Fetva Meclisi
Soru
Sezeryan ameliyatı sonrası adet süresi uzadı. 10 günden sonrasını özür kabul ediyorduk. Yalnız tesettürlü bir kadın doğum uzmanı, ameliyat esnasında rahimde bir cep oluştuğunu, bu yüzden adet döneminin uzadığını, bunun sonradan oluşmuş bir özür olduğunu ve eskiden olduğu gibi 7 günü esas alıp diğer günlerde özürlü gibi davranmam gerektiğini söyledi. Sizin fetvanız nedir bu konuda?
Cevap
Benzer fetvalar
ON BEŞ GÜN ifadesini, 10.24=240 saat olarak anlayın. Aybaşı oyduğunuz saatten itibaren 240 saat geçmeden mesela yedi saat önce dediğiniz olursa o yedi saati özür gibi sayın.
Selamünaleyküm. Kadının bi özür hâli bir de temizlik hâli vardır. Özür hâli en az üç, en çok on gün olabilir. İki özür arasında da en az ON BEŞ GÜN TEMİZLİK süresi olmalıdır. On beş günden az olması söz konusu değildir. Buna göre BİR AYDA ÜÇ KERE ÖZÜR HÂLİ OLMAZ. Böyle bir durumu olan kadın, özür süresini en çok durumu olan on güne ayarlar. On günden sonra, on beş gün temizlik süresi sayar. Bu arada kanama olsa da o kanamasını özür kanı kabul eder.
Selamünaleyküm. Eğer hamileliğinizde bir sorun yoksa yani kesin hamile iseniz gördüğünüz kanı özür kanı kabul etmenizi tavsiye ederiz. Özür kanı olması demek, her namaz vakti abdest alıp namazınızı kılmanız demektir. Namazları bırakmayın sakın. Oturduğunuz yerde hareket etmeden de hasta gibi kılabilirsiniz namazınızı. Sadece farzları kılsanız da olur. Kılamadıklarınızı da kaza etmelisiniz daha sonra. (Şöyle bir ayrıntıyı da bilmenizde yarar vardır: Bu konuda bazı âlimler gördüğünüz kanın aybaşı kanı olabileceğini de söylemişlerdir. Biz sizin durumunuzu gördüğünüzün aybaşı kanı olarak kabul edilmeyeceği bilakis özürlü durum sayılacağı görüşüne göre size nakil yaptık.) Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Önce bu işlemin sizin sağlığınız açısından uygun olup olmadığını öğrenin ona göre davranın. ikinci olarak şöyle bir yol izleyebilirsiniz:1- Kuruluk veya beyaz sıvı gelmedikçe kanamanız devam ediyor sayacaksınız. 2- Kanamanız sürekli devam etmesi durumunda, on günden sonrasını özür kanı olarak kabul edersiniz. Özürlü olmak da size sadece her namaz vakti abdest almayı gerektirecek. Onun dışında eşinizle ilişkiniz ve ibadetler açısından normal duruma geçtiniz demektir. 3- Kanama aylarca devam etmesi durumunda eski takviminizi kullanabilirsiniz. Bu da şu demektir: Siz normal durumda yirmi gün temiz kalıyordu iseniz, on günü kanama kabul edip on günden sonrasını özürlü sayarsınız, yirmi günü de temiz geçirdiğinizi kabul edip yirmi günden sonra on gün daha ay başı gibi davranırsınız. Geçmiş olsun. Muhakkak doktora danışın.
Kadınların iki hayızı arasında on beş gün temiz kalması gerekmektedir. Kanamanın erken başlaması durumunda on beşinci güne kadar özür/istihaze olarak hareket edilir. Sizin durumunuzda normal takviminize göre erken başlayan kanamalarda zann-ı galibinize (ağır basan kanaatinize) göre âdetinize daha çok benzeyen günleri hayız sayabilirsiniz. Ancak hem adet düzensizliği hem de yaş gereği doktor muayenesine göre hareket etmeniz daha önceliklidir.
Selamünaleyküm. Sizden gelen kan, normal aybaşı kanı gibi ise o kanla beraber ay başınız başlamış olacaktır. On beş günden az bir sürede olursa bu, ON BEŞİNCİ GÜNE KADAR GELMEMİŞ GİBİ SAYARSINIZ. O kandan itibaren on gün geçince de temizlenmiş sayın kendinizi. Ondan sonraki günleri özürlü kabul edersiniz. Bu durumda iki gün kaza etmeniz gerekiyor. Geçmiş olsun.
adet konusundaki diğer fetvalar
Adetle saç boyatmanın bir ilgisi yoktur. Yeter ki boyatma saç dibindeki deriyi de kapsayacak ve deride tabaka oluşturacak bir boyama olmasın. O zaman gusül tehlikeye girer.
Hanımlar, adetli günlerinde asla oruç tutamazlar, namaz da kılamazlar. O oruçları daha sonra ne zaman isterlerse kaza ederler. Namazları ise kaza etmezler. Allah'a emanet olun, sağlık ve afiyet içinde olasınız.
Cima (cinsel organın diğer cinsel organla aktif birleşimi) olmayan her işin aybaşı veya nifas günlerinde yapılması caizdir.
Selamünaleyküm. Kadınlar adet dönemlerinde; 1- Namaz kılamazlar, kılamadıklarını da kaza etmezler. 2- Oruç tutamazlar, tutamadıkları gön kadar daha sonra tutarlar. 3- Kur'an elleyemez, okuyamazlar; dua âyetlerini okuyabilirler. 4- Kâ'be'yi tavaf edemezler. 5- Camiye giremezler.
Selamünaleyküm. Bu anlattıklarınızın ne kadar tek taraflı/adil olduğu sizin mesuliyetinizdedir. Ancak bu anlattıklarınızla bir yuvanın sürdürülmesi zordur. Yarın harama kayma ihtimaline rağmen bir işi sürdüremeyiz. Yöre kültürü gibi bir nedenle dünya ve ahiretimizi batıramayız. Aile büyüklerinizle geniş bir istişare yapın, onun ailesinden de katılanlar olsun. O istişarede size ve ona bir çare üretilemezse ayrılma sürecini başlatın. Eğer size kendinizi düzeltmeniz gereken hususlar iletilirse siz de kendinizi düzeltin.
Hanımların, aybaşı ve lohusalık hallerinde Kur'an ayetlerinin yazılı olduğu Mushaf'a tutamayacakları konusunda ittifak vardır. Ancak bilhassa ezber yapan hanımların özel günlerinde çıplak elle değmeden Kur'an okuyabilecekleri hususunda Malikî ulemasının başını çektiği bir grup âlimin içtihadı bulunmaktadır.