Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben kendi çabalarımla ilim öğrenmeye çalışıyorum ama riyaya bulaşıyormuşum gibi geliyor. İlmimi paylaşmak istediğim ortamda beğenisini kazanmak istediğim (nefsime engel olamıyorum) birisi var. Riyadan korktuğum için her seferinde niyetimi temizlemeye çalışıyorum. Ben bunu Allah için yaymak istiyorum diyorum. Amelim kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
a- Riyayı kastetmediğin ve tabii olduğun sürece bunu endişe etmen gerekmez. Özellikle teşhir ve farklılık isteği söz konusu olduğunda korktuğun başına gelebilir. Riyayı tamamen söküp atabilmek zordur, bir nevi mücadele alanımız olarak hep önümüzde olacaktır o sıkıntı ve biz kazanmak için gayret edeceğiz. Öz olarak böyle bil. b- Aklına geleni dilinle söylemedikçe ve elinle yazmadıkça endişe edecek durum yoktur biiznillah. c- İmanını güçlü tut. Hiçbir şekilde iman konularında tartışma ve esnek olma. Haramlardan uzak dur. Farzları ihmal etme. İffet ve ahlakını canın bil. Çevreni salihlerden oluştur. Ebeveynine karşı açık bir kusur işleme. Takatinin yettiğini ve kabiliyetine uygun olanı yap ve ihmal etme. Tembelliği kanser gibi bil, uzağında kal. Gerisini de merak etme. Allah yardımcın olsun.
Sadece siz değil herkes için bu böyledir. Şeytan önce hiç yaptırmamayı teşvik eder. Başlarsanız riya için yaptırmayı teşvik eder. Onu da beceremezse, size yaptığı gibi dalga dalga tereddütler salar. Sizi yıldırır, yorar. Yapacağınız şey, ilk hamle ile devam etmektir. Aklınıza takılanlara takılmayın. Allah'a emanet olun.
Bu belirttiğiniz örnekler riyadır. Bu örnekteki riyayı abartarak insanın imanı açısından risk olacak noktaya kadar gitmesi de mümkündür. Yalnız şunu bilmelisiniz: Biz tamamı imtihan olan bir hayat yaşıyoruz. Riya sakınmamız gereken bir sıkıntıdır. Ondan sakınacağız diye ibadeti ve mücadeleyi terk etmek de doğru olmaz. Ortasını bulabilirsiniz. Riyasız iş yapmayı hedefleyin. Ara sıra riya sızıntısında ise istiğfar edin. Bu süreç de sizin için bir eğitim olsun. Sonunda Rabbinizin rızasını kazanın.
Harama ve ahireti tehlikeye atmaya karşı ne aile ne de başka bir engel tanımamalısın. Evlenme için gerekli hazırlığı yap. Nasibin gelirse yola çık. Ailen seni anlamayabilir, sen kendini anla. Yalnız şuna dikkat et: Bu düşünceler seni kör bir evliliğe itmesin. Kırk kere ölçüp bir kere biçmeye çalış. Bu arada da anne ve babanla ölçülü ve nazik ol, haddini aşarak haklı olduğun bir işte haksız duruma girme.
Önce, yaptığın işin Şeriat'a uygun olup olmadığına bak. Şeriat'a uygun ise yaptığın, yaptığında ihlas kalitesini kollamaya çalış. Bunun ötesinde vesveseye düşmeyesin.
Aleykümselam. Ailevi tarz ve sizin yapınızdan kaynaklanan bu durum için iki şeye önem vereceğiz. Birincisi, kendinizi bu hususta yıpratmanıza gerek yoktur. Böyle oldu, düzelecek deyin. İkinci olarak da düzelmeyi zamana yayın. Bir yıl içinde olmaz düzelme, olsa da daha beteri olabilir. Arkadaş çevrenizi geniş tutun. Ahlâklı arkadaşlarla ilişkiniz çoğalsın. Allah yardımcınız olsun.
amel konusundaki diğer fetvalar
Bu manayı farklı şekillerde ifade eden hadis sahihtir. Hadisin mesajı şudur: Allah Teâlâ, her insanın yaşadığı hayatı nasıl değerlendireceğini bilmektedir. O bildiğini de önceden yazmıştır. Kul, Allah Teâlâ yazmış olduğu için yapmaz yaptığını. Onun ne yapacağını önceden bildiği için yazmıştır Allah o kaderi. Dolayısıyla herkes yazılmışa doğru yürür. Bu ise, sorumluluğun kul üzerinde kalmasını gerektirdiği için kulun çalışıp gayret etmesi gerekir.
