İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam öz güven patlaması yaşıyor denen insanlar sizce doğru yoldalar mıdır? Öz güven için ne denebilir?

Cevap

İnsanın kendisine güvenmesi yani öz güven gurur, kibir ve ucub gibi hastalıkları beraberinde getirmediği sürece Müslüman için gereklidir. Müslüman öz güveni yüksek olması, yüksek olması için gerekeni yapmalıdır. İnsanın Allah’ın ona verdiği kabiliyetlerinin farkında olmasıdır. Bu farkındalık kibir, gurur ve zulüm gibi sakıncalar oluşturmadıkça gereklidir. Bir diğer sakınca da insanın öz güven denen hissi Allah’a muhtaçlığını yok kabul edecek bir erime içinde olmasıdır. Allah’a tevekkülü gereksiz bulacak seviyeye gelmesi ise kişinin helak olmaya doğru kayması olacaktır. Böyle bir zafiyet sebebi olmadıktan sonra Müslüman öz güvenini güçlendirecek eğitim almalı, bunu sağlamaya yardım edecek arkadaş çevresi seçmelidir. Geçmişindeki acı tecrübelere takılıp kalmamalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayat, zorluk ve kolaylık gel-gitlerinin yaşandığı bir yerdir. Devamlı sıkıntı veya devamlı rahatlığın olduğu bir dünya yok. Dolayısıyla her ikisine de hazır bir halde yaşamımızı sürdürmeliyiz. Kişide bazen motivasyon düşüklüğünün verdiği sürçmeler olur. Önemli olan kişi tekrar esas değerlerine dönüş yapmasıdır. Dualarımızda hem dünyada hem de ahirette iyilik/hayr istemek zorundayız. Bu dengeyi kurarak yaşamak ölçümüz olmalıdır. Çevrende Müslümanlık derdini paylaştığın ve kaynaştığın dostların olsun. Aile bağlarının güçlü olmasına özen göster. Günlük bir sayfa da olsa Kur'an okumayı önemsemelisin.

Hocam bazen kendi niyetimi ve inancımı sorguluyorum. Allah'tan ahiret saadeti is
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman olduğunu ilan et. Kimse ile tartışma. En iyi Müslüman olma mücadelesini sürdür. İman ederek kapattığın eski işlerini yok say. Allah’a güven ve devam et. Asla tartışma!

Hocam ben yurt dışında üniversite öğrencisiyim. Amcam hariç ailemden İslam'ı kab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz sadece kendimizi kötülük yapmaktan alıkoymakla iyi Müslüman olamayız. Kötülük yapanlara tepki göstermek ve onlarla aramıza mesafe koymak, bu uğurda arkadaşlıklara çizgi çekebilmek de Müslüman olmamızın gereklerindendir.

Hocam ben bir kadınım. En yakın arkadaşımın erkek arkadaşı var. Ben ona nasıl da
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.

Hocam babam, evdeki tek maddi geliri sağlayan kişi olduğu için her konuda kendin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din, duygularımız üzerinden değil ölçülerimizin üzerinden yaşanır. Ölçülerimiz de haramlar/helaller şeklinde dizilmiştir. Allah Tela, zekâtını ve diğer mali görevlerini yerine getiren mü'min kuluna dünya nimetlerini bütün lükslüğü ve çekiciliği ile mübah kılmıştır. Yani helal tutmuştur. Duygusallıkla din yaşamak zordur. Evet, bir mü'min, daha mütevazı yaşamayı prensip edinebilir. Edinmesi de hoştur. Ama lüks nimetler kullanması uygun değildir, diyemeyiz. Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayalım. Altı ölü dolu bir toprağın üstünde diriler olarak gezindiğimiz gibi, fukaranın ortasında da zenginler gezinecektir. Vardır bir hikmeti bu işlerin.

Hocam, Müslüman’ın meşru şartlar altında lüks arabaya ve villaya sahip olabilece
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bizim Allah Teâlâ ile olan kulluk ilişkimizin, insanlarla olan ilişkimizde hataya gerekçe olması kabul edilemez. İnsanî ilişkilerimiz kesinlikle hakka dikkat ederek yürümelidir. Sizin üzerinizde bir yanlışlık varsa ve bunda duygusal davranmadığınızdan emin iseniz önce haksızlık edenleri ikaz edin. İkazınız işe yaramazsa makul ve yasal olan bütün yöntemleri kullanın.

Selamünaleyküm hocam. İş hayatında özellikle dindar diye adlandırdığımız namaz k

arkadaş konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gıybet, bir mü'mini ismi veya vasfı ile arkasından rencide etmek yani onurunu kıracak bir söz söylemektir. Zulüm gören ise kendisine zulmedeni, bir medet arama mantığı ile anabilir. Bu bir gıybet değil, hak arayışı olur. Sadece içe atmak bir çare değildir, belki yeni bir sorun ihdasıdır da. İftiraya kaçmadan, yalan üretmeden ve abartmadan dert anlatılır.

