Fetva Meclisi
Soru
Hocam okuldayken arkadaşım ile gelinlikle ilgili sohbetinizden dinledikten sonra kadın meslek dersleri hocamızla bu konuyu paylaşmıştık. Hoca ise direkt o zaman “Evlerinizdeki koltuklar kimin kültürü?” diye soru yönlendirmişti. Bizim de kafamıza takıldı. Koltuk Avrupa kültürü mü? Bu tür başkalarına ait olan şeyleri nasıl, hangi kaynaktan öğrenebilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşiniz haklı ve akıllı, Allah ondan razı olsun. Bir gün beş on arkadaşınızı memnun edeceksiniz diye neden eşinizle yıllarca sürecek bir gerginliğe neden oluyorsunuz?
Cümlenizle bizim söylediklerimizin aynı olmadığını teyit etmeliyiz. Beyaz veya siyahla sorunumuz yoktur. Siz de sorunuzun sonunda zaten ölçüler koymuşsunuz. O ölçüler korunduktan sonra mesele yok demektir. Yalnız, bize ait bir kültür oldu düşüncenize katılamayız. Bize ait bir kültür bizim dinimizden kaynaklanan ölçülerle olur. Zannedersem asıl çözülmesi gereken şey şudur: Kadınlarımız neden bu tür zevkleri evliliğin kendisinden daha değerli tutuyorlar? Neden mutluluk bir kıyafetle ölçülebiliyor? İsterseniz bunun üzerinde düşünün.
Selamünaleyküm. Düğün öncesinde bu konuya girmeniz iyi olmamış; gelinlik kadınların putlarındandır. Bu put, bana göre de gelecekteki rahatsızlıkların işaretidir. Eşinizin gelinlik giymesi, dinden çıkmasını gerektirmez ama kalpteki kör taklidi gösterir. Rica edin giymemesi için. Muhakkak giyerse de yapacak bir şeyiniz yoktur.
Selamünaleyküm. Esasen pantolon, bize ait bir kültür ve kıyafet şekli değildir. Bu nedenle de, bahsettiğiniz pantolon türünü giymemeyi tercih etmemiz gerekir. Giyim şekli olarak, pantolonu kaldırabilecek bir durumumuz da yoktur. Bu nedenle Müslümana en yakın olabilecek pantolon türünü giymeyi tercih ederiz. Kot pantolon yakınlık/uzaklık açısından en uzakta durmaktadır. Zira onu batılılar bile kendilerine göre medeni toplantılarında giymemektedirler, Amerikan çobanlarının kıyafeti olarak bilinmektedir. Bu mantık da ne yapmamız gerektiğini bize gösteriyor olmalıdır.
Selamünaleyküm. Bu faaliyetleri birilerinin İslam adına yapmış olması, katılımcıların namaz kılıyor, başlarını örtüyor olmaları yapılanın Allah’ın razı olacağı işler olmasını gerektirmez. Aksine dinin yasakladığı şeylerin bir de din adına yapılıyor olması gibi bir çirkinlik devreye girer. Bu tür faaliyetler başlarken güzel başlar ama bittiğinde zarar eden din olur maazallah. Sofrada hurma bulunması veya besmele ile başlanması alkolü mubahlaştırmadığı gibi kızların başı örtülü olması ya da erkeklerin namaz kılıyor olması da sözünü ettiğiniz karma işlerin caiz olmasını gerektirmez. Bilhassa şeytan için uygun bir tuzak kurulmuş olabilir. Baştan tedbirli olmak gerekiyor. Dine ancak dinin emrettiği ölçülerle hizmet edilebilir. Allah’a emanet olun.
Bu cevap kâğıt üzerinde doğrudur. Hayatta bunu ispat edebilecek bir tek örnek bulmak ise hayaldir. Kadınların giydiği her kot pantolon cehennemi tutuşturan bir kibrit niteliğinde durmaktadır. Mü'min hassas insan olmalıdır. Çok satılıyor, para getiriyor diye bir ticaret yapmaz. Biz ticaretimizi ahiretimize taşımaya mecburuz. Yine de sen babanla sertleşme, dikleşme, edebinle konuş. Sana gereken budur.
