Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu promosyon parasını cami inşaatı için versem sakıncası var mı, varsa nereye verelim?
Cevap
Benzer fetvalar
Camiye vermeyin. Bir derneğe verebilirsiniz. Bir talebeye de verebilirsiniz.
Camilerin içine bayrak asılmasını cami heybeti açısından doğru bulmayız elbette.
Fakirse verebilirsiniz.
İslam toprağı olmayan yerlerin ahkâmı için farklılıklar olabilir. İnşallah hayırda kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olun.
Bankaların verdiği promosyon, faiz olarak isimlendirilecek şartları oluşturmuyor. Net bir helal olmadığı da açıktır. Mümkün oldukça camiye ve sofraya sokulmasa iyi olur. Allah'a emanet olunuz.
O parayı faizin kendisi gibi görmüyorsak da tenezzül etmemeyi tavsiye ediyoruz. Ağır bir zaruretiniz yoksa o parayı bir derneğe veya fakirlere verin.
akraba konusundaki diğer fetvalar
İnsanın insana kul olması deliliktir. Sevmek haktır ama delirmek hak değildir. Seviyeli olup onur zedelemeyecek tavırlar göstermek gerekir. Bir bayan olarak istenmeyi beklemelisiniz. Sizin peşinde koştuğunuz bir kişi ile evliliğinizin nasıl süreceğini tahmin edemiyor musunuz? Mü'min bayan farkı gösterin lütfen.
Akraba baba, anne, oğul ve kız sözcükleri ile oluşan bir bütünün adıdır. Bu dört sözcük akraba kümesini oluşturur. Baba noktasından bakıldığında kardeş, hala ve amca bu kavrama girer. Anne noktasından bakıldığında kardeş, dayı ve teyze girer. Anne ve babadan aynı anda bakıldığında kardeş bu kavrama girer. Aile çatısı notasından bakıldığında dede ve ninelerin uzantıları olan amcalar… Kardeşlerin çocukları ağa girer. Süt bağı noktasından bakıldığında normal neseple bakıldığı gibi bakılır. Akrabalık büyük bir çatı altında toplanan isimlerden oluşsa da dereceleri farklıdır. Derece düştükçe sorumluluk ve bağı koruma görevi de azalır. Buna göre: 1.derece baba, anne, oğul ve kızdır. 2.derece dede, nine, kız ve erkek kardeş, torunlardır. 3.derece dedenin ve ninenin yukarısı, oğlun oğlunun oğlu, kardeşin oğlu, amca, dayı, hala ve teyzedir. 4.derece amca oğlu, dayı oğlu, teyze oğlu, hala oğlu… h- Hısım akrabalığı da derecelendirilebilir. Bu derece de şöyledir: 1.derece eşin annesi ve babası, kızın kocası/oğlun hanımı, eşin çocuğu, baba/annenin eşi. 2.derece eşin dedesi/ninesi, eşin torunu, eşin kardeşi, dede ve ninelerin eşi, kardeşin eşi, torunun (oğlunun oğlu) eşi. 3.derece eşin amca ve dayısı, eşin yeğenleri, yeğenin eşi, eşin yeğenlerinin eşleri, eşin dedesinin yukarısı, torunun eşi, dayı, teyze, amca ve halanın eşi. 4.derece eşin amca ve dayısının eşi, eşin amca ve dayısının çocuklarının eşleri. I- Nikâh ile beraber oluşan akrabalık da şöyledir: Nikâhla beraber eşin birinci derece akrabaları onun da akrabası sayılır. (Kadın ve erkek açısından aynıdır bu.) Nikâhla oluşan bu akrabalık sadece eşler içindir. Onların akrabalarına sirayet etmez. i-Akrabalıkla oluşan hakları da şu şekilde özetleyebiliriz: Müslüman’ın Müslüman’a hukuku dinin koruması altındadır. Akrabalık ile bu hukuk bir derece daha güçlü olur. Akraba anne ve babası ise eğer hukuk en zirve noktada olur. Akrabalık derecesi yaklaştıkça hukukun etkisi artar, uzaklaştıkça da azalır.
