İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Korona bağışıklık sistemi zayıf olanları daha kolay vuruyor. Ramazan'da oruç tutarsak bağışıklık sistemimiz zayıflar. O zaman bu Ramazan'da oruç tutulmayabilir mi?

Cevap

Bu tespit tıbben doğru değildir. Tıp adamları, normal sağlıklı insanın oruç tutmakla bağışıklık sisteminin bozulmayacağını, Afrika’daki gibi “açlık” denen bir sürece maruz kalmanın bağışıklık sistemine zarar vereceğini söylemektedirler. Bu nedenle bu salgın zamanında oruç tutmanın salgına karşı zayıf düşmeye etkisi olur denmesinin tıbben desteği yoktur. Özellikle; - Sahur yemeğini güzel yiyerek, - Sahuru son vakte taşıyarak, - Yeterli sıvıyı almış olarak tutulan oruç biiznillah hiçbir tehlike oluşturmaz. Bu kuraldan sadece kontrolsüz diyabet hastaları veya kronik böbrek ya da karaciğer hastalığı olanlar istisna olabilirler. Onlar için zaten normal zamanlarda bile orucu erteleme ruhsatı verilebilmekte idi. Bu Ramazan ayının rahmet şemsiyesi altına daha çok girmeye muhtaç olduğumuz bir zamanda orucun azametini hafifletebilecek bu tür şayialara kulak asmamak gerekir
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ramazan oruç ayıdır. Farz olan oruç Ramazandadır. Dinimizin geçerli saydığı bir özür olmadıkça oruç, Ramazan ayından sonraya ertelenemez. Ertelemenin caiz olması için şu özürlerden birinin bulunması gerekir. Bu özürler genel çizgilerdir. Her Müslümanın kendisine mahsus durumu, ilim ehline danışarak karar vermesi gerekir. -Hastalık: Bir hasta, oruç tuttuğu takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından korkarsa oruç tutmayabilir. Hastalığın durumu, geçmiş tecrübelerden bilinebileceği gibi, uzman bir doktorun tavsiyesiyle de öğrenilebilir. Hastalığı iyileşince tutmadığı oruçları kaza eder. İyileşmenin belli bir zamanda olması gerekmez. Yıllarca uzasa bile vebale girmesi söz konusu değildir. -Yolculuk: Ramazan ayında en az doksan kilometre mesafeye yolculuğa çıkan kimse oruç tutmayabilir. Gittiği yerde de on beş günden az kalacaksa ve kendisine ait bir yer değilse orada da oruç tutmayabilir. Yolculuk hâli bitince tutmadığı günleri kaza eder. Oruç tutmasında bir güçlük yoksa yolcunun oruç tutması daha hayırlıdır. Çünkü yolcunun oruç tutmaması sadece bir izindir. Sırf oruç tutmamak için yolculuğa çıkmak, oruç tutmamaya ruhsat oluştursa da iman zayıflığına delalet edeceği için tevessül edilmesi yanlış bir hareket olur. -Tehdit Edilmek: Orucu bozmak için ölümle veya vücuduna bir zarar verilmekle tehdit edilen kimse, orucunu bozabilir. Bu tehdidin inandırıcılığı önemlidir. Bozduğu orucu sonra tutar. -Gebe ve Emzikli Olmak: Hamile veya emzikli olan bir kadın, oruç tuttuğu takdirde kendisine veya çocuğuna bir zarar geleceğinden korkarsa oruç tutmayabilir. Hamile veya emzikli kadının oruç tutup tutamayacağı ile ilgili kararı uzman bir doktorun tavsiyesi ile verebileceği gibi kendi kararını kendisi de verebilir. Sütünün kesildiğini tecrübe etmesi, ayakta duramayacak hâle gelmesi, ciddi baş ağrısı, baş dönmesi gibi nedenlerle karar verip, oruç bırakabilir. Böyle bir kadının oruç tutmamasının hiçbir günahı yoktur. Hamileliğinin ileri günlerde olması da şart değildir. Hamilelik ve emziklilik hâli sona erince tutmadığı günleri kaza eder. -Şiddetli açlık ve susuzluk: Oruçlu bir kimse, açlık veya susuzluk sebebiyle aklının bozulmasından veya vücuduna ciddi bir zarar geleceğinden korkarsa orucunu bozabilir. Bu konuda bilhassa yaz aylarında susuz kalmanın doğuracağı tehlikeli sonuç dikkate alınır. Ancak, susamakla, susuzluktan bayılmak gibi bir durum arasında önemli farklar olduğu bilinmelidir. Sonra uygun bir zamanda tutmadığı oruçları kaza eder. -Yaşlılık ve Düşkünlük: Vücudu günden güne düşen ve oruca dayanamayan iyice ihtiyarlamış olan kimseler oruç tutmayabilir. Böyleleri için belirli bir yaş oranı yoktur. Önemli olan vücudun ayakta duramayacak hâle gelmesidir. Bunlar sonradan da orucu kaza edemeyecekleri için tutamadıkları her günün orucu yerine fidye verirler. Bu özürlerden biri nedeniyle oruç tutamayan mü’minin Ramazan gününde yemesi ve içmesi günah değildir. Ancak Ramazanın azametini dikkate alarak, yemeyi ve içmeyi aleni yapmamak gerekmektedir.