batı konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Meselemiz başlı başına bir “gelinlik” meselesi değildir. Zira gelinlik bundan iki asır önce mesela yine giyiliyordu ama bugünkü şekli ile değildi. Meseleyi gelinlik boyutunda ele almamıza gerek yoktur. Kızlarımızın bu anlamda gelinlik giymelerinde herhangi bir sakıncadan söz edemeyiz. Neticede kız dünyasının hayallerini süsleyen bir sembolden söz ediyoruz. Sorgulamamız gereken bir başka ayrıntıyı sizinle paylaşmalıyım. O ayrıntı da şudur: Bu, kız dünyasının bir özlemi midir yoksa kız dünyasının abluka altına alındığı saldırının simgesi midir? Ne demek istediğimi sorabilirsiniz. Şunu demek istiyorum: Neden muhakkak gelinlik olacak? Mesela o gün gelinliğin üç katı daha değerli ve cazip bir kıyafet olsa bunu neden kabul etmiyor kızlar veya aileler de gelinlikte diretiyorlar? Bu sorunun cevabı sadece “herkes onu giydi” cevabıdır. Bu da ne demektir, herkese uyma düzeyinde kalmak! Bunu toplum psikolojisi diye de yorumlayabiliriz. Peki, bizim kızlarımız, bu ümmetin kızları, Allah’ın Âsiye olmalarını istediği kızlar neden “herkes” olsunlar? Gelinliği bir kıyafet olarak belirlemeden önce bu sorunun cevabını bulmalı değil miyiz; neden herkes gibi olma ihtiyacına karşı eziliyor kızlarımız, neden? Neden herkesin kendi zevkini itibara almıyoruz? Biz bir ümmet değil miyiz? Neden kızlarımız, o en önemli günlerinde dik durmayı denemiyorlar? Bu sorunun cevabı üzerinden yol alalım istersen kızım. Artık ne anladın veya ne tarafa evireceksin bu soruyu bilemiyorum ama isterim ki bu mübarek ümmetin kızları dünyanın teki, sabır abidesi, çile kadını, mürebbiye, muvahhide kadın Âsiye’yi örnek alsınlar. Öyle istiyorum, bu ümmetin kızlarına bunu uygun görüyorum. Sakın kızım, bu tavsiyeme “ama” ile başlayan bir cevap vermeyesin. “Ama” ve “benimki…” ile başlayan cevaplar çorabın sökülmesini simgeleyen ifadelerdir. Birinci ve en önemli olarak bunu düşünmeyi tavsiye ediyorum: Neden kızlarımız kendilerini herkes gibi olmaya mecbur hissetsinler, neden? Bir aile bu, “herkes gibi olma” zilletine bu kadar derin bağlılıkla başlar da sonra o aile meleklerin kanatlarında yol alabilir mi? Mümkün mü? Hepimiz görüyoruz, neredeyse gelinlik için borsa bile kurulacak. Gelinlikler serveti yansıtıyor adeta. Ya gelinlikle başlamış aile hayatı? Aile hayatımız nerede? Bize gelinlik getirenler neden aile huzuru getiremiyorlar. Madem hayatta bir defalık olan gelinlik verdiler bize neden hayatın tamamı için gerekli huzurumuzu koparıp aldılar bizden? Nerede kızlarımızın huzurlu yuva hayalleri? Bunları da bizim sorma hakkımız doğdu şimdi? Kızım, Birinci olarak zikrettiğim bu mesele gelinliği haram düzeyine taşıyan bir gerekçe değildir. Buna rağmen cılız iradeli bir kız gelinlik giyebilir ve giyince de haram işlemiş olmaz. Bunu tespit edeyim size. İkinci meselemiz ise haramlık açısından daha bağlayıcıdır. Gelinlik tesettür sağlamada yeterli değilse giyilmesine helal diyemeyiz. Tesettür ise bedeni giydirmek değildir. Bedeni gizlemektir. Gelinlik gelin hanımın bedenini gizliyorsa mesele yok, giyilebilir. Beden ayrıntılarını belirten bir gelinlik asla helal değildir. Baştan ayağa kadar gelin hanımın bedenini ve beden ayrıntılarını örtmeyen kıyafet erkeklerin bulunabileceği bir ortam için helal kıyafet olamaz. Bir üçüncü boyut daha var, o da meselenin bu ümmetten olmayanlara benzeme boyutudur. Onu yazmak istemiyorum. “Benzemek” sözcüğünü hafızamda koyacak yer bulamıyorum. Hafızam bu yaşadığımız hayatı algılayamıyor. Diyeceğimi bilemiyorum. Diyebildiğim bir şey var: Bu ümmetin kızları nerede, bu ümmetin! Bunu diyebiliyorum kızım, bunu haykