Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam bana istediği bir akraba kızı ile evlendirmek için baskı yapıyor. İtaat etmesem günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu veya başka bir nedenle evlenmemekle günaha girmezsin ama evlenmediğin için günaha girecek bir iş yaparsan evlenmediğin için günah işlemiş olursun.
Bir annenin çocuklarına mirastaki haklarından vazgeçmesini emretme hakkı yoktur. Böyle bir talep de bulunur çocuk da itaat etmezse çocuk için anneye asi olmak gibi bir günah olmaz. Nezaketinizi ve saygınızı bozmadan annenizin bu talebini reddedin. Diğer evlatlık hukukunu hakkıyla işletin.
Selamünaleyküm. Evlenmenin sizin için farz olduğuna inanıyorsanız ve bu hususta duygunuzla değil de aklınızla düşünüyorsanız kimseyi dinlemeniz gerekmez. Babanız, sizin dediğiniz gibi ise hata ediyor.
Babaya itaat farzdır, Allah’ın emridir. Zina gibi bir haram riskinden uzak durmak da Allah’ın emridir. Bu ikinci emir birinci emirden daha öncelikli bir emirdir. Babanız sizin cehenneme gireceğiniz sürece bilmeden de olsa sebep olamaz/olmamalıdır. Önce siz kendinizi tartın, değerlendirin, bir gençlik hevesi midir yoksa evlenmeye hazır mısınız onu inceleyin/incelettirin. Hazırsanız babanızı karşınıza alın ve nazik bir şekilde kendi işinizi kendiniz çözecek kadar ciddi olduğunuzu söyleyin. Bir süre sonra da evlenin. Bu hususta ve bu noktada babanıza itaat etmeniz gerekmez.
Anne baba veya bir başka insanın bir konuyu sır tutmayı rica etmesi ya da emretmesi karşısında sırrı korumamız gerekir. Ahlak bunu gerektirir. Bu durum ikinci bir insanın hakkına tecavüz ya da bir çeşit zulüm nedeni oluyorsa elbette zulme alet olmayız.
Bu soruda anne babanın çocuğu üzerindeki hakkı ve çocuğun itaatini genel olarak sormuyor olmalısınız. Zira onların hakları konuşulamayacak bir haktır. Allah’ın hakkını yok saymak veya çocuğuna açık bir zulüm yapmak gibi bir aşırılık olmadıkça onlara itaat mecburidir. Eğer anne baba veya biri çocuğunun evliliğine dinen haklı bir gerekçeye dayanarak engel getiriyorlarsa çocuk itaat etmek zorundadır. Mesela kaldıramayacağı veya yaşadığı örfe göre başına bela olacak bir evlilik peşinde ise böyle bir durumda anne babanın engellemesi esasen çocuk lehinedir, çocuk da buna itaat etmelidir. Normal bir evliliği basit sebepler veya keyfi nedenlerle engelliyorlarsa çocuğun itaat etmesi farz olmaz. Yine de çocuğun bereket kapısını kapatmamaya özen göstermesi evla olandır.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Sadece amca, dayı, hala ve teyze gibi birinci dereceden akraba için zorunluluk yüksek düzeyde vardır. Bu konudaki sılayırahim de telefon bağlantısı dâhil pek çok iletişim aracı ile karşılanabilir. Daha geniş bakmaya çalışın konuya.
Bacım, size hasseten aile içi ilişkinizi, eşinizle muhabbeti bu konudan daha önemli görmenizi tavsiye ederim. Şeytanı sevindirecek kıvılcımlar çıkabilir aranızda. O tür ortamlar oluşturan ailelerle ben şahsen mesafeli durulması gerektiği tarafıyım ama belirttiğim gibi aile içinde söz birliği yoksa bu ikinci fitnelere yol açar. Bunu bir tartışma konusu yapmamaya çalışın. Allah yardımcımız olsun. Dinimizin garip olduğu bir zamanda yaşıyoruz.