Ramazan orucu ertelenebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Böyle bir durumda iki seçenek vardır. Birincisi, oruç tutacak kişi kendisini “tutamaz” durumda görür. Buna da elbette orucu emredenin Allah olduğunu bilerek karar verecektir. İkincisi de uzman doktoru ona tutmamasını söyler. O da tutmayabilir.

Hocam biz korona olduk ve on günlük karantinamızı bitirdik. Ama hala halsizlik v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu şartlarda öyle bir şey olamaz. Bu durum daha da değişirse belki düşünülebilir. Bunun tek istisnası, hastalığa yakalanan ve tedavisi yapılan kimseler olabilir.

Hocam, bu sürecin (korona) devam etmesi durumunda Ramazan ayında oruç tutmama gi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruç tutmamaya izin veren ‘hastalık’ değildir; oruç tutulması durumunda ‘iyileşmesi geciken hastalık’ ya da ‘artan hastalık’ oruç tutmamaya izin verdiren hastalıktır. Bundan da anlaşılıyor ki, insan sıhhatinin hastalığın uzaması veya daha fazla bozulması sonucunu getiren hastalığına karşı oruç tutmama izni verilmiştir. Hastalık, tedavisi umulmayan bir hastalık ise hasta oruç tutmaz. Tutamadığı her gün için de fakire bir FİDYE verir. Hastalığına rağmen oruç tutması ona zarar vermeyecek bir durum varsa orucunu tutacaktır, ona izin yoktur. Hastalığı nedeniyle sıkıntı çekecek bitkin düşecekse böyle bir ruhsatı kullanmaması yani sıkıntıya rağmen oruç tutması mekruh olur. Buradaki sıkıntı da bir baş ağrısı değildir. Mesela şeker düşmesi nedeniyle görememe gibi bir durumdur. Oruç tutması durumunda hastalığı ağırlaşacak bir durum varsa o zaman oruç tutması yasak duruma bile gelebilir. Allah’ın sıhhat emanetini korumak gerekmektedir. Hastanın oruçla ilgili zarar veriyor veya vermiyor kararını hasta kendisi tecrübesi ile belirleyebilir. Bu zamanda ise uzman doktora danışarak belirlemesi daha evladır.

Oruç tutmama konusunda hastalık nasıl değerlendirilmelidir. Genel kurallar neler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle izah edelim: 1- ‘Oruç tutamayabilir’ diye izin verilir bir meslek yoktur. Meslekten dolayı oruç iptal veya erteleme yapılamaz. Bir pozisyonun ağırlığından ötürü orucu açmaya izin verilebilir. Muhtemel sıkıntı değil içinde bulunulan sıkıntı olmalıdır bu. Genel kural böyledir. 2- Görev gereği ikamet adresinden 90 km. uzakta geçici olarak bulunan sağılık personeli, seferî oldukları için istiyorlarsa oruç tutmayabilirler. Onlar bu kuralın dışında kalırlar. Bu geçici görevlendirmenin ne kadar süreceğini bilmeden aylarca orada kalacak olsalar hep seferî sayılacaklardır. 3- Nöbet veya benzeri olağanüstü bir durumda bulunduğunuz pozisyonunuzun, ağzınıza iki dilim yemek koymaya uygun olmaması durumu ve buna bağlı olarak nöbet anında dengenizi kaybedecek kadar susuzluk ya da açlık hissetmeniz durumunda oruç açısından bir izin oluşabilir. Bu durumda oruç bozulur, hiçbir sakıncası olmaz ve daha sonra sadece o gün kaza edilir. Bunu da fırsat bulunca, sonraki ramazan ayı gelmeden kaza edersiniz. Konuyu şöyle anlayabilirsiniz: Siz normal olarak her günkü gibi oruca niyetlenin. Oruca devam edin. Sözünü ettiğimiz ağır durum oluştuğunda ya da sizin zafiyetiniz nedeniyile hastanın/hastaların risk altına girmesi gibi durumda orucunuzu bozun. Hiçbir sakınca olmadan yiyin veya için. Sonra kaza edersiniz. 4- Sağlık personeli için bu şekilde bir oruç tutmaya karşı ruhsat oluşması durumu, kendi sağlıkları veya ikinci insanların sağlıkları açısından olması aynıdır. Şöyle diyebiliriz: Kendi canını kurtarmak ve başka canı kurtarmak aynı dairenin içinde bulunur. Her iki durum için de oruç açmaya izin vardır. 5- İcra ettiğiniz vazifeniz, bir insanın iş olarak icra edebileceği en mübarek işlerdendir. Niyetinizi Allah’ın kullarına hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanma şeklinde belirleyin ki çalışma dakikalarınız hatta dinlenme vakitleriniz ibadet nitelikli birer iş olsun. İnsanların sizi alkışlamasını beklemeden vazifenizi yapın. Alkışlar biter ama Allah’ın rızası ebedîdir, O sizden razı olduğunda göklere kadar yükselirsiniz biiznillah. Sizin için dualar ederiz, size sabırlar dileriz. Allah Teâlâ sizi korusun, elinize şifa indirsin, yüreğinize sabır doldursun.

