Fetva Meclisi
Soru
Bir tarafta gariban birinin alın teriyle, emeğiyle biriktirdiği parayla askerlik bedelli parasını ödeyen biri, diğer tarafta bir memura banka tarafından verilen promosyon parası ile bedelli parasını ödeyen biri… Bu durumda promosyon parasıyla askerlik bedelli ücretini kendi menfaatim için benim olmayan parayla ödemem caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sana ait olmuş bir paranın kaynağı ne olursa olsun onu istediğin her helal yerde kullanabilirsin, yeter ki sana gelmesi de helal olsun.
Aleykümselam. Bedelli askerlik veya başka bir gerekçe ile bankanın size parayı neye göre vereceği önemlidir. Eğer size parayı mesela 100 lira verip başka bir zamanda 110 lira olarak geri alacaksa, bu adı ne olursa olsun neticede para karşılığı borç vermektir. Neticede de bir faiz işlemidir bu. Bunu caiz göremeyiz. Başka bir işlem yapılacaksa onu bilmemiz gerekir.
Bankaların verdiği maaş promosyonları, faiz şüphesi taşıyan meşru olmayan kazançlar arasında değerlendirilir. Bu sebeple, kişi geçim sıkıntısı çekmeyen bir durumdaysa bu parayı kendi özel harcamalarında kullanması caiz görülmemiştir. Ancak kişi gerçekten geçim zorluğu içindeyse – ki bu, ev kirasını ödeyememe, elektrik-su gibi zaruri ihtiyaçlarını karşılayamama gibi durumları kapsar – o zaman bu parayı zaruret kapsamında kullanması caiz olur. Bu sebeple, promosyon paranı şahsen kullanmak yerine, geçim sıkıntısı yaşayan kardeşlerine vermek istiyorsan, bu doğru bir tasarruf olur. Hele ki birinin sağlık ve tedavi ihtiyacı varsa, bu durum açık bir ihtiyaç halidir. Promosyon parası, faiz şüphesi taşıdığı için, geçim sıkıntısı olmayan kişilere caiz değildir. Ama gerçek ihtiyaç sahibi olan (kirasını, faturasını ödemekte zorlanan, zorunlu sağlık giderlerini karşılamakta zorlanan) kişilere verilebilir. Kardeşlerini bu vasıfta görüyorsan, promosyon paranı onlara vermen uygundur. İnşallah seni bu yükten kurtarır ve hayır olur.
Eşinize verdiğiniz “geri ödeyeceğim” sözü, bir borç akdidir. Bedelli askerlik veya araç gibi zaruri bir ihtiyacı o borçla karşıladıysanız, ödeyebildiğiniz ilk anda iade etmeniz dinen de ahlaken de üzerinize vaciptir. Bu borç hükmündedir. Bu borcun geç ödenmesi, size günah değil ama özürsüz ertelemek zulüm olur. Hadiste geçtiği üzere: "Zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür." (Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkât 10) Bu borcu ödemeniz, eşinize iyilik değil, bir adalet borcudur. Hakkını zamanında teslim etmekle yükümlüsünüz. Katılım bankasıyla yapılan maaş anlaşmasından dolayı “promosyon parası” adıyla bir meblağ size veriliyor. Bu para ne yazık ki (faizli bankalar kadar olmasa da) kanaatimizce "faiz şüphesi" taşıyan bir paradır. Bu da fıkhen güvenilir bir kazanç türü değildir. Dolayısıyla bu paraya mecbur kalınmadıkça tenezzül edilmemelidir. Alındığında da bankada bırakılmamalı ya fakir birine promosyon parası olduğu söylenmeden verilmeli ya da zaruret varsa ancak asli ihtiyaç için kullanılmalıdır. Bu bilgilere göre ailenizi geçindirebiliyorsanız küçük birikimlerle de olsa eşinize olan borcunuzu promosyon parasına tenezzül etmeden ödeyiniz. Kardeşim, zor zamanlar olur, omuzlar ağırlaşır ama Allah da kulunu görür. Siz borcunuzu ödemeye niyetlisiniz ve imkân arıyorsunuz. Bu samimiyetle olduktan sonra Allah size mutlaka yardım edecektir. Allah, size en temiz kazancı nasip etsin, harama veya şüphelisine mecbur bırakmasın.
