Fetva Meclisi
Soru
Avukatlık yapıyorum. Babam da avukat. Bürodaki diğer avukat işten ayrıldı. Babam işlerle çok ilgilenmediği için tüm iş bana kaldı. Daha öncesinde işleri çok bilmiyordum. Üç küçük çocuğum var, 33 yaşındayım. İşleri öğrenmek beni inanılmaz zorladı ve faizle karşı karşıya da kaldım neticede. İşten ayrılan avukatın başlattığı bir ipotek takibi vardı, takip öncesi faiz de yazmış, takip sonrası faiz de kendiliğinden işlemiş zaten. Bende inanılmaz bir sorumluluk hissi var, elimdeki bir işi tamama erdirmeden gece uyuyamıyorum, hatta hep rüyalarımda görüyorum. Faizi hiç aklıma gelmeden bu işi tamama erdirdik, yer satıldı. Ancak alacak miktarını icra dairesi faizli olarak hesaplıyor. Satıştan önce de müvekkil ile görüştüm, faiz kısımlarını net olarak belirttim; bu rakamları düşün, borçlu ile anlaşacaksanız, faizsiz rakam söyleyin dedim. Müvekkil borçlu ile anlaşamadı, ayrıntılarını bilmiyorum, şimdi yer satıldı, para icraya yattı. İcra faizli hesabı çıkartıp önümüze koyacak. Aynı gün müvekkille görüştüm, alacağınızı alacaksanız faizleri düşüp hesap yapın, gerisini borçluya iade edin dedim. Hem müvekkil şirketin kendi avukatıyla, hem de diğer yetkili ile görüştüm. Ama üç gündür hastayım, yemek yiyemiyorum, rüyalarımdan çıkmıyor, çocuklarım perişan oldu. Bugün tekrar müvekkile mail attım, faizleri düşün alacağınızı öyle alın diye. Bilmiyorum, bu işe aracılık etmiş olmak beni çok yıprattı. Arabama kasko yapmam, kredi kartlarımı kapattım caiz değil diye, uzak durmaya çalışıyorum kendi hayatımda bu tarz şeylerden. Ama bu durumla karşı karşıya kalmak, bu avukatlık işi beni mahvetti. İşi de bırakamam, babamın işyeri ve o 65 yaşında. Müvekkil şirket bu faiz kısmını iade etmez ise bundan ben sorumlu muyum? Vekâlet ücretini ise babama söyleyeceğim, faizli kısmını kesip faizsiz alacak üzerinden yeni bir vekâlet ücreti hesaplayıp gerisini borçluya iade etsin diye. Ben kendi evime hiç sokamam, rüyalarımdan çıkmaz. Ben imamhatipliyim, müslümanım ama bu hukuk şartlarına göre haramsız bu işi nasıl yapacağım bilmiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Faiz konusunda şunu bilmelisiniz: Direkt veya dolaylı, faize destek olan herkes vebal altındadır. Bu nedenle sadece faizli işleri yürüterek yaptığınız işten elde ettiğiniz kazanç da helal olmayı kaybeder. Bazı dosyalar itibariyle işlemin adı veya yürütülmesi faiz hükmü dışına kayabilir ama bu bir istisna dairesinde kalır. Alternatifsiz kaldığınızda o işi bırakmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kurumun helal gösterip haramı yapmadığına itimat ediyorsanız, o sistemle ev alabilirsiniz. Ayrıca bir bayan olarak erkeklerin ekonomik tutumlarını biraz daha rahat bırakmalısınız. Eşiniz imanı olan ve haram helal ölçülerini bilen biri ise onu rahat bırakın ki, o da size müdahale ihtiyacı, reddetme, cevap verme veya sizden gizleme ihtiyacı hissetmesin. Zamanımızda yaygınlaşan 'ev edinme putu' başımıza huzursuzluktan başka bir şey getirmiyor. Ben kirada oturan iş adamları biliyorum. Pek de zenginler. Hayata daha esnek bakın. Burası cennet değil!