Biz bir grup arkadaş, pandemi hastanelerinden birinde hekim olarak çalışıyoruz.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle geçmiş olsun, Rabbim sabır versin, şifa ihsan etsin. Böbrek ameliyatı sonrası oruç meselesi, sağlığın durumuna bağlıdır. Eğer doktorun oruç tutmanı sakıncalı bulmuyorsa, sağ böbreğin tek başına görev yapabiliyorsa ve oruç tutarken su kaybı, halsizlik, tansiyon gibi sorun yaşamıyorsan oruç tutabilirsin. Ancak oruç seni zorlar, sağlığını tehlikeye atar veya ilaçlarını düzenli alamazsan oruç tutmaman gerekir. Dinimizde sağlık önceliklidir. Allah kolaylık ister, zorlaştırmaz. Gerekirse bu senenin orucunu kaza edersin ya da fidye verirsin. Sağlığın tam olarak düzelinceye kadar kendini zorlamamak en iyisidir. Doktorunun tavsiyesi ve kendi hissettiklerin bu konuda en doğru yol göstericidir. Geçmiş olsun, dua ediyorum.

Hocam, üç ay önce kanser teşhisi nedeniyle sağ böbreğim alındı. Şu anda sadece s

Corona konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1. Hemen güzel bir tevbe yap. Bütün günahlarını sil. Yeniden doğmuş gibi ol. Ve artık o tevbenin adamı ol. 2. Namaz enerjidir. Sürekli enerji depola. Vakit namazları ve nafileleri adeta biriktir. 3. Duadan üşenme. Evde otururken, yürürken, uyumadan önce, kalkınca, yemekten önce... Hep dua et. Arapça bildiklerini yap, Türkçe yap… Hep dua yap. 4. Karşılıksız iyilikler belayı def eder. Para vermekten, tatlı söz söylemeye varıncaya kadar çok iyilik yap. O iyiliklerin sana bir koruma çadırı oluşturur. 5. Çok tesbih yap. Subhanallah de, Elhamdülillah de, Allahu ekber de. Yürürken, otururken, bakarken… Hep yap. Dilin zikirle taptaze kalsın. 6. Haram ortamları terk et. İnternetin haramından kop. 7. Anne babanın duasını al. Onlar yoksa onların yaşıtı akrabalarını ara, dualarını iste. 8. Çok istiğfar et. Sürekli “estağfurullah/Allah’ım beni bağışla” demeye alış. 9. Kur'an oku. Onu oku. Oku, oku… 10. Bil ki, sabretmeden cennete girilmez. Sabrı nefesin bil, soluğun say.

Hocam, strese karşı bana psikoloğa git demeden şöyle on cümle söyler misiniz? Çü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sıradan insanlar bu felakete, BİR SALGIN gözüyle bakarlar. Bu bakış onların çapında doğrudur da. Allah’ı ve ahireti gözünün önünde tutan bir âlim ise aynı şeye; a. SALGIN BİR HASTALIK ve b. ALLAH’IN AZABI olarak bakar. Bir nesneyi çıplak gözle görenin bakışı ile mikroskop altında görenin bakışı ve tepkisi aynı olabilir mi? Konu, nereden ve nasıl baktığımızla alakalıdır.

