Fetva Meclisi
Soru
Vaaz ve sohbetlerde anlatılan Sa'lebe kıssasının sıhhati hakkında bilgi verir misiniz? Bahsi geçen sahabe bedir ashabından olan Sa'lebe mi yoksa farklı bir şahıs mı? Kur'an ve sahih sünnette geçmeyen kıssalara yaklaşımımız nasıl olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sa'lebe radıyallahu anh Ensar'dan bir sahabidir. Bedir gazilerindendir. Bir sahabi için, Bedir gazisi için asla geçerli olmayacak bir olay, ona isnat edilmiştir. Sözü edilen bilginin hadis kriterleri açısından da tutulabilir yanı yoktur. Batıl bir hikâyedir. Yok sayabiliriz.
Selamünaleyküm. Gerek Peygamber aleyhisselam efendimiz ve gerekse diğer peygamberler hakkında Kur'an ve hadislerde geçmeyen bilgilerin doğruluğu veya yanlışlığı hakkında hiçbir tartışma yapmayız. Doğru olması muhtemel bilgiler olarak da görebiliriz batıl hikâyeler olarak da görebiliriz. Bizi sadece Kur'an ve Sünnet bağlar.
Tarihte sıradan birini konuşur gibi bir sahabiyi konuşuyorsunuz, gayet düşündürücü bir durumdur bu. Size bu düşünceden ve sözlerden uzak durmanızı tavsiye ederim. Andığınız isim bir sahabidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin eşlerinden birinin kardeşidir. Öyle veya böyle bu ümmetin önünde durmuş isimlerden biridir. Sıradan bir siyasetçi gibi değerlendiremezsiniz onu. Madem bizim önümüzdeki sahabe neslindendir, bizim onu amelleri ile beraber Allah'a bırakmamız gerekir. Doğrusu ve yanlışı ile yaptıklarının hesabının görüleceği bir yerdedir o şu anda. Biz ise o ve onun arkadaşları olan sahabilerin bütününe karşı edepli olmakla emrolunduk. Size tevbe etmenizi tavsiye ederim. Aklınızın almadığı olaylar ve konuları Allah'a havale edin. Böylesi daha makul olur.
Selamünaleyküm. Böyle yapabildiğinizi zannetmeniz başka şey, becerebilmeniz başka şeydir. Eğer becerebiliyorsanız ne ala, keşke herkes bunu yapabilse deriz! Ama becerebildiğinize siz karar vermemelisiniz, bir ilim ehli size 'becerebiliyorsunuz' derse sakıncası yoktur.
Böyle bir hadis çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Ama SAHİH hadisler arasında böyle bir hadis yoktur. Zayıf denebilecek rivayetleri de çok azdır. Bu nedenle, ashabın faziletini beyan bakımından kullanılabilir bir söz olmakla beraber dini bir belge olarak kullanılamaz.
Selamünaleyküm. Bu ifadenin sünnet'e dayanan bir aslı yoktur. Yaygınlığı ve anlamı itibarıyla hoş görülmüştür. İnşaallah sakıncası da yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tecvit, Kur'an'ı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem gibi okumak için yapılan çalışmanın adıdır. Belki ilk zamanda bir ilim olarak tecvit yoktu. Ama ulema, ağızlardaki kaliteyi kurallaştırmak için tecvidi ilim haline getirmişlerdir.
Hacamat sabit bir sünnettir. Tıbben mani bir durum yoksa yaptırılabilir. Kadınların da hacamat yaptırmaları mümkündür. Hadislerde Ümmü Seleme radıyallahu anhanın hacamat için izin istediği ve yaptırdığı bildirilmiştir. Yalnız kadının, tıbbı aciliyet kesbetmeyen konularda eşinden izin alması gerekmektedir. Ayrıca hacamatı ortada bir acil tedavi olmadıkça erkeğin kadına yapması doğru değildir.
İkisini de anlayabilirsiniz. Özellikle camide cemaatle hangisi kılınıyorsa o anlaşılır. Ama 'vaktinde kılınan namaz' kazaya bırakılmadan kılınan namazdır.
Oy vermek, Allah katında hesabı verilecek bir iştir. Eşin emrine göre veya bir insanın tavsiyesine göre yapılmaz; Allah'ın hukuku dikkate alınarak yapılır. Eşinizin bilgisine itimadınız, ona ittiba etmenizi gerektiriyorsa o ayrı bir durumdur.
İki şeyden başkası yok: Evlenecek ve çevresini değiştirmeye çalışacak.
Namaza başlarken, özellikle uzun kollu bir gömleğin kollarını yukarı doğru sıvazlamak mekruhtur. Bunun dışında kısa kollu gömlekle namaz kılmanın bir sakıncası yoktur.