Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah'ın izniyle faize bulaşmadan, biraz birikim biraz da altın borcu alarak bir ev sahibi olduk. Maaş aldığım banka yakın zamanda promosyon ödemesi yapacak. Bu promosyon parası ile borçlandığım arkadaşlarımın borcunu tek kalemde ödeyip kapatsam daha sonra ise kullandığım promosyon parasını her ay taksit taksit hayır kurumlarına versem olur mu? Ya da promosyon parası nasıl kullanılmalı ise o şekilde kullansam bir sıkıntı teşkil eder mi? Benim burdaki amacım, borçlu olduğum kişilerin borcunu hemen kapatmak, onların da kendilerine göre acil ihtiyaçları çıkabilir. Yani bir nevi borç yapılandırması yapacağım. Hem arkadaşların faydasına olacak hem de benim. Bu şekilde bir menfaat sağlayıp günaha girmiş olur muyum? Borç aldığım arkadaşlarımada geri ödemeyi nasıl ve ne kadar miktarda yapacağımı söyledim ve altın borçlarını ona göre aldım.
Cevap
Benzer fetvalar
Kendinizi maddi olarak zor bir durumda görüyorsanız kullanabilirsiniz.
Borç ödemesi yapmanız sizin bütçenizle alakalı bir durumdur. Helal olmayan bir para ile ödediğiniz borç vebaldir. Banka promosyonu faiz gibi ise onu hiçbir giderinizde kullanamazsınız. Bunu ilke olarak belirlemiş olalım. Promosyon direkt faizdir diyemiyoruz. Sizinki gibi zaruretlerde kullanılabilir diye umuyoruz.
Eşinize verdiğiniz “geri ödeyeceğim” sözü, bir borç akdidir. Bedelli askerlik veya araç gibi zaruri bir ihtiyacı o borçla karşıladıysanız, ödeyebildiğiniz ilk anda iade etmeniz dinen de ahlaken de üzerinize vaciptir. Bu borç hükmündedir. Bu borcun geç ödenmesi, size günah değil ama özürsüz ertelemek zulüm olur. Hadiste geçtiği üzere: "Zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür." (Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 10) Bu borcu ödemeniz, eşinize iyilik değil, bir adalet borcudur. Hakkını zamanında teslim etmekle yükümlüsünüz. Katılım bankasıyla yapılan maaş anlaşmasından dolayı “promosyon parası” adıyla bir meblağ size veriliyor. Bu para ne yazık ki (faizli bankalar kadar olmasa da) kanaatimizce "faiz şüphesi" taşıyan bir paradır. Bu da fıkhen güvenilir bir kazanç türü değildir. Dolayısıyla bu paraya mecbur kalınmadıkça tenezzül edilmemelidir. Alındığında da bankada bırakılmamalı ya fakir birine promosyon parası olduğu söylenmeden verilmeli ya da zaruret varsa ancak asli ihtiyaç için kullanılmalıdır. Bu bilgilere göre ailenizi geçindirebiliyorsanız küçük birikimlerle de olsa eşinize olan borcunuzu promosyon parasına tenezzül etmeden ödeyiniz. Kardeşim, zor zamanlar olur, omuzlar ağırlaşır ama Allah da kulunu görür. Siz borcunuzu ödemeye niyetlisiniz ve imkân arıyorsunuz. Bu samimiyetle olduktan sonra Allah size mutlaka yardım edecektir. Allah, size en temiz kazancı nasip etsin, harama veya şüphelisine mecbur bırakmasın.
Bankaların verdiği maaş promosyonları, faiz şüphesi taşıyan meşru olmayan kazançlar arasında değerlendirilir. Bu sebeple, kişi geçim sıkıntısı çekmeyen bir durumdaysa bu parayı kendi özel harcamalarında kullanması caiz görülmemiştir. Ancak kişi gerçekten geçim zorluğu içindeyse – ki bu, ev kirasını ödeyememe, elektrik-su gibi zaruri ihtiyaçlarını karşılayamama gibi durumları kapsar – o zaman bu parayı zaruret kapsamında kullanması caiz olur. Bu sebeple, promosyon paranı şahsen kullanmak yerine, geçim sıkıntısı yaşayan kardeşlerine vermek istiyorsan, bu doğru bir tasarruf olur. Hele ki birinin sağlık ve tedavi ihtiyacı varsa, bu durum açık bir ihtiyaç halidir. Promosyon parası, faiz şüphesi taşıdığı için, geçim sıkıntısı olmayan kişilere caiz değildir. Ama gerçek ihtiyaç sahibi olan (kirasını, faturasını ödemekte zorlanan, zorunlu sağlık giderlerini karşılamakta zorlanan) kişilere verilebilir. Kardeşlerini bu vasıfta görüyorsan, promosyon paranı onlara vermen uygundur. İnşallah seni bu yükten kurtarır ve hayır olur.
Fıkhen ve ahlâken bir kamu çalışanı, mesai saatleri dışında, görev alanıyla çakışmayan, görevi aksatmayan, devletin memura koyduğu etik kurallara (çıkar çatışması, gizlilik, izin şartı vb.) aykırı olmayan bir işi yapabilir. Özellikle borçtan kurtulmak, harama bulaşmamak, aileye helal lokma temin etmek gibi güzel niyetlerle yapılan işler hem meşrudur hem de sevaptır. Ancak şunu unutma bu ek iş seni asıl görevinin kalitesinden alıkoymamalı. Haram içerikli bir iş olmamalı. Mesela, ticarete destek veriyorsan fatura-dürüstlük konusuna dikkat etmelisin. Promosyon parasını kullanmadığında kredi kartı borcunu ödeyemiyorsan ve bu borç gittikçe artıyor, seni faiz ödemeye mahkûm ediyorsa o zaman fıkıh sana “buradan çıkış için” ruhsat verir. Ama bu ruhsat şudur: “Haramdan kaçmak için şüpheliyi kullanmana geçici olarak izin verilir. Bu parayı kazanç gibi görme, çıkış kapısı olarak gör.” Fakat biraz daha sabrederim, fazladan çalışırım, ek iş bulurum ama bu paraya el sürmem diyorsan… Evet, kardeşim, tavsiye edilen budur. Zaten şüpheli olanı terk etmek takvanın zirvesidir. Bu sana ahirette sevap, dünyada izzet olur. Ama alternatifin yoksa “Ya bunu alırım ya da faiz öderim” diyorsan, o zaman zaruret ruhsatı ile promosyon parasını sadece bu borcu kapatmak için kullanabilirsin. Ama ileride rahatladığında, içini rahatlatmak için bu miktarın bir kısmını sadaka vermen çok yerinde olur. Rabbim borcunu kolayca ödemen için sana kapılar açsın. Faize düşmeden, kul hakkına girmeden hayatını sürdürmeyi nasip etsin.
Onu kullanmasan daha iyi olurdu ama kullansan da haram olmaz diye umarım.
banka promosyonu konusundaki diğer fetvalar
Saydığınız kimseler gerçek ihtiyaç sahipleri (geçinmekte zorlanan kimseler) iseler aldığınız parayı verebilir, ihtiyaçlarını temin eden alış veriş yapabilirsiniz. Aksi takdirde promosyon parası faiz şüphesi olduğundan dolayı veremezsiniz. Ama hediye kelimesiyle lüks/ihtiyaç dışı harcamayı kastediyorsanız bu caiz olmaz.
Söz konusu FAİZSİZ verilen para için direkt faizli borç gibi haramdır diyemeyiz. Sadece böyle bir işlemle o para alınmış olsa idi rahat bir şekilde caiz derdik. Bu durumda ise: - İşlemi yapan kurumun faizli bir kurum olması, - İşleme dayanak olan promosyon hakkındaki endişelerimiz bu işlemden uzak durmanın daha isabetli olacağı yönüne bizi yönlendirmektedir. Yine de bu haliyle yani bir faiz söz konusu olmayan haliyle inşallah direkt faizli işlem gibi haram değildir deriz. Mümkün olduğu kadar zarureti olmayanın böyle risklerden uzak kalmasını tavsiye ederiz.
Evini geçindirmekte zorlanan kimseler hariç promosyan parasını direkt veya dolaylı da olsa kendisine yararı dönecek şekilde kullanması caiz değildir. Bedelli askerlik ücreti de buna dahildir.
Promosyon paraları, faiz şüphesi taşıdığı için ancak geçim sıkıntısı çeken kişilerin zaruri ihtiyaçlarında kullanılmasına ruhsat verilmiştir. Emekli anneniz bu parayı, kendi temel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığı için değil de artık kullanmayacağı, fazla gelen bir paradan veriyorsa, bu noktada temkinli olunmalıdır. Ancak siz gerçekten geçim sıkıntısı içindeyseniz (borç, fatura, kira gibi zaruri ihtiyaçlar), promosyonu almanızda ruhsat olarak sakınca olmaz. Oğlunuz da öğrenci olup temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk yaşıyorsa (barınma, ulaşım, kitap vb.), bu parayı ona vermeniz de caiz olur. Buradaki temel ölçü: İhtiyaç hali ve lüks olmayan, zaruri giderler içindir. Özetle, oğlunuz gerçekten ihtiyaç içindeyse, annenizden aldığınız promosyon parasını ona verebilirsiniz. Ancak ailece maddi sıkıntı içinde değilseniz bu tür paralarla ihtiyaç dışı harcamalar yapmak uygun olmaz.
İnsan başını kuma sokunca güneş sönmez.