Kadının MAHREMİ hiçbir şekilde evlenemeyeceği erkekler demektir. Bunlar akraba olduğu için, evlilik bağı kurulduğu için veya süt bağı kurulduğu için oluşabilir. Kadının mahremlerini şöyle sıralayabiliriz: Baba ve dedeler (babasının babası ve annesinin babası), Oğul ve torunlar (erkek veya kızdan olma torunlar, onların çocukları), Amcalar, Dayılar, Kardeşler (ana baba bir veya anne bir ya da baba bir olan kardeşlerin hepsi), Erkek ve kız kardeşin çocukları (onların çocukları), Süt kardeş, Sütannenin eşi, Annenin kocası, Kocasının babası, dedesi, Kocasının başkasından olma çocukları. Bunlarla kadının evlenmesi ebediyen haramdır. Bu haram olma nedeniyle de KADININ MAHREMLERİ olarak anılmaktadırlar. Kadının mahremleri önündeki avreti yani tesettür zorunluluğu yabancı erkekler gibi olmaz. Özel dikkat edilmesi gereken farklı bir durum varsa kadın kendisini yabancıdan korur gibi koruyabilir. Mesela yeğenlerden birisinin genç bir teyzeye karşı kadınların özel durumuna dikkat etmeyecek bir sefihlik veya cahillik içinde olması durumunda kadın kendisini muhafaza edecek tedbir içinde olur, mahremine karşı gösterebileceği esnekliği ona karşı göstermez. Asrımızda gelişen farklı bir fitne olarak özellikle tespit etmemiz gereken bir örnek olarak mesela kadınların rahat bulundukları bir ortamda resim çeken birisi mahremdir diye yanında rahat bulunulmayacak birisidir. Bu gibi özel durumları Müslüman kadınlar muhakkak tespit etmelidirler. Mahremler arasında da bir yakınlık ve genç olma dikkatli olma/olmama gibi farklılıklar gözetmeleri gerekir. Babası ile kocasının çocuğunu her ikisi mahrem olsa da aynı görmemesi takvasına işaret eder. Kadının mahremleri önünde tesettürünü nasıl belirleyeceğini ise şöyle tespit edebiliriz: Kadın ev ortamında otururken ve çalışırken açılabilecek yerleri olan el, kol, baş, yüz, ayaklar, boyun gibi bölümlerde mahremlerin yanında açılması durumunda sıkıntı yoktur. Mahrem önünde tesettür meselesi ile aynı anda bilinmesi zorunlu bir konu da şudur: Bedenin çıplak olması ile deriye yapışmış ve bedene görsellik katmış daracık bir kıyafet tesettürlü olmama bakımından farklı değildir. Kimi kıyafetleri daracık bedene yapışmış olanlar daha da şehvet uyandırıcı olabilmektedir. Bu da unutulmamalıdır.
Sorunsuz bir akraba ilişkisi neredeyse yok denecek kadar azdır. Sıfır sorun beklentisi içinde olamayız. Katlanılamayacak, kötülüğe neden olacak, zarar sebebi olacak bir ortam söz konusu ise ve bu konudaki değerlendirmeyi üçüncü kişiler üzerinden yaptı isek muhtemel zarar oranı kadar mesafeli ve seviyeli ilişkiye gitme kısıtlaması yapmakta sakınca olmaz.
İsraf yapılan, Riyaya dönüştürülen, Haramların işlendiği, Sadece zenginlerin ve forsluların çağırıldığı, Seferîlik mesafesi (doksan km) kadar uzak olan, Daha yakın bir akrabanın aynı anda düğünü olması, Davetin özelikle isme değil de genele yapılması gibi nedenlerle düğün yemeğine katılmamak caizdir.
Babanın veya başka birinin bir erkek ya da kızı istemediği biri ile evlendirmekte zorlama hakkı yoktur. Evlilik rıza ile yürür. En baştan istenmeyen bir evlilik muhabbeti olmayan bir evlilik olabilir. Babanın buna hakkı yoktur. Siz, bu hususta babanızı üzmeden nezaketle itiraz edebilirsiniz. Sadece bu nedenle vebale girmezsiniz.