Fetva Meclisi
Soru
Kadının mahremleri yanındaki tesettürü nasıl olmalıdır? Mahremimle yabancıyı aynı görmem gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının diz kapağı ile göbek deliği arasını (ağır avreti) nikâhlı eşi ve tıbbi bir vakada doktorun/ebenin dışındakilere göstermesi haramdır. Bunun erkek veya kadın, mahremi veya yabancısı gibi bir ayrımı yoktur. Başı, kolları, bacakları gibi organları kadınlar arasında örtülmesi şart olan yerler değildir. Babası, kardeşi, amcası gibi mahremlerinin yanında da bu bölgelerini örtmesi şart değildir. Göbekle göğüs arasındaki bölge de kadınlar arasında zorunlu örtülmesi gereken bölge olmayabilir ama dikkatli olunması gerekir. Kadın mahremlerine ve diğer kadınlara karşı “örtmeyebilir” denen bölgeleri normal durumlar içindir. Özellikle bir sakınca hissedildiğinde mesela genç ve dini hassasiyetleri zayıf bir yeğenin yanında (yeğen mahremi olduğu halde) tesettür gerekir. Fotoğraf/film çekmeye karşı dikkatsiz olan kadınların yanında da durum böyledir. Kadının, kadının yanındaki tesettürü konusunda ikinci kadının Müslüman olmaması veya olması arasında fark yoktur. Eğer ikinci kadın sapık akımlardan birine meyilli veya gördüklerini başkalarına aktarabilecek karakter zafiyeti olan birisi ise bu takdirde onu yabancı erkek gibi kabul ederiz. Normalde ise kadın, yanında baş, kollar ve bacakların örtülmesi gereken kişi değildir. Nûr suresinin otuz birinci ayetinde Allah Teâlâ yanlarında tesettür şart değildir dediklerini sayarken “kadınlar” ifadesini kullanmaktadır. Âlimler kadın deyiminin Müslüman olan veya olmayanı ifade ettiğini anlamışlardır. Bazı âlimler ise ayetteki bu ifadeden Müslüman olmayan kadınları çıkarmışlardır. Onlara göre ise Müslüman olmayan kadın yabancı erkek gibidir. Başka bir delil de Yahudi bir kadının Aişe radıyallahu anhanın yanına girmesidir. Aişe annemiz o kadına erkek muamelesi yapmamıştır. Zamanımızda fitnenin ve dini hassasiyet zafiyetinin yaygınlaştığını, çıplaklığın kanıksandığını dikkate aldığımızda ise Müslüman kadınların kendi yakınlarına karşı bile dikkatli olmalarının takva açısından daha doğru olacağı unutulmamalıdır.
Mahremlik ya da mahremiyet evlilik açısından helallik bulunmaması demektir. Bir kişinin mahremi istemesi durumunda onunla evlenmesinin mümkün olmaması demektir. Erkek tarafından bakarak yasaklı olan kadınları şu şekilde özetleyebiliriz: a. Sonsuza kadar yasaklı olanlar. Bunlar akrabalık, hısımlık, süt emme ve lian nedeniyle oluşanlardır. Akrabalık nedeniyle oluşanlar; - Anne ve baba veya anne tarafından nineler, - Kızlar, çocukların kızları, onların kızları, - Kız kardeşler ve kardeşlerin kızları (anne ve babanın aşağı doğru inen uzantıları), - Halalar ve teyzeler (aynı şekilde baba ve annenin halaları, teyzeleri). Hısımlık (evlilik bağı) nedeniyle oluşanlar; - Eşin anne babası ve onların anne babaları (nikâh akdi ile beraber yasak olur), - Eşin başka kocadan olma çocukları, torunları, eşin başkasından olma oğlunun kızı (gerdekle beraber bunlar da haram olur), - Babanın ve dedenin ikinci hanımları, - Çocukların ve torunların eşleri. Süt emme nedeniyle oluşanlar; - Süt emilen kadın ve onun annesi, - Hanımının süt emzirdiği kızlar ve onun çocuklarının kızları, - Sütten dolayı kardeş olan kızlar ve onların kızları, - Süt halalar, teyzeler, - Eşin sütanneleri, - Eşin başka bir kocadan olan sütkızları. b- Geçici yasak olanlar. Bunlarla halvet, musafaha gibi bir serbestlik olmamakla beraber sebep kalkınca evlilik de caiz duruma gelir. - Başkasının nikâhlı eşi veya rici talakla boşanmış kadın, iddet bekleyen kadın, hamile kadın, - Semavi bir dine iman etmeyen kadın, - Üç talakla boşanmış kadının aynı eşe dönmesi ancak başka biri ile tabii bir evlilik yapıp ondan da boşanmasından sonra tekrar helal olabilir, - Hacda ihramlı olan kadın.