Allah’ın verdiğini değil devletin verdiğini alacağını söyleyen reddederken Allah’ın rızasını da reddetmiş olur. Bunun sonu da ateştir. Kim ateşe dayanabiliyorsa dilediğini yapsın. Dayınız neticede devletin verdiğini alsın. Gerisini de onlara helal etmezse herkes akıbetini hazırlamış olur.
Kuzen evli veya bekâr kadın için namahremdir. Namahrem demek, bekâr olmaları durumunda evlenebilecek durumda olmak demektir. Bayramlaşma gibi durumlarda aile şartları bir fitne üretmesin diye uzatmadan, temas etmeden uygun bir kıyafetle bir iki cümle söylenebilir. Daha ötesi olmaz. Eğer kadın gençliği ve benzeri sebeplerle bir fitne şüphesi hissederse bunu da yapmamalıdır.
İsraf yapılan, Riyaya dönüştürülen, Haramların işlendiği, Sadece zenginlerin ve forsluların çağırıldığı, Seferîlik mesafesi (doksan km) kadar uzak olan, Daha yakın bir akrabanın aynı anda düğünü olması, Davetin özelikle isme değil de genele yapılması gibi nedenlerle düğün yemeğine katılmamak caizdir.
Kadının MAHREMİ hiçbir şekilde evlenemeyeceği erkekler demektir. Bunlar akraba olduğu için, evlilik bağı kurulduğu için veya süt bağı kurulduğu için oluşabilir. Kadının mahremlerini şöyle sıralayabiliriz: Baba ve dedeler (babasının babası ve annesinin babası), Oğul ve torunlar (erkek veya kızdan olma torunlar, onların çocukları), Amcalar, Dayılar, Kardeşler (ana baba bir veya anne bir ya da baba bir olan kardeşlerin hepsi), Erkek ve kız kardeşin çocukları (onların çocukları), Süt kardeş, Sütannenin eşi, Annenin kocası, Kocasının babası, dedesi, Kocasının başkasından olma çocukları. Bunlarla kadının evlenmesi ebediyen haramdır. Bu haram olma nedeniyle de KADININ MAHREMLERİ olarak anılmaktadırlar. Kadının mahremleri önündeki avreti yani tesettür zorunluluğu yabancı erkekler gibi olmaz. Özel dikkat edilmesi gereken farklı bir durum varsa kadın kendisini yabancıdan korur gibi koruyabilir. Mesela yeğenlerden birisinin genç bir teyzeye karşı kadınların özel durumuna dikkat etmeyecek bir sefihlik veya cahillik içinde olması durumunda kadın kendisini muhafaza edecek tedbir içinde olur, mahremine karşı gösterebileceği esnekliği ona karşı göstermez. Asrımızda gelişen farklı bir fitne olarak özellikle tespit etmemiz gereken bir örnek olarak mesela kadınların rahat bulundukları bir ortamda resim çeken birisi mahremdir diye yanında rahat bulunulmayacak birisidir. Bu gibi özel durumları Müslüman kadınlar muhakkak tespit etmelidirler. Mahremler arasında da bir yakınlık ve genç olma dikkatli olma/olmama gibi farklılıklar gözetmeleri gerekir. Babası ile kocasının çocuğunu her ikisi mahrem olsa da aynı görmemesi takvasına işaret eder. Kadının mahremleri önünde tesettürünü nasıl belirleyeceğini ise şöyle tespit edebiliriz: Kadın ev ortamında otururken ve çalışırken açılabilecek yerleri olan el, kol, baş, yüz, ayaklar, boyun gibi bölümlerde mahremlerin yanında açılması durumunda sıkıntı yoktur. Mahrem önünde tesettür meselesi ile aynı anda bilinmesi zorunlu bir konu da şudur: Bedenin çıplak olması ile deriye yapışmış ve bedene görsellik katmış daracık bir kıyafet tesettürlü olmama bakımından farklı değildir. Kimi kıyafetleri daracık bedene yapışmış olanlar daha da şehvet uyandırıcı olabilmektedir. Bu da unutulmamalıdır.