Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bir sohbet alanında büyüklerim gıybet edince onları uyarmak istedim ve yaptıklarının yanlış olduğunu söyledim, babam da beni, terbiyesizlik etme, diye uyarınca bunun benim görevim olduğunu, ortada bir günah işlendiği için uyarmak zorunda olduğumu, bir Müslüman olarak söyleyince aramızda bir tartışma oldu, ben de kendisine, ‘sen Müslüman değil misin, senin de görevin uyarmak’, dediğimde bana, ‘değilim’ dedi. Ben de tekfir etmek istemedim ama ‘kâfir misin’ diye tekrar sorunca o da, ‘kâfirim’ dedi. Babam bu sözlerinden dolayı kâfir olmuş mudur? Bunu daha önceleri de söylediğinden iyice korkmaya başladım. Ayrıca, bu durumda babama kâfir misin diye sorduğumdan onu tekfir etmiş miyimdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, beklentilerinde haklısın, bir itirazım yok ama iki çocuktan sonra önceliğini ailenin ayakta kalmasına vermelisin. Bu tartışmalar aileni bitirir hatta seni dininden bile soğutabilir. Direkt haram olan bir şeyi istemedikçe itiraz etmemelisin. İyi bir eş, gönül yapan bir kadın olursan zamanla eşin senin beklediğin gibi olabilir ama aksini düşünmeye bile gerek yoktur. Kanaatim bu şekildedir. Allah yardımcın olsun. Âmin.
Sözünüzü dinliyorsa konuşun, rica edin. Gerekiyorsa yalvarın. Sabırlı olun, yılmayın ama bütün bunları onunla aranıza savaş konusu olarak sokmayın. Adım adım alınacak bir yol olarak görün sadece. Dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Bir insanın, günah işleri yapması hatta bütün günahları işlemesi imandan çıktığını göstermez. Yeter ki, iman esaslarını inkâr etmesin. İnsanları iman konusunda eylemlerinden çok inançları ile tartmak gerekiyor. Anlaşılan sizin babanız, günahkâr bir iman ehli insandır. Kendinizi, onun imansızlığından çok 'inşaallah iman ehlidir' kanaatine zorlamanız daha doğru olur.
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
dinden çıkmak konusundaki diğer fetvalar
Bir kere sen, onun ateşine benzin döken olma sakın! Senden dolayı olmasın, o yapsın yaptığını. Onu düzeltme gibi bir gayret içinde olma. Teenni ile hareket et. Sürtüşmeyeceğin alan ve mesafede kal. Onunla ilgili orta yerde konuşma. Baban için dua et. Sabret.
Selamünaleyküm. Maazallah, dinden çıkmış olmaz. Samimi bir tevbe ile Rabbine dönmeli ve daha sonrasını iyi yaşamalıdır.
Selamünaleyküm. Hiçbir şey olmamış gibi işine devam etsin. Namaz kılsın. Kötülerden uzak dursun.
Selamünaleyküm. İman ve şirk çizgisi kalbin inanması ile alakalı bir neticedir. Kişi, yaptığı ile değil inandığı ile mü'min veya müşrik olur. Sözünü ettiğiniz eylemleri benimseyerek yapan için müşrik diyebiliriz elbette.
Selamünaleyküm. Herkesçe bilinmesi gereken melekler, kitaplar gibi bir konuda cahillik olmaz. Ayrıntılarda kalan bir konuda ise bilmemek bir özürdür. Düzeltince hata da kalkar.
Selamünaleyküm. Herkesçe bilinmesi doğal olan, Allah'a iman, meleklere iman gibi bir konuda BİLMEMEK, kabul edilebilir bir özür değildir. Belli bir ilmi gerektirecek konularda ise bilmemek özürdür. Dinden çıkıp çıkmamayı da buna göre belirleyebiliriz.