Hocam kişinin psikolojik olarak rahatlaması için çevresindeki kişilerden yakınma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin eşinizi evinizde görmek istemeniz hakkınızdır ama eşinize bir babanın çocuğuna “şu saatte eve geleceksin” der gibi yapmanız onu daha fazla ters tarafa itebilir. Evet, haklısınız ama siz kendinizi de irdeleyin; bakın siz becerip eve çekemediğiniz de oluyor mu? Bu sorunu, onun baba veya annesi ile yardımlaşarak çözmeniz daha kolay olur.

Hocam ben evli bir kadınım. Eşimin arkadaşlarıyla çok takılmasını istemiyorum ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Arkadaşlığınızı devam ettirin. Tartışma konularına girmeyin. Arkadaşlık tartışmak için değildir ki. Olmazsa aranıza mesafe koyun ama tamamen kopmayın.

Hocam bir arkadaşımla sürekli tartışma konularına giriyoruz ve hatalı olduğunda
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bugüne kadar hiç kimse bir başkasını tartışarak ikna etmemiştir. Bu bir nevi kaşıyarak yarayı iyileştirmeye benzer; hiç kaşıttığın için iyi olan yara gördün mü? Size tavsiyem şudur: Tartışma ortamını terk edin. Böylece şeytan ezilsin, iman güçlensin biiznillah. Sadece o, tartışma anındaki “anlatma, ikna etme heyecanı” ne kadar tatlı oluyor, şeytan o anda ne kadar hız katıyor insana, bu bile incelense anlaşılır demek istediğim. Dinimiz tartışma dini değildir. Hele hele Kur'an ayetleri, hadisle asla tartışma konusu yapılmamalıdır. Evet, şeytan çok daha cazip gerekçeler üretebilir ama sorum şudur: Bugüne kadar tartışıp birisini ikna edeni gören var mı? İblis’in milyon kere düşürdüğü tuzağa bir kere de bizim düşmemizin ne anlamı olacak?

Hocam sizi çok seven bir kardeşiniz olarak size bir sorum var. Farklı dernekler,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın emir ve yasaklarına bağlılık kişideki imandan kaynaklanır. İmandaki güç arttıkça uygulamadaki kalite de artar. Aksi olduğunda da yani iman zayıfladıkça namazdan tesettüre kadar her şeyde en azından bir gevşeme muhakkak olur. Kişi bunu çabuk hisseder veya etmez gerçek böyledir. Bu nedenle şunu bilmemiz gerekir: İyi bir kulluk için iyi bir iman gerekir. İmanın da her an takviye edilmesi gerekir. İmanın takviye edilmesi her şeyden önce çevre ile alakalıdır. Mü'min bir çevre, mü'min arkadaş önemlidir. Haramlardan uzak bir hayat yaşamaya çalışmak ikinci çaredir. Birbirini iyiliğe teşvik eden, kötülüğe karşı uyaran arkadaş çok önemlidir. Ve imanlı insan olma mücadelesinde sabırlı olmak şarttır. Üç günde her şeyin düzeldiği bir hayat hayal edilemez. Sabredeceğiz; kendimiz için, etki etmeye çalıştıklarımız için sabretmeye mecburuz.

Hocam bir arkadaşım çalıştığı yerde tesettürlü fakat normal hayatında açık olara
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, namaz kılmayan/kılamayan mü'minlere kâfir muamelesi yapmamız yanlış olur. Namaz kılmayan değil namazı inkâr eden kâfirdir. Bu çizgi önemli bir çizgidir: Namaz kılamayan da bizim iman kardeşimizdir, onu dışlayamayız. İkinci önemli bir çizgi de şu olmalıdır: Namaz kılmayanı da kılan gibi tutamayız; onu Allah öyle tutmuyor ki biz tutalım. İbadet açısından işlenebilecek en büyük kabahat namaz kabahatidir. Onu işleyenin masum gibi tutulması mümkün değildir. Bu iki çizginin ortasında bir itidal oluşturmak mümkündür. O da şöyle olabilir: Kılan ve kılamayanlar olarak bir arada oluruz. Kılanlar olarak kılamayanları himmetimize muhtaç kabul ederek herkesin konum ve kabiliyetini de hesaba katarak nasihat eder ve onlar için bir “namaz çevresine” dönüşürüz. Biiznillah namaz rahmeti onları da kuşatmış olur. Bu tutum, bizden beklenen tutumdur. Biiznillah başarı ihtimali de çok yüksektir.

Hocam namaz kılmayan kimselerle yola çıkmak doğru mudur? Yani biz bir sohbet eki

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.