Fetva Meclisi
Soru
Mahremlik ne demektir, kimler mahremimizdir?
Cevap
Benzer fetvalar
İslâm dininde evlenilmesi haram olan kadınlar âyet ve hadislerde belirtilmiş ve bunların dışındakilerle evlenmenin helal olduğu açıkça ifade edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm, kendisiyle evlenilmesi haram olan kadınlardan bahsederken öncelikle Câhiliye döneminde bir nikâh türü olan üvey anneyle evlenme âdetine şu âyetiyle yasak getirmiştir: “Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayâsızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu ne kötü bir yoldur.” (en-Nisâ, 4/22) Bir sonraki âyette nesep ve süt hısımlığıyla sıhrî hısımlıktan dolayı evlenilmesi haram olan kadınlar sıralanmıştır: “Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, sütkız kardeşleriniz, eşlerinizin anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın eşleri, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (en-Nisâ, 4/23) Daha sonra evli kadınlarla evlenmenin de haram olduğu ifade edilmiştir: “…Evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır.” (en-Nisâ, 4/24) Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de iddet bekleyen kadının başka biriyle evlenemeyeceği, (el-Bakara, 2/235) tek kadınla evlilik esas olmakla birlikte şartlarına uyarak birden fazla kadınla evlenmek isteyen erkek için bu sayının dörtle sınırlı olduğu ve aynı anda dörtten fazla kadınla evli olunamayacağı bildirilmiştir. (en-Nisâ, 4/3) Bunun yanında kadın olsun erkek olsun müşriklerle evlenmek yasaklanmış; (el-Mümtehine, 60/10) ancak Müslüman erkeklerin, Ehl-i kitaptan iffetli kadınlarla evlenmelerine izin verilmiştir. (el-Mâide, 5/5) Nisâ sûresi 23. âyette geçen “İki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz de size haram kılındı.” ifadesi, “Bir kadın, halası veya teyzesi ile aynı anda (bir erkeğin nikâhı altında) bulunamaz” (Buhârî, Nikâh, 27 [5109-5110]; Müslim, Nikâh, 37-38 [1408]) hadisiyle; aynı âyette geçen “Sizi emziren sütanneleriniz, sütkız kardeşleriniz size haram kılındı” ifadesi de “Nesep sebebiyle haram olanlar süt emme sebebiyle de haram olur.” (Buhârî, Nikâh, 117 [5239]; Müslim, Radâʽ, 2 [1444]) hadisiyle açıklanmış ve böylece âyetin delâlet ettiği hükümlerin kapsamı genişletilmiştir.
Aralarında süt hısımlığı bulunan kimseler birbirlerinin mahremidirler yani bunların birbirleriyle evlenmeleri ebediyen haramdır. Süt akrabalığı ile nesep akrabalığı arasında mahremiyet açısından bir fark yoktur. Dolayısıyla bakma, dokunma, bir arada bulunma, beraber seyahat etme vb. konularda nesep akrabası için söz konusu olan kurallar süt akrabası için de aynen geçerlidir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 4/155)
Kadının MAHREMİ hiçbir şekilde evlenemeyeceği erkekler demektir. Bunlar akraba olduğu için, evlilik bağı kurulduğu için veya süt bağı kurulduğu için oluşabilir. Kadının mahremlerini şöyle sıralayabiliriz: Baba ve dedeler (babasının babası ve annesinin babası), Oğul ve torunlar (erkek veya kızdan olma torunlar, onların çocukları), Amcalar, Dayılar, Kardeşler (ana baba bir veya anne bir ya da baba bir olan kardeşlerin hepsi), Erkek ve kız kardeşin çocukları (onların çocukları), Süt kardeş, Sütannenin eşi, Annenin kocası, Kocasının babası, dedesi, Kocasının başkasından olma çocukları. Bunlarla kadının evlenmesi ebediyen haramdır. Bu haram olma nedeniyle de KADININ MAHREMLERİ olarak anılmaktadırlar. Kadının mahremleri önündeki avreti yani tesettür zorunluluğu yabancı erkekler gibi olmaz. Özel dikkat edilmesi gereken farklı bir durum varsa kadın kendisini yabancıdan korur gibi koruyabilir. Mesela yeğenlerden birisinin genç bir teyzeye karşı kadınların özel durumuna dikkat etmeyecek bir sefihlik veya cahillik içinde olması durumunda kadın kendisini muhafaza edecek tedbir içinde olur, mahremine karşı gösterebileceği esnekliği ona karşı göstermez. Asrımızda gelişen farklı bir fitne olarak özellikle tespit etmemiz gereken bir örnek olarak mesela kadınların rahat bulundukları bir ortamda resim çeken birisi mahremdir diye yanında rahat bulunulmayacak birisidir. Bu gibi özel durumları Müslüman kadınlar muhakkak tespit etmelidirler. Mahremler arasında da bir yakınlık ve genç olma dikkatli olma/olmama gibi farklılıklar gözetmeleri gerekir. Babası ile kocasının çocuğunu her ikisi mahrem olsa da aynı görmemesi takvasına işaret eder. Kadının mahremleri önünde tesettürünü nasıl belirleyeceğini ise şöyle tespit edebiliriz: Kadın ev ortamında otururken ve çalışırken açılabilecek yerleri olan el, kol, baş, yüz, ayaklar, boyun gibi bölümlerde mahremlerin yanında açılması durumunda sıkıntı yoktur. Mahrem önünde tesettür meselesi ile aynı anda bilinmesi zorunlu bir konu da şudur: Bedenin çıplak olması ile deriye yapışmış ve bedene görsellik katmış daracık bir kıyafet tesettürlü olmama bakımından farklı değildir. Kimi kıyafetleri daracık bedene yapışmış olanlar daha da şehvet uyandırıcı olabilmektedir. Bu da unutulmamalıdır.
