Fetva Meclisi
Soru
Akraba kimdir, her yakın, akraba kavramı içine giriyor mu? Dini bir deyim olarak kimler bizi ne kadar akrabalık bağı ile kuşatmış oluyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne babanız, dini bir hassasiyetten ötürü dargın bulunuyorlarsa bu sizin de dargın olmanızı gerektirir. Beşeri bir gerekçe ile dargınlıkları var ve bunu size de emrediyorlarsa siz Allah'ın emri ve anne baba emri ile kesişeceksiniz demektir. Allah sılayırahimi, onlar ise sılayırahimi kesmeyi emretmektedir. Elbette Allah ne emretti ise onu yapmanız gerekir. Bu arada anne babanızı da üzmeme yöntemi geliştirebilirsiniz. Mesela akrabalarla selamlaşma ve farz ilişki düzeyinde kalırsınız. Anne babanızın gözü önünde yapmazsınız. Böylece fitneyi körüklememiş olursunuz. Şunu da unutmayın: Amca akrabadır. Kuzen de akrabadır. Amca yüzde yüz akrabadır, kuzen ise yüzde elli bile mesela değildir. Buna göre bir değerlendirme yapın. Akraba diyerek hepsini aynı kefeye koymayın.
Sorularınızın tümünde aynı mantık var; siz, kendinizi imtihan hâlinde görüp sevabı öbürlerine bırakmayarak nezaketle davranmaya devam etmeniz gerekir.
İslâm dininde evlenilmesi caiz olmayan hısımlar âyet ve hadislerde sayılmış ve bunların dışında kalanlarla evlenmenin helal olduğu açıkça ifade edilmiştir. Kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınlar şunlardır: Anne, anne veya baba tarafından olan büyük anneler, kız, oğlan ve kızın çocukları yani torunlar, kız kardeş, kız ve erkek kardeşin kızları, hala, teyze, eşin annesi, kendisiyle zifafa girilen eşin başka kocasından olan kızı, oğlun eşi, evlilikleri devam ettiği sürece eşin kız kardeşi ile teyzesi ve halası (eşinden ayrılmadan bunlarla evlenemez), puta, ateşe, yıldıza tapanlar, sütanne, sütkız kardeş, süt hala, süt teyze, başkalarının nikâhında bulunan ve iddet bekleyen kadınlar. (bk. el-Bakara, 2/235; en-Nisâ, 4/23-24; Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/84-86) Bunların dışında kalanlarla, başka bir evlenme engeli de yoksa evlenilmesi caizdir. Nisâ sûresinde evlenilmesi yasak olanlar sayıldıktan sonra; “Bunların dışında kalanlarla ise evlenmek size helal kılınmıştır.” (en-Nisâ, 4/24) buyrulmuştur. Yukarıda sayılanların dışındaki akrabalarla evliliği yasaklayan bir delil bulunmamaktadır. Bazı kitaplarda nakledilen “Yakın akrabalarla evlenmeyin; çünkü çocuk zayıf doğar.” (İbn Hacer, et-Telhîsü’l-habîr, 3/308-309 [1481]) şeklindeki hadis güvenilir kaynaklarda yer almamaktadır. Bu konuda zikredilen “Zayıf çocuklar dünyaya getirmektesiniz. Bu yüzden yabancı kadınlarla evlenin.” sözü Hz. Peygamber’e (s.a.s.) değil Hz. Ömer’e aittir. (İbn Hacer, et-Telhîsü’l-habîr, 3/308-309 [1481]) Hz. Peygamber (s.a.s.) halasının kızı Zeynep binti Cahş ile evlendiği gibi (el-Ahzâb, 33/36-38), kendi kızı Hz. Fâtıma’yı da amcasının oğlu Hz. Ali ile evlendirmiştir.
Amca ve teyzenin çocukları namahremdir. Kuzen olduktan sonra bunun amcanın oğlu ya da teyzenin oğlu olması değişmez. Burada asıl mesele, birinci derece olan amca, teyze, hala, dayının mahrem bunların çocukları yani ikinci derece akraba olanların namahrem olmasıdır. Bahsettiğiniz kuzenlerinize karşı onlar buluğ çağına erdikleri andan itibaren dış kıyafet şartlarını taşıyan kıyafetle yanlarında bulunmalı, mahremiyete azami derecede dikkat etmelisiniz. Henüz baliğ olmadılarsa da yavaş yavaş bu sürece hazırlamalısınız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Normal doğumdan hangi akrabalıklar oluşuyorsa ve ne tür hükümler çıkıyorsa süt anneliğinden de aynı akrabalıklar ve hükümler oluşur.