Salih amel, dinin özüne uygun olarak Allah’ın rızasını kazanmak niyeti ile yapılan her iştir diyebiliriz. Böyle genel bir tanımdan sonra sayılabilecek pek çok iş salih ameldir. Örnek olarak: Allah’a iman, Her çeşidi ile namaz, Kabul olmuş bir hac, Anne babaya hizmet, Her çeşidi ile cihad, Allah için olan sevgi ve buğz, Kur'an tilaveti, Emanete sahip çıkmak, İnsanları affetmek, Doğru konuşmak, İnfakta bulunmak, Kimseye zarar vermemek, Yemek yedirmek, Selamı yaymak, İnsanlara yardım etmek gibi…
Kader, Allah’ın ilmî ezelisinde yaşanacak olayları bilmesidir. Bu manada kadere kasıtlı ve bilinçli bir şekilde küfredildiyse kişiyi dinden çıkarabilir. Çünkü kader, Allah’ın ilmi, kudreti ve takdiridir. Kadere sövmek, O’na sövmek gibidir. (Allah muhafaza) Ancak burada en önemli mesele niyettir. Anlık öfke, şok veya cinnet hali varsa, kişi bu sözün anlam ve sonuçlarını düşünmeden söylediği için dinden çıkmış sayılmaz. Zira kastın olması, yani bilerek ve isteyerek inkâr etmek gerekir. Eğer kişi söyledikten sonra pişmanlık duyuyorsa, kalbinde Allah’a karşı kin yoksa iman hâlâ içindeyse, bu bir zelle, bir ayak kaymasıdır. Her hâlükârda Kelime-i şehadet getir; iki rekât tövbe namazı kıl, samimi bir şekilde tövbe et. Şu duayı sıkça yap: “Allah’ım! Öfkem beni aştı, sen beni affet. Bilmeden ettiklerimden dolayı kalbim kan ağlıyor. Beni affet, beni bırakma, beni tut Ya Rab.” Sadaka ver, Kur’an oku, istiğfarı artır; kendini imanla, takvayla yeniden inşa et. Allah böyle bir felaketin tekrarından muhafaza buyursun. Kardeşim, iman, insanın en kıymetli hazinesidir. Onu kaybetme ihtimaliyle bile oynamak, ateşle oynamak gibidir. Şeytan böyle öfke anlarını fırsat bilir, seni daha büyük hatalara sürüklemek ister. Bu yüzden duygularını değil, aklını ve imanını merkeze al. Bir daha böyle bir sözü aklına bile getirme.
İrtidat etmek yani Müslüman iken Müslüman olmaktan çıkmak Allah muhafaza buyursun intihar etmek gibi bir beladır. Nasıl intihar eden fiziki yapısını ortadan kaldırıyorsa irtidat eden de manevi yapısını ortadan kaldırıyor demektir. Konuşulması bile ürkütücü bir durumdur bu. Bizi ve neslimizi Allah Teâlâ böyle bir afetten muhafaza buyursun. Bir Müslüman dinden çıkar sonra da tevbe edip geri dönerse âlimlerin önemli bir bölümüne göre eski yaptığı ibadetlere tekrar kavuşur yani Müslüman iken yaptığı ibadetler ondan silinmez.
Sabah namazına kalkamamanız iman eksikliği olarak değil de amel eksikliği olarak anlaşılmalıdır. Kendinizi kalkamamaya inandırmayın, öyle veya böyle kalkacağım diye azimli olun.
İnsanın dünyasına ve ahiretine faydası olan her ilim ilimdir. Bu ilimlerin bir noktada a olanı öbür noktada b olanı daha öncelikli olabilir. Temel itikat ve amel bilgisi konuları dışında ilimlere dengeli bir şekilde bakmamız gerekiyor. İtikadınız ve ameliniz için gerekli olan ilimden sonra siz hangisinde ilerlerseniz mübarek bir iş yapmış olursunuz. Yalnız bu sözleri gençlerden çok duyuyoruz ama bir zaman sonra sesleri duyulmaz oluyor. Aman heyecanınızı uzun soluklu tutun.