Selamünaleyküm. Allah'ı tercih eden anlayışınızdan ötürü sizi tebrik ederim. Ne mutlu size ki meleklerin lanetinden kurtuldunuz. Faizli bir kurumla ilişkide olmanın, ne kadarı haramlaştıracağından önce, o ilişkinin getireceği strateji hatasının vebalini düşünmek zorundayız. Geçmişteki kazancınızı tüktebilirsiniz. Bir daha faize destek olan bir işi almayın yeterlidir. Allah işinizi kolay etsin, hayatınıza bereket versin.
Sözleşme ile beraber, sözleşmedeki hukuk belli bir tarih veya belli bir işten sonrasına diye kayıt konmamış ise imza anından itibaren caridir. Sözleşmedeki cezai müeyyide de muteberdir. Meşru bir gerekçeye dayanmadan cayan cezayı öder. Cezanın niteliği de çökertecek çapta olmamalıdır.
Selamünaleyküm. Sizin aldığınız paranın size helalliğinde bir sıkıntı yoktur.
Aleykümselam. Geciken borca fazlalık talebi faizdir, caiz değildir. Bunu talep eden, o işlemi yapan, kararlaştıran herkes faiz haramına bulaşmış olur. Tabii olarak avukat da vebale girer. Sadece avukatlık ve dava masrafları gibi harcamalar ana paraya ek olarak istenebilir. Sizin de o kalemden aldığınız işinizin karşılığı olan para helal olur.
avukat konusundaki diğer fetvalar
Allah'ın haram ettiği bir işe kim ne kadar yardımcı oluyorsa o kadar vebale giriyor demektir. Bilerek ve isteyerek bir harama yardımcı olmanın yorumu yoktur. Tevil edilebilir bir durum için ya da mevcut şartlarda zorunluluk oluşturan bir durum için ise bir tevil oluşturulabilir.
Alacağınız olan miktara ilave yapmanız caiz olmaz. Alacağınızı tahsil etmek için yaptığınız, avukat masrafı, mahkeme harcı gibi ilave masrafları borçludan tahsil edebilirsiniz. Mahkemenin size takdir ettiği ilave rakamdan bunları alabilirsiniz.
Aleykümselam. İhtiyacınız varsa çalışabilirsiniz. Avukatlığı, dininize hizmet etmede kullanmak için çalışabilirsiniz. Her ikisinde de çizgileri korumanız şarttır. Bayan bir avukatla beraber çalışın. Bayan mahremiyetinin korunabileceği bir ortam varsa şirkette çalışın. Önemli olan sizin, Allah Teâlâ'nın sınırlarını koruyabilmenizdir. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam.Bunu şu şekilde değerlendirin: Borcunuzu bir süre daha geciktirmek mi 'emanete hiyanet' mi? Biri diğerinden aşağı kalmaz. İkinci kişilerden izin isteyerek bunu yapabilirsen yap.
Mazlumun günahkâr biri olması ondan zulmün kaldırılması için destek olmayı engellemez. İşlediği günaha yönelik ona destek olmak caiz değildir. Bir de şunu bilmelisiniz: Mazlumluk iddiasının yanlış olduğunu anladığınızda yani onunla ilgili iddialar gerçek olduğuna ikna olduğunuz anda desteğinizi geri çekmelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Evet, hukuk alanı “içeriği itibariyle” risklidir. Yaşadığımız ülkedeki durum itibariyle bir kere daha risklidir. Üçüncü bir risk de bayanın o dikenlikte çekeceği mesleğe mahsus sıkıntılar olacaktır. Buna rağmen imanını ve Müslümanca duruşunu koruyabilen ve iyi bir çevrede kendini muhafaza edebilen bir hanım için "o işi yapamaz" diyemeyiz ama kim neye güvenerek o riski alabilir onu herkes kendi takdir etmelidir.