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Haremlik selamlıktan maksat, birbiriyle (bekâr olmaları halinde) evlenmeleri caiz olacak bir erkekle bir kadının temas ve göz emniyetini sağlamaktır. Burada, illa kötü bir durum olacak diye araştırmanın gereği yoktur. Zira şeriatımız, insanların yapısı gereği düşebilecekleri en uç tehlikeyi bile dikkate alarak bizim için tedbirler getirmiştir. Haremlik ve selamlığın her zaman uygulanması mümkün olmayabilir. O zaman şu ölçülere dikkat edeceğiz: Beraber bulunulan ortamda kadınların kıyafetleri ve oturup kalkmadaki rahatlıkları, oradaki erkeklerin o kadın üzerinde izleme ve beyinde sonuçlandırma aşamasına imkân oluşturmayacak tarzda olmalıdır. Bu, sokak kıyafeti veya başka bir tarzla karşılanabilir. Ama ev içi kıyafetlerle bu güvenliğin sağlanması mümkün değildir. Eğer ev içi kıyafetimiz de bunu sağlıyorsa mesele yok demektir. Daha açık bir ifade ile şöyle söyleyebilirim: Mesela, gelen misafirler, bir önceki gelişlerine göre kadınlardan birinin hamileliğinin şu kadar ilerlediğini anlayabiliyorlarsa ya da erkeklerden biri, bir önceki ziyarete göre kadının biri iki kilo zayıfladığını hissedebiliyorlarsa göz güvenliği sağlanamamış demektir. Siz buna kıyas ederek genel çizgileri çizebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli husus şudur: Erkeklerin, çok yakın samimiyet sahibi olmaları gibi nedenler, kadının rahat olmasını gerektirmiyor. Zira dinimiz, kötüye karşı tedbirden önce kötülüğün zihinlerde bile oluşmaması için tedbir almaktadır. Bu ayrıntıya idrak edemeyenler, haremlik-selamlık olarak ifade edilen yaşam tarzını anlamakta zorlanmaktadırlar. Allah'a emanet olunuz.
Evinde açık giyinmekle ne kastettiğiniz önemlidir. Eğer banyoda bulunur gibi bulunmayı kastediyorsanız elbette bu anlamsız olur, sizi de eşinizin gözünde bir zaman sonra düşürür. Hayır, başı açık, doğal rahatlığı içinde bir açık giyinmeyi kastediyorsanız size karışanlar boş konuşmuşlar. Müslüman kadın sadece kocasının bulunduğu bir evde, ev mahremiyeti dışarı karşı korunaklı ise tesettürlü olmak zorunda değildir. Eşinizin de sizi nasıl görmek istediğini öğrenin, ona göre de hareket edin. Böyle bir orta bulabilirsiniz.