Aleykümselam. Halanızla ilişkinizin bir anne gibi olmasından sakınca yoktur elbette ama halanızın çocukları size yabancıdır. Ablanızın o eve süt kardeşi olması size bir ayrıcalık getirmez. Sizin yabancılığınız devam etmektedir. Mahremiyete dikkat ederek o evde bulunmalısınız. Allah yardımcınız olsun
Aleykümselam. Görümcenizin oğlunu emzirdiğinizde o çocuk yani görümcenizin sizden süt emen oğlu iki yaşını geçmemiş idiyse eğer süt kardeşliği oluşur. İki yaşından fazla idiyse kardeşlik olmaz. Buna göre de durum şöyledir. O emzirdiğiniz çocuk sizin üçüncü çocuğunuz gibidir. Sizin çocuklarınızın hepsi ile kardeştir. Adeta üçüncü çocuğunuz var kabul edeceksiniz. O çocuğun dışındaki çocukların ise sizinle ve çocuklarınızla bir alakaları yoktur kabul edeceksiniz. Sadece yirmi dört ayı bitmeden sizden süt emen çocuk sizin çocuğunuz, çocuklarınızın hepsinin kardeşi olur, gerisinin sizinle alakası olmaz.
İslâm dininde evlenilmesi caiz olmayan hısımlar âyet ve hadislerde sayılmış ve bunların dışında kalanlarla evlenmenin helal olduğu açıkça ifade edilmiştir. Kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınlar şunlardır: Anne, anne veya baba tarafından olan büyük anneler, kız, oğlan ve kızın çocukları yani torunlar, kız kardeş, kız ve erkek kardeşin kızları, hala, teyze, eşin annesi, kendisiyle zifafa girilen eşin başka kocasından olan kızı, oğlun eşi, evlilikleri devam ettiği sürece eşin kız kardeşi ile teyzesi ve halası (eşinden ayrılmadan bunlarla evlenemez), puta, ateşe, yıldıza tapanlar, sütanne, sütkız kardeş, süt hala, süt teyze, başkalarının nikâhında bulunan ve iddet bekleyen kadınlar. (bk. el-Bakara, 2/235; en-Nisâ, 4/23-24; Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/84-86) Bunların dışında kalanlarla, başka bir evlenme engeli de yoksa evlenilmesi caizdir. Nisâ sûresinde evlenilmesi yasak olanlar sayıldıktan sonra; “Bunların dışında kalanlarla ise evlenmek size helal kılınmıştır.” (en-Nisâ, 4/24) buyrulmuştur. Yukarıda sayılanların dışındaki akrabalarla evliliği yasaklayan bir delil bulunmamaktadır. Bazı kitaplarda nakledilen “Yakın akrabalarla evlenmeyin; çünkü çocuk zayıf doğar.” (İbn Hacer, et-Telhîsü’l-habîr, 3/308-309 [1481]) şeklindeki hadis güvenilir kaynaklarda yer almamaktadır. Bu konuda zikredilen “Zayıf çocuklar dünyaya getirmektesiniz. Bu yüzden yabancı kadınlarla evlenin.” sözü Hz. Peygamber’e (s.a.s.) değil Hz. Ömer’e aittir. (İbn Hacer, et-Telhîsü’l-habîr, 3/308-309 [1481]) Hz. Peygamber (s.a.s.) halasının kızı Zeynep binti Cahş ile evlendiği gibi (el-Ahzâb, 33/36-38), kendi kızı Hz. Fâtıma’yı da amcasının oğlu Hz. Ali ile evlendirmiştir.
akraba konusundaki diğer fetvalar
“Şeriata göre istemiyoruz” demekle elbette günaha giriyorsunuz. Bu günah sizi cehennemle yüzleştirir. Onun yerine, “bugüne kadarki verilmeyen hakkımızı verin sonra da şeriata göre alalım hakkımızı” deyin ve günaha girmeyin.
Bir kadının amcası, dayısı onun mahremidir. Babanın veya annenin amcası, dayısı da kendi amcası, dayısı gibi mahremidir. Kadının mahremi önünde tam tesettürlü olması gerekmez.
Eşiniz, iyilik yapmak gibi bir niyetle ve onlara da böyle hissettirerek yardım yaptı ise para alması yanlış olur, yalan olur. Aldığı helal olmaz. Böyle değil de “Emlakçıya gitmesinden ise…” denecek bir yöntemle ona verildi ise bu iş için belli bir ücret alabilir, alacağı miktar belli olmalıdır, gizli olursa helal olmaz.
Bunu aklına ve kalbine sorsan daha iyi olur.
Evinin bütçesinin tamamını kumardan elde edenin evinde yenmesi içilmesi caiz olmaz. Orada yemek yiyeceğiniz zaman yiyeceğiniz kadar bir bölümü hediye gibi götürün, adeta kendi götürdüğünüzü yemiş olursunuz.
a. Sılayırahim farzdır. Namaz gibi o da Allah’ın emridir. b. Sürdürülmesi başka bir harama veya KATLANILMAZ EZİYETE sebep olan sılayırahim ertelenebilir. c. Katlanılamaz eziyetin ölçüsü dinî veya dünyevi bir neden olabilir. d. Kökten ilişki kesme yerine selamlaşmayı sürdürmeniz yeterli olur. Selam verme ve alma devam ettiği sürece hadislerde yasaklanan akrabayı terk etme durumu oluşmamış sayılır.