Fetva Meclisi
Soru
Hocam sık sık “salih amel” deniyor. Salih amel denince aklımıza neler gelmelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Şeriatın kurallarına uygun olan ve yapanın Allah’ın rızasını umarak yaptığı her iş ‘salih ameldir.’ Bu kurala göre salih amelleri, ibadetlerle sınırlamak doğru değildir. Belli bir rakamla tahdit etmek de doğru olmaz. Allah’a iman ve Allah’a imanın gereği olarak iman edilmesi gerekenlere iman, vaktinde kılınan namaz, kabul olunmuş bir hac, ana-babaya itaat, bütün çeşitleriyle cihad, Allah için sevmek-buğz etmek, Kur’an tilaveti, az bile olsa yaptığında süreklilik sağlamak, emin olmak, insanlara karşı affedici olmak, konuşmada doğruluk, infak, insanlara zararsız bir Müslüman olmak, yemek yedirmek, selamı yaymak gibi işler salih amellerin en belirgin örneklerindendir.
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olacağı her iş bir SALİH AMEL’ dir. Bu iş direk ahiretle alakalı olabileceği gibi bir bölümü dünyalık olan bir iş de olabilir.
Hayır olmaz. Bilakis güzel bir iş yapmış olursunuz. Buna dini literatürde “salih amelle Allah’a tevessül etmek” denir. Bu da dinimizin tavsiye ettiği amellerdendir. Fakirleri sevindirmek, onlardan dua talep etmek, ilim talebelerine destek olmak ve bunu yaparken “işlerim iyi gitsin, sıkıntılarım kalksın, belalar kalksın…” gibi niyetleri yapmakta sakınca yoktur.
Yaptığımız salih işlerin/ibadetlerin kabul olup olmamasını belirleyen ana ölçü namaz değil İMANDIR. İmanında sorun olmayan biri hangi ameli yaparsa onun ecrini alır, yapmadığının da azabını hak eder. Doğru olan budur. Şöyle bir ayrıntı zikredebiliriz: Namaz, ağırlık itibariyle bütün ibadetlerden önce gelmektedir. Namaz kılınmıyor ise onun oluşturacağı boşluğu diğer ibadetler dolduramaz denirse buna itiraz edilmez. Neticede bütün bu hesapları Allah Teâlâ yapacaktır. Tek doğruyu da o bilir. Lütfü ile hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. Âmin.
Sadece siz değil herkes için bu böyledir. Şeytan önce hiç yaptırmamayı teşvik eder. Başlarsanız riya için yaptırmayı teşvik eder. Onu da beceremezse, size yaptığı gibi dalga dalga tereddütler salar. Sizi yıldırır, yorar. Yapacağınız şey, ilk hamle ile devam etmektir. Aklınıza takılanlara takılmayın. Allah'a emanet olun.
Bir şeyin en iyisini ister, onu yapmaya çalışırız. Mü'min olmamız bunu gerektirir. Ama en iyiye ulaşmamız mümkün olmuyorsa, tehlikeye girmemek için en iyiden iyiye, iyiden biraz iyiye doğru tavizler vererek hedefe doğru yürümeye çalışırız. Mesela saliha bir kadın ararken zinayla karşılaşmaktansa saliha olmayan bir kadınla evlenmeye razı oluruz. Bir de özellikle evlilik konusu için şunu belirtmek gerekmektedir: İyiliği ve kaliteyi sadece karşıda aramak yerine kendimizi de iyilik ehli yapmaya gayret etmeliyiz ki, Allah'ın yardımını hak edelim. Allah'a emanet olun.
amel konusundaki diğer fetvalar
İçinde riyanın sıfır olduğu ameller yapmak hedefimiz olmalıdır, öyle bir amel yapmak için gayret etmeliyiz. Bu ise her zaman mümkün olmayabilir. Tamamı mümkün olmayanın ise elde edebildiğimiz kadarını yaparız. Sıfır riyalı yapamıyorsak, mümkün olan en az riya ile yapmak için gayret ederiz. Zamanla da bu engel aşılmış olur biiznillah.
Bu manayı farklı şekillerde ifade eden hadis sahihtir. Hadisin mesajı şudur: Allah Teâlâ, her insanın yaşadığı hayatı nasıl değerlendireceğini bilmektedir. O bildiğini de önceden yazmıştır. Kul, Allah Teâlâ yazmış olduğu için yapmaz yaptığını. Onun ne yapacağını önceden bildiği için yazmıştır Allah o kaderi. Dolayısıyla herkes yazılmışa doğru yürür. Bu ise, sorumluluğun kul üzerinde kalmasını gerektirdiği için kulun çalışıp gayret etmesi gerekir.
İrtidat etmek yani Müslüman iken Müslüman olmaktan çıkmak Allah muhafaza buyursun intihar etmek gibi bir beladır. Nasıl intihar eden fiziki yapısını ortadan kaldırıyorsa irtidat eden de manevi yapısını ortadan kaldırıyor demektir. Konuşulması bile ürkütücü bir durumdur bu. Bizi ve neslimizi Allah Teâlâ böyle bir afetten muhafaza buyursun. Bir Müslüman dinden çıkar sonra da tevbe edip geri dönerse âlimlerin önemli bir bölümüne göre eski yaptığı ibadetlere tekrar kavuşur yani Müslüman iken yaptığı ibadetler ondan silinmez.
Sabah namazına kalkamamanız iman eksikliği olarak değil de amel eksikliği olarak anlaşılmalıdır. Kendinizi kalkamamaya inandırmayın, öyle veya böyle kalkacağım diye azimli olun.
İnsanın dünyasına ve ahiretine faydası olan her ilim ilimdir. Bu ilimlerin bir noktada a olanı öbür noktada b olanı daha öncelikli olabilir. Temel itikat ve amel bilgisi konuları dışında ilimlere dengeli bir şekilde bakmamız gerekiyor. İtikadınız ve ameliniz için gerekli olan ilimden sonra siz hangisinde ilerlerseniz mübarek bir iş yapmış olursunuz. Yalnız bu sözleri gençlerden çok duyuyoruz ama bir zaman sonra sesleri duyulmaz oluyor. Aman heyecanınızı uzun soluklu tutun.
Dinimizi kendilerinden aldığımız Ashab-ı Kiramdan, dinimizin ayrıntılarını öğrendiğimiz fukahadan böyle bir şey bilmiyorum.