Neden âlim insanlar da herkes gibi coronadan yani salgın hastalıktan korkuyorlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadaka, “olmayana” vermektir. Malı olmayana mal vermek, sağlığı olmayana sağlık verecek bir şey vermek, morali olmayana moral vermek sadakadır. Sadaka kesinlikle bela defeder. Kim neye muhtaç ise ve veren ne kadar verebilir kapasitede ise bu ikisinin ortalaması sadakadır ve beladan korur. Yalnız iki nokta unutulmamalıdır: a- Dua dâhil hiçbir ibadet, hâşâ Allah’ı denemek için yapılmaz. Öyle olursa bir anlam ifade etmeyebilir. b- Sadaka kendi başına bir ibadettir ama mesela namazın yerine geçmez, orucun yerine sayılmaz. Sadakayı sadece kendi çapında bir ibadet olarak yapmak gerekir. Allah Teâlâ hakkıyla yapmaya muvaffak kılsın.

Yaşadığımız covid-19 belasından olsa gerek evimizden bela uzak olsun diye sadaka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peki, şu soruya ne diyeceğiz: Neden kötüler ecelleri gelince öldüğü gibi mü'minler de ecelleri gelince ölüyorlar bu dünyada? Bu sorunun cevabı nedir? Ölüm bir kanundur; iyiyi de bulur kötüyü de. Sonra da herkes hak ettiği yere ve layık olduğuna gider. Bundan başka cevabı olamaz. Veba da öyledir; geldiği zaman kötülerin yüzünden gelir ama iyileri de alır götürür. Bu haliyle herkese bir ceza olur ama sonrasına bakıldığında iyi mü'min vebadan ötürü Rabbine şehit olarak gidince çektikleri ona rahmet olmuş olur. Kâfir de cezasının gereği olan yere gitmiş olur. Gerçek böyledir güzel kardeşim. Allah Teâlâ hepimizi rahmeti ile kuşatsın. Âmin.

Madem veba Allah’ın azabıdır, neden iyi bilinen mü'minler de ona yakalanıp ölüyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ’dan o ve benzeri bütün hastalıklardan afiyet dileriz. Salgın hastalıklardan birine yakalanan bir mü'min, Yoğun bakım şartlarında ise: a- Abdest alamayacağı için mümkünse teyemmüm eder. Teyemmüm de mümkün olmayabilir. Şuuru yerinde ise yatağında ima ile namaz kılar. Şuuru kapalı veya yirmi dört saatten fazla uyutulmuş durumda kalırsa ondan, o namazlar düşer. Sonra kaza etmesi de gerekmez. Bir günden az olan o yoğunluk şartlarındaki namazları ise sonra kaza eder. Tutamadığı Ramazan oruçları olursa onları kaza eder. b- Serviste veya evde ise: Normal abdestini alır. Alamayacak veya kendisine yardım edilebilecek bir durumda ise teyemmüm eder. Onu da yapamayacak bitkinlikte ise o da ima ile namazını kılar. Oruçlarını zaten kazaya bırakacaktır. c- Böyle hastaların öncelikli olarak namazların farzlarını eda etmeleri yeterlidir. Kendilerini uygun buldukları takdirde sünnetleri de kılarlar. Allah Teâlâ hepimize afiyetler ihsan etsin.

Corona hastaları abdest, oruç ve namazlardan muaf mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, dinimiz zorlu günler için ZARURET ZAMANI RUHSATLARI getirmiştir. Bu ruhsatların kullanılabilmesi için bazı ilkeler de konmuştur. Bu ilkelerin oluştuğu durumda zaruret çizgisine gelinmiş sayılır ve hükümler ona göre uygulanır. Sözünü ettiğimiz bu zaruret durumu özel olarak şu hususların gerçekleşmesi ile ortaya çıkar: 1. Zorunlu durum, muhtemel değil mevcut olmalıdır. Mesela bir ekonomik kriz bekleniyor başka şeydir, fiilen var olan ekonomik kriz başka şeydir. Zaruret ancak fiilen var olan için kullanılabilir. 2. Bu durum oluşunca Müslüman için hiçbir alternatif kalmamış olmalıdır. Mesela Müslüman, normal ticaretini veya geçimini ancak yedek arsasını satarak sürdürebilecek ise onun için faize ruhsat verebilecek bir zaruret konuşulamaz. 3. Böyle bir zaruret uygulaması, dinin temel kurallarını çiğneme nedeni olmamalıdır. Mesela başka bir insanın can ve mal güvenliğinin yok kabul edilmesi gibi bir yöntem olmamalıdır. 4. Bir şeye zaruri ruhsat verilmesi yasağın kaldırılmış olması değildir. Sadece bir merhaleyi aşmak ve bir sorunu gidermek içindir. Ruhsat bu sınırlı an için kullanılabilir, genel bir izin gibi kullanılamaz. Ruhsat kullanırken de en az zararlıdan daha zararlıya doğru atlanarak tercih yapılır. En temel ölçüleri ile bu şartlarda bir zaruret ruhsatından söz edilebilir.

Türkiye ve dünya corona-19 denen bir bela ile iç içe yaşamaktadır. Dini emirler

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.