Mü'min bir kadın mü'min olmayan mahremleri ile aynı evde ve ev kıyafetleri ile yaşayabilir. Onların hassasiyetleri olmayacağı için biraz daha dikkatli olur elbette ama onlarla sokak kıyafeti ile bir arada bulunabilir şeklinde bir kural yoktur. Kâfir olmak mahremiyeti yani akrabalık bağı ile oluşan yakınlığı kaldırmaz. Elbette ahlâk yoksunu kimseler ise onlara karşı titiz ve korunmalı olmak Müslüman bile olsalardı gerekli olacaktı. Allah Teâlâ size afiyet onlara da iman ihsan etsin.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Akraba baba, anne, oğul ve kız sözcükleri ile oluşan bir bütünün adıdır. Bu dört sözcük akraba kümesini oluşturur. Baba noktasından bakıldığında kardeş, hala ve amca bu kavrama girer. Anne noktasından bakıldığında kardeş, dayı ve teyze girer. Anne ve babadan aynı anda bakıldığında kardeş bu kavrama girer. Aile çatısı notasından bakıldığında dede ve ninelerin uzantıları olan amcalar… Kardeşlerin çocukları ağa girer. Süt bağı noktasından bakıldığında normal neseple bakıldığı gibi bakılır. Akrabalık büyük bir çatı altında toplanan isimlerden oluşsa da dereceleri farklıdır. Derece düştükçe sorumluluk ve bağı koruma görevi de azalır. Buna göre: 1.derece baba, anne, oğul ve kızdır. 2.derece dede, nine, kız ve erkek kardeş, torunlardır. 3.derece dedenin ve ninenin yukarısı, oğlun oğlunun oğlu, kardeşin oğlu, amca, dayı, hala ve teyzedir. 4.derece amca oğlu, dayı oğlu, teyze oğlu, hala oğlu… h- Hısım akrabalığı da derecelendirilebilir. Bu derece de şöyledir: 1.derece eşin annesi ve babası, kızın kocası/oğlun hanımı, eşin çocuğu, baba/annenin eşi. 2.derece eşin dedesi/ninesi, eşin torunu, eşin kardeşi, dede ve ninelerin eşi, kardeşin eşi, torunun (oğlunun oğlu) eşi. 3.derece eşin amca ve dayısı, eşin yeğenleri, yeğenin eşi, eşin yeğenlerinin eşleri, eşin dedesinin yukarısı, torunun eşi, dayı, teyze, amca ve halanın eşi. 4.derece eşin amca ve dayısının eşi, eşin amca ve dayısının çocuklarının eşleri. I- Nikâh ile beraber oluşan akrabalık da şöyledir: Nikâhla beraber eşin birinci derece akrabaları onun da akrabası sayılır. (Kadın ve erkek açısından aynıdır bu.) Nikâhla oluşan bu akrabalık sadece eşler içindir. Onların akrabalarına sirayet etmez. i-Akrabalıkla oluşan hakları da şu şekilde özetleyebiliriz: Müslüman’ın Müslüman’a hukuku dinin koruması altındadır. Akrabalık ile bu hukuk bir derece daha güçlü olur. Akraba anne ve babası ise eğer hukuk en zirve noktada olur. Akrabalık derecesi yaklaştıkça hukukun etkisi artar, uzaklaştıkça da azalır.
İsraf yapılan, Riyaya dönüştürülen, Haramların işlendiği, Sadece zenginlerin ve forsluların çağırıldığı, Seferîlik mesafesi (doksan km) kadar uzak olan, Daha yakın bir akrabanın aynı anda düğünü olması, Davetin özelikle isme değil de genele yapılması gibi nedenlerle düğün yemeğine katılmamak caizdir.
İnsanın insana kul olması deliliktir. Sevmek haktır ama delirmek hak değildir. Seviyeli olup onur zedelemeyecek tavırlar göstermek gerekir. Bir bayan olarak istenmeyi beklemelisiniz. Sizin peşinde koştuğunuz bir kişi ile evliliğinizin nasıl süreceğini tahmin edemiyor musunuz? Mü'min bayan farkı gösterin lütfen.
Babanın veya başka birinin bir erkek ya da kızı istemediği biri ile evlendirmekte zorlama hakkı yoktur. Evlilik rıza ile yürür. En baştan istenmeyen bir evlilik muhabbeti olmayan bir evlilik olabilir. Babanın buna hakkı yoktur. Siz, bu hususta babanızı üzmeden nezaketle itiraz edebilirsiniz. Sadece bu nedenle vebale girmezsiniz.
Bir fakir akrabanıza ya da akrabalara verseniz daha iyi edersiniz. Camilerimizi tertemiz tutmalıyız.
Sadece amca, dayı, hala ve teyze gibi birinci dereceden akraba için zorunluluk yüksek düzeyde vardır. Bu konudaki sılayırahim de telefon bağlantısı dâhil pek çok iletişim aracı ile karşılanabilir. Daha geniş bakmaya çalışın konuya.