve o miktarı bir fakire sadaka olarak verin. İnşaallah ahirete götürmezsiniz o hakları.
İş sahibinin işi helal bir iş ise onun işletme hatalarından ötürü işçisi sorumlu olmaz. İkaz edebileceği yönler olursa onu ikaz eder. Kendisi işini hakkıyla yapar, kazandığı helal olur.
Arkadaşınız kendisine ait bir şeyi size verebilir. Ona “kimseye vermemesi” konusunda bir şart koşulmamış ise onun size vermesinde sakınca olmaz.
İşçinize vermeniz gereken herhangi bir zorunlu ödemeyi zekâtla birleştirip vermeniz caiz olmaz. Yani işçinize beş yüz lira vermeniz gereken filan ödeme türünü zekât üzerinden verirseniz zekât yerini bulmaz. Öyle değil de sizin işçinize vermeniz zorunlu olmadığı halde onlara zekâtınızdan verirseniz onun sakıncası olmaz. Verdikleriniz arasında istediğiniz gibi bir fark oluşturmanızda da sakınca yoktur. Bu farkı da size hizmetlerine göre değil de ihtiyaç durumlarına göre belirleyin aksi takdirde bir nevi ücret değerlendirmesi yapmış gibi olabilirsiniz. Allah kabul etsin.