Böyle bir durumda daha beter bir fitneye sebep olmamayı ölçü alabiliriz. Zaten kuzenlerle yoğun bir bağlantı mecburiyeti yoktur.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Kadının MAHREMİ hiçbir şekilde evlenemeyeceği erkekler demektir. Bunlar akraba olduğu için, evlilik bağı kurulduğu için veya süt bağı kurulduğu için oluşabilir. Kadının mahremlerini şöyle sıralayabiliriz: Baba ve dedeler (babasının babası ve annesinin babası), Oğul ve torunlar (erkek veya kızdan olma torunlar, onların çocukları), Amcalar, Dayılar, Kardeşler (ana baba bir veya anne bir ya da baba bir olan kardeşlerin hepsi), Erkek ve kız kardeşin çocukları (onların çocukları), Süt kardeş, Sütannenin eşi, Annenin kocası, Kocasının babası, dedesi, Kocasının başkasından olma çocukları. Bunlarla kadının evlenmesi ebediyen haramdır. Bu haram olma nedeniyle de KADININ MAHREMLERİ olarak anılmaktadırlar. Kadının mahremleri önündeki avreti yani tesettür zorunluluğu yabancı erkekler gibi olmaz. Özel dikkat edilmesi gereken farklı bir durum varsa kadın kendisini yabancıdan korur gibi koruyabilir. Mesela yeğenlerden birisinin genç bir teyzeye karşı kadınların özel durumuna dikkat etmeyecek bir sefihlik veya cahillik içinde olması durumunda kadın kendisini muhafaza edecek tedbir içinde olur, mahremine karşı gösterebileceği esnekliği ona karşı göstermez. Asrımızda gelişen farklı bir fitne olarak özellikle tespit etmemiz gereken bir örnek olarak mesela kadınların rahat bulundukları bir ortamda resim çeken birisi mahremdir diye yanında rahat bulunulmayacak birisidir. Bu gibi özel durumları Müslüman kadınlar muhakkak tespit etmelidirler. Mahremler arasında da bir yakınlık ve genç olma dikkatli olma/olmama gibi farklılıklar gözetmeleri gerekir. Babası ile kocasının çocuğunu her ikisi mahrem olsa da aynı görmemesi takvasına işaret eder. Kadının mahremleri önünde tesettürünü nasıl belirleyeceğini ise şöyle tespit edebiliriz: Kadın ev ortamında otururken ve çalışırken açılabilecek yerleri olan el, kol, baş, yüz, ayaklar, boyun gibi bölümlerde mahremlerin yanında açılması durumunda sıkıntı yoktur. Mahrem önünde tesettür meselesi ile aynı anda bilinmesi zorunlu bir konu da şudur: Bedenin çıplak olması ile deriye yapışmış ve bedene görsellik katmış daracık bir kıyafet tesettürlü olmama bakımından farklı değildir. Kimi kıyafetleri daracık bedene yapışmış olanlar daha da şehvet uyandırıcı olabilmektedir. Bu da unutulmamalıdır.
İsraf yapılan, Riyaya dönüştürülen, Haramların işlendiği, Sadece zenginlerin ve forsluların çağırıldığı, Seferîlik mesafesi (doksan km) kadar uzak olan, Daha yakın bir akrabanın aynı anda düğünü olması, Davetin özelikle isme değil de genele yapılması gibi nedenlerle düğün yemeğine katılmamak caizdir.
İnsanın insana kul olması deliliktir. Sevmek haktır ama delirmek hak değildir. Seviyeli olup onur zedelemeyecek tavırlar göstermek gerekir. Bir bayan olarak istenmeyi beklemelisiniz. Sizin peşinde koştuğunuz bir kişi ile evliliğinizin nasıl süreceğini tahmin edemiyor musunuz? Mü'min bayan farkı gösterin lütfen.
Babanın veya başka birinin bir erkek ya da kızı istemediği biri ile evlendirmekte zorlama hakkı yoktur. Evlilik rıza ile yürür. En baştan istenmeyen bir evlilik muhabbeti olmayan bir evlilik olabilir. Babanın buna hakkı yoktur. Siz, bu hususta babanızı üzmeden nezaketle itiraz edebilirsiniz. Sadece bu nedenle vebale girmezsiniz.
Bir fakir akrabanıza ya da akrabalara verseniz daha iyi edersiniz. Camilerimizi tertemiz tutmalıyız.
Sadece amca, dayı, hala ve teyze gibi birinci dereceden akraba için zorunluluk yüksek düzeyde vardır. Bu konudaki sılayırahim de telefon bağlantısı dâhil pek çok iletişim aracı ile karşılanabilir. Daha geniş bakmaya çalışın konuya.