Selamünaleyküm.Bir fakire verilmesi mümkündür. Askerlik yapılması ise doğru olmayabilir. Faizle ev, araba almak ise caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bu durumda, borcu üslenen kişinin vereceği paranın karşılığında alacağı rakam meçhuldür. Bu meçhullük böyle bir ilişkiyi sakıncalı kılar.
banka promosyonu konusundaki diğer fetvalar
Promosyon paraları, faiz şüphesi taşıdığı için ancak geçim sıkıntısı çeken kişilerin zaruri ihtiyaçlarında kullanılmasına ruhsat verilmiştir. Emekli anneniz bu parayı, kendi temel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığı için değil de artık kullanmayacağı, fazla gelen bir paradan veriyorsa, bu noktada temkinli olunmalıdır. Ancak siz gerçekten geçim sıkıntısı içindeyseniz (borç, fatura, kira gibi zaruri ihtiyaçlar), promosyonu almanızda ruhsat olarak sakınca olmaz. Oğlunuz da öğrenci olup temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk yaşıyorsa (barınma, ulaşım, kitap vb.), bu parayı ona vermeniz de caiz olur. Buradaki temel ölçü: İhtiyaç hali ve lüks olmayan, zaruri giderler içindir. Özetle, oğlunuz gerçekten ihtiyaç içindeyse, annenizden aldığınız promosyon parasını ona verebilirsiniz. Ancak ailece maddi sıkıntı içinde değilseniz bu tür paralarla ihtiyaç dışı harcamalar yapmak uygun olmaz.
İnsan başını kuma sokunca güneş sönmez.
Saydığınız kimseler gerçek ihtiyaç sahipleri (geçinmekte zorlanan kimseler) iseler aldığınız parayı verebilir, ihtiyaçlarını temin eden alış veriş yapabilirsiniz. Aksi takdirde promosyon parası faiz şüphesi olduğundan dolayı veremezsiniz. Ama hediye kelimesiyle lüks/ihtiyaç dışı harcamayı kastediyorsanız bu caiz olmaz.
Promosyon parası üzerinden, sonradan ödenmek üzere (geçici/belirli bir süre de olsa) menfaatlenmek doğru değildir. Alacaklılarınıza ödeme veya evinizin temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda zorlanıyorsanız bahsettiğiniz şekilde yapabilirsiniz. Ama ödemede zorlanmayıp sadece sürenin uzaması ve alacaklıların sıkıştırmaması söz konusuysa kullanmamanız gerekir. Faiz şüphesi olan bir parayı kendinizin gibi değil, yok ve verilmemiş gibi görürseniz ortada bir sorun kalmaz. Bu imtihanı daha kolay verirsiniz.
Fıkhen ve ahlâken bir kamu çalışanı, mesai saatleri dışında, görev alanıyla çakışmayan, görevi aksatmayan, devletin memura koyduğu etik kurallara (çıkar çatışması, gizlilik, izin şartı vb.) aykırı olmayan bir işi yapabilir. Özellikle borçtan kurtulmak, harama bulaşmamak, aileye helal lokma temin etmek gibi güzel niyetlerle yapılan işler hem meşrudur hem de sevaptır. Ancak şunu unutma bu ek iş seni asıl görevinin kalitesinden alıkoymamalı. Haram içerikli bir iş olmamalı. Mesela, ticarete destek veriyorsan fatura-dürüstlük konusuna dikkat etmelisin. Promosyon parasını kullanmadığında kredi kartı borcunu ödeyemiyorsan ve bu borç gittikçe artıyor, seni faiz ödemeye mahkûm ediyorsa o zaman fıkıh sana “buradan çıkış için” ruhsat verir. Ama bu ruhsat şudur: “Haramdan kaçmak için şüpheliyi kullanmana geçici olarak izin verilir. Bu parayı kazanç gibi görme, çıkış kapısı olarak gör.” Fakat biraz daha sabrederim, fazladan çalışırım, ek iş bulurum ama bu paraya el sürmem diyorsan… Evet, kardeşim, tavsiye edilen budur. Zaten şüpheli olanı terk etmek takvanın zirvesidir. Bu sana ahirette sevap, dünyada izzet olur. Ama alternatifin yoksa “Ya bunu alırım ya da faiz öderim” diyorsan, o zaman zaruret ruhsatı ile promosyon parasını sadece bu borcu kapatmak için kullanabilirsin. Ama ileride rahatladığında, içini rahatlatmak için bu miktarın bir kısmını sadaka vermen çok yerinde olur. Rabbim borcunu kolayca ödemen için sana kapılar açsın. Faize düşmeden, kul hakkına girmeden hayatını sürdürmeyi nasip etsin.