Fetva Meclisi
Soru
Hz. Muhammed s.a.v efendimizden önceki peygamberler hakkında Kuran ve Hadislerden başka bir bilgi kaynağı var mıdır? Gerek sanal internet ortamında gerekse yazılı basında bunlar hakkında çeşitli yazılar gözüme ilişiyor ve bunları okuyorum. Kuranda ve hadislerde çok az anlatılan peygamberler kıssalarından bu kadar detaylı bilgiler çıkarılabilir mi? Bu bilgilerin hangilerine itibar etmeliyiz? Kıymetli bilgilerinizi bizlerle paylaştığınız için siz ve ekibinizden ALLAH razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İsa aleyhisselamın inmesi ve Mehdi ile alakalı bilgiler hadis kitaplarında sağlam bilgiler arasında vardır. Kur'an'da bulunmaması bir bilginin yok olmasını gerektirmez. Dinimize ait olan pek çok husus Kur'an'da hiç bulunmadığı hâlde dini meselelerimiz arasında zikredilmektedir hatta inanılmaktadır. Herkesin kendisinden mesul olacağı bir diyara gideceğiz. Orada asırlardan beri kimin batıl bir hikâyeye inandığı kimin de batılın adamlarından etkilenerek ümmetini ayıpladığı belli olacaktır. O zamana da çok yoktur.
Peygamber aleyhisselam efendimizin ne denli övülürse övülsün, övülmekle bitmeyecek meziyetlerin sahibi olduğundan kimsenin şüphesi olamaz elbette. Ancak bu hususun, sanki onun ihtiyacı varmış gibi abartıldığı da maalesef doğrudur. Biz şöyle dengeli bir yol izleyebiliriz: a- Allah Teala onu, kitabında nasıl övdü ise onu olduğu gibi kabul eder, iman ederiz. Kesinlikle tartışmayız, tartışılmasını da imandan çıkmak olarak görürüz. b- Sahih ve sarih hadislerde ona dair aktarılan bilgileri de olduğu gibi kabul eder, onları da tartışmayız, tartışılmasına izin veremeyiz. c- Bunun dışında şairlerin, yazarların, ozanların sözleri ile Peygamber aleyhisselam efendimizi tanımaya ihtiyacımız olmaz. Onun sevgisinin ve kişiliğinin abartılmasının bir zafiyet olduğunu düşünürüz. Onu övmek için yalana, hileye baş vurmanın gereği yoktur. Hassasiyetinizi doğru buluyorum. Yine de siz, sanki başka şey kastediyormuş vesvesesine sebep olmamaya gayret edin. Allah Teala'dan onun şefaatine nail olacak amellere bizi muvaffak kılmasını dileriz.
Siyaset ve din konusunda hatta günlük hayat konularında internet asla güvenli bir ortam değildir. Dinimizle alakalı bir hususu sadece internete dayandıramayız.
Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.
Peygamber aleyhisselam efendimizin ilk dönemine ait bilgiler bile geniş ve açık bilgiler olmayabilir. Bizim vazifemiz, bize ulaşanlardan ders çıkarmak olmalıdır. Varaka ile ilgili bilginin varlığı veya yokluğu pratikte bize bir kazanç sağlamadığına göre üzerine düşmenin gereği yoktur. Zira o tür bilgiler sahih kitaplarda olmadığı için tatmin edici değildir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Peygamberler dâhil, hiç kimsenin bilgisi son bilgi değildir. 'Son bilgi, hakikatin ta kendisi olan bilgi' Allah Teâlâ'nın bilgisidir. - Musa aleyhisselam bilinen bir isimdir. Hızır olarak adlandırdığımız isim ise bizce kimliği ve durumu meçhul bir kuldur. Bilinenle bilinmeyen arasındaki bağlantı hakkında sadece Peygamber aleyhisselamdan gelen bilgilere itimat edebiliriz. Bu hususta da yeterli bilgi elimizde yoktur. Tahminler ve zanlarla dine etki edecek bir bilginin peşinde koşamayız. - Bizim için bağlayıcı bilgi kitaplara yazılan Kur'an, hadis ve onlardan zahiri yollarla içtihat edilerek alınan bilgilerdir. Daha ötesine gitmenin anlamı yoktur.
bilgi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, şu andaki 'telif hakkı' mantığını eski kitaplarımızda bulmak mümkün değildir. Yeni bir mesele olarak, kitaplarımıza girmiştir. Bu husus, muasır ulemanın görüş beyan ettiği, içtihat etmeye çalıştığı konulardandır. Bu nedenle âyet veya hadisle direk desteklenmesi mümkün değildir. Ama dolaylı yollarla âyet ve hadis desteği ile belgelendirilmektedir. Sizin belirttiğiniz yönü ise, size göre doğru olan bir mantığa dayanmaktadır. Nihayetinde bir içtihat meselesidir bu, ehli olan içtihat eder. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Telif hakkı sahibinin izin vermesi ile sınırlı bir durumdur bu. Paragrafının bile nakledilmesine izin vermeyen var, genel taşımaya izin vermeyen var. Üzerindeki kayıtlara göre uygulama yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm.Böyle bir bilgi vardır ama sahih hadis kitaplarında yoktur.
Selamünaleyküm. Kabiliyeti ve talebi olan birisini eksik göremeyiz. Hepimiz kusurlu oluruz yeter ki inatla batık olarak kalmayalım. Bu tavırların size karşı bir politika olup olmadığına bakın ona göre karar verin. Tespitinizde haklısınız, imkânsız değil ama erkeğin kadından yön alması pek zordur.
Selamünaleyküm. İman etme düzeyinde bilgi kaynağımız SADECE Kur'an ve Sünnet'tir. Bu iki kaynağın dışındaki bütün bilgi kaynakları, bizim için bir kültür niteliğindedir. Âlimlerin bu iki kaynaktan yola çıkarak ortaya koydukları bilgiler ise, bu iki kaynağa dayanma açısından güvenilirliği kadar bağlayıcıdır. Bir âlimin mücerret görüş belirtmesi bizim için hürmete şayan olabilir ama ASLA DİN OLMAZ. Bir âlimin görüşünün din olması başka şey, muhterem olması başka şeydir. İkisi arasındaki çizgi, iman konumuz olması veya olmaması çizgisidir. Bilhassa rüya ve benzeri bilgileri bu noktadan ele alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bilerek ve inatla bir hata yapmayın. Öğreteni bulunca önüne diz çökmeye hazır olun. İkaz edilince geri dönüş yapmayı bilin. Gerisine aldırmayın; şeytan sizi meşgul etmeye çalışıyor.