İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Kıymetli hocam, başıma gelen kötü bir olay neticesinde öfke ve kontrolsüzlük içinde kadere küfrettim. Bu durumda dinden çıkmış olur muyum? Eğer çıktıysam, bugüne kadar işlemiş olduğum ameller silinir mi? Şimdi pişmanım ve tövbe etmek istiyorum. Samimi bir şekilde tövbe edersem, silinen amellerim geri gelir mi? Bu konuda çok endişeliyim, bana bir yol gösterir misiniz?

Cevap

Kader, Allah’ın ilmî ezelisinde yaşanacak olayları bilmesidir. Bu manada kadere kasıtlı ve bilinçli bir şekilde küfredildiyse kişiyi dinden çıkarabilir. Çünkü kader, Allah’ın ilmi, kudreti ve takdiridir. Kadere sövmek, O’na sövmek gibidir. (Allah muhafaza) Ancak burada en önemli mesele niyettir. Anlık öfke, şok veya cinnet hali varsa, kişi bu sözün anlam ve sonuçlarını düşünmeden söylediği için dinden çıkmış sayılmaz. Zira kastın olması, yani bilerek ve isteyerek inkâr etmek gerekir. Eğer kişi söyledikten sonra pişmanlık duyuyorsa, kalbinde Allah’a karşı kin yoksa iman hâlâ içindeyse, bu bir zelle, bir ayak kaymasıdır. Her hâlükârda Kelime-i şehadet getir; iki rekât tövbe namazı kıl, samimi bir şekilde tövbe et. Şu duayı sıkça yap: “Allah’ım! Öfkem beni aştı, sen beni affet. Bilmeden ettiklerimden dolayı kalbim kan ağlıyor. Beni affet, beni bırakma, beni tut Ya Rab.” Sadaka ver, Kur’an oku, istiğfarı artır; kendini imanla, takvayla yeniden inşa et. Allah böyle bir felaketin tekrarından muhafaza buyursun. Kardeşim, iman, insanın en kıymetli hazinesidir. Onu kaybetme ihtimaliyle bile oynamak, ateşle oynamak gibidir. Şeytan böyle öfke anlarını fırsat bilir, seni daha büyük hatalara sürüklemek ister. Bu yüzden duygularını değil, aklını ve imanını merkeze al. Bir daha böyle bir sözü aklına bile getirme.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kader insanların müdahale edebileceği bir şey değildir. Müdahale edemeyeceğin bir şey hususunda da bu kadar endişelenmene gerek yok. İnsan sadece verdiği kararlardan, söylediği sözlerden, yaptığı davranışlardan mesuldür, sorumludur. Kadere dair durduğumuz nokta şu olmalı, geçmiş hakkında pişmanlıklar kuyusuna düşme riski oluşunca veya gelecek hakkında kaygılar ve korkular fırtınasına yakalanınca kaderi hatırlayarak kalbimizi sakinleştirmeliyiz. Allah'ın vardır bir bildiği, deyip Allah'a tevekkül edebilmeyi kolaylaştırmalıyız. Arkadaşlarını kader karşına çıkarmış olsa ne olur, çıkarmamış olsa ne olur? Her halükarda onlarla karşılaşınca sorumlulukların olmuyor mu? Sözlerinden, fiillerinden sorumlu değil misin? Öyleyse sen bu konularla ilgilen. Diğer kısmı ne değiştirebileceğin, ne öğrenmekle çok faydalar elde edebileceğin bir şeydir. Sana yarayacak olan sorumluluklarının farkında bir birey olarak iyiliği ve güzelliği hedefleyen ve bu uğurda gayret ve samimiyet gösteren bir Müslüman olmak. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.

Hocam ben sizi uzun zamandır takip ediyorum, video kesitlerinizi de ilgiyle izli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şiddetli bir öfke anında, kişinin bilinç ve kontrol kaybı yaşadığı durumlar farklı şekilde değerlendirilir. Eğer kocanız, öfke anında söylediği sözlerin ne anlama geldiğini idrak edemeyecek kadar kendinden geçmişse, bu durumda talak geçerli değildir. Ancak öfke, kişinin bilincini tamamen kapatmamışsa ve ne söylediğini biliyorsa, talak geçerli olabilir. Bahsettiğiniz durumda da bir boşama gerçekleşir. Allah Teâlâ, yuvanızı hayırla muhafaza etsin ve aranızdaki sevgi ve rahmeti daim kılsın. Şeytanın aileniz üzerindeki entrikalarına karşı dikkatli olun.

Kıymetli hocam, eşimle çok büyük bir kavga yaşadık. Kavga sırasında eşim aşırı ö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle, yaşadığın huzursuzluk ve pişmanlık hissi aslında kalbinin Allah’a yönelmeye ne kadar açık olduğunu gösterir. Çünkü günah işleyip de umursamayan bir insan değil, pişmanlık duyan ve tövbe eden birisin. Bu, Allah’ın sana verdiği bir lütuftur. Kıymetini bil. Tevbenin kabulüne inan Allah Teâlâ, tövbeleri kabul edeceğini ve affedici olduğunu birçok ayette bildiriyor. Samimi bir tövbe ettiysen ve o günahlara dönmemeye niyet ettiysen Allah’ın seni affettiğini umabilirsin. Senin artık kendini affetmemen, şeytanın vesvesesidir. Çünkü şeytanın en büyük amacı, "Sen affedilmedin, sen değersizsin." diyerek seni Allah’tan uzaklaştırmaktır. Geçmişi düşünerek geleceği karartma Allah, bize geçmişi değil, bugünü ve geleceği değiştirme imkânı vermiştir. Sürekli geçmişi düşünmek, insanın bugünkü kulluğunu ve ibadetini zayıflatır. Bunun yerine, her gününü Allah için daha iyi geçirmek için plan yap. Bu ve benzeri birçok problem, çoğu zaman insanın boş kalmasından kaynaklanır. Gün içinde Allah için faydalı işler yapmaya çalış: • Sevdiğin bir meşguliyet bul. • Hayırlı ve salih arkadaşlar edin ve onlarla düzenli olarak vakit geçir. • Bir hayır işine katıl. (Yetimlere yardım veya davet çalışmaları gibi.) • Kuran oku, kitap oku, yeni bir dil öğren, kendini geliştir. Allah, kulunu affetmek için adeta bahane arar. Sen de Allah’ın rahmetini kazanmak için bahane ara: Daha çok dua et, daha çok Allah’ı an, daha güzel bir kul olmaya çalış. "Elhamdülillah, ben tövbe ettim ve Allah’a yöneldim." diyerek sen de kendini rahatlatmayı öğren. Allah kalbine huzur versin. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.

Hocam benim içimde huzursuzluk var. Gündüzleri sürekli, geceleri ise uyanınca ak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşim… Öncelikle şunu bilmeni istiyorum: Sen hâlâ bir Müslümansın. Sen hâlâ Allah’ın kulusun. Ve Allah senin için kapılarını kapatmadı. Şeytan şöyle der: “Sen bittin, artık Allah seni affetmez.” Allah ise şöyle der: “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Allah bütün günahları affeder.” (Zümer Sûresi, 53. âyet) Bak sevgili kardeşim, "bütün günahlar" diyor. Büyük küçük ayırt etmiyor. Zina da affolur, eşcinsel günah da affolur, hatta şirkten bile dönen affolur. Yeter ki kişi pişman olsun (sen oldun), günahı terk etsin (ettin), bir daha dönmemeye karar versin (şimdi bu kararı güçlendireceğiz). İnan ki en çok ihtiyacın olan şey bu: Sabah namazı başta olmak üzere cemaatle namaz kılmak seni bu günahtan koruyacak ve seni Allah’a yaklaştıracak. “Muhakkak ki namaz, insanı fuhuştan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebût Sûresi, 45. âyet) Ortamı, bağlantıyı, kişiyi kesmelisin. Kardeşim, bu günahı işlediğin kişiyle bir daha asla görüşme. İletişimi sıfırla. Onu engelle. Sakın “sadece konuşurum” deme, şeytan bununla kandırır. Şeytana değil, Allah’a kul olduğunu hatırla. Şeytan senin düşüşünü istiyor ama Allah senin dönüşünü istiyor. Hangisinin tarafındasın? Sen zaten belli etmişsin: Secdeye kapandın, ağladın. Bu senin hâlâ Allah’a ait olduğunu gösterir. Biraz nefes, biraz istikrar lazım. Bu durum seni karamsarlaştırmasın. Günah işleyen biri bir daha doğrulamaz sanma. Bazen düşen en sağlam şekilde kalkar. Sen bu olaydan sonra Allah’a daha yakın olacaksın, nefsi daha iyi tanıyacaksın, şehvetle daha güçlü mücadele edeceksin. Şu şekilde dua yapabilirsin: “Allah’ım, kalbimi sana çevir. Beni affet. Ne olur bana bir daha düşmeyeceğim bir sabır, iffet ve ihlas ver. Geçmişimi ört Ya Rabbi, geleceğimi aydınlat Ya Rabbi...”

Hocam ben anlık bir gafletle büyük bir günaha düştüm. Eşcinsel bir yönelimle har
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.

Hocam benim yıllardır istimna alışkanlığım var. Yedi yaşında, ne yaptığımı bilme
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.

Hocam bundan bir ay önce erkek arkadaşımla zina yaptık ama istemsizce oldu. Bir

amel konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu manayı farklı şekillerde ifade eden hadis sahihtir. Hadisin mesajı şudur: Allah Teâlâ, her insanın yaşadığı hayatı nasıl değerlendireceğini bilmektedir. O bildiğini de önceden yazmıştır. Kul, Allah Teâlâ yazmış olduğu için yapmaz yaptığını. Onun ne yapacağını önceden bildiği için yazmıştır Allah o kaderi. Dolayısıyla herkes yazılmışa doğru yürür. Bu ise, sorumluluğun kul üzerinde kalmasını gerektirdiği için kulun çalışıp gayret etmesi gerekir.

Hocam Resûlullah Efendimizle Hazreti Ömer arasında şöyle bir konuşma oldu, Hazre
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İçinde riyanın sıfır olduğu ameller yapmak hedefimiz olmalıdır, öyle bir amel yapmak için gayret etmeliyiz. Bu ise her zaman mümkün olmayabilir. Tamamı mümkün olmayanın ise elde edebildiğimiz kadarını yaparız. Sıfır riyalı yapamıyorsak, mümkün olan en az riya ile yapmak için gayret ederiz. Zamanla da bu engel aşılmış olur biiznillah.

Hocam ben kendi çabalarımla ilim öğrenmeye çalışıyorum ama riyaya bulaşıyormuşum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Salih amel, dinin özüne uygun olarak Allah’ın rızasını kazanmak niyeti ile yapılan her iştir diyebiliriz. Böyle genel bir tanımdan sonra sayılabilecek pek çok iş salih ameldir. Örnek olarak: Allah’a iman, Her çeşidi ile namaz, Kabul olmuş bir hac, Anne babaya hizmet, Her çeşidi ile cihad, Allah için olan sevgi ve buğz, Kur'an tilaveti, Emanete sahip çıkmak, İnsanları affetmek, Doğru konuşmak, İnfakta bulunmak, Kimseye zarar vermemek, Yemek yedirmek, Selamı yaymak, İnsanlara yardım etmek gibi…

Hocam sık sık “salih amel” deniyor. Salih amel denince aklımıza neler gelmelidir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İrtidat etmek yani Müslüman iken Müslüman olmaktan çıkmak Allah muhafaza buyursun intihar etmek gibi bir beladır. Nasıl intihar eden fiziki yapısını ortadan kaldırıyorsa irtidat eden de manevi yapısını ortadan kaldırıyor demektir. Konuşulması bile ürkütücü bir durumdur bu. Bizi ve neslimizi Allah Teâlâ böyle bir afetten muhafaza buyursun. Bir Müslüman dinden çıkar sonra da tevbe edip geri dönerse âlimlerin önemli bir bölümüne göre eski yaptığı ibadetlere tekrar kavuşur yani Müslüman iken yaptığı ibadetler ondan silinmez.

Hocam İslam dininden çıkan bir kimse İslam’a geri dönerse eğer önceki amelleri b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sabah namazına kalkamamanız iman eksikliği olarak değil de amel eksikliği olarak anlaşılmalıdır. Kendinizi kalkamamaya inandırmayın, öyle veya böyle kalkacağım diye azimli olun.

Hocam ben namaza başlayalı üç sene oldu ama sabah namazına kalkamıyorum, her şey
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanın dünyasına ve ahiretine faydası olan her ilim ilimdir. Bu ilimlerin bir noktada a olanı öbür noktada b olanı daha öncelikli olabilir. Temel itikat ve amel bilgisi konuları dışında ilimlere dengeli bir şekilde bakmamız gerekiyor. İtikadınız ve ameliniz için gerekli olan ilimden sonra siz hangisinde ilerlerseniz mübarek bir iş yapmış olursunuz. Yalnız bu sözleri gençlerden çok duyuyoruz ama bir zaman sonra sesleri duyulmaz oluyor. Aman heyecanınızı uzun soluklu tutun.

Hocam ben bilgisayar mühendisliği okuyorum. Sizin de bildiğiniz gibi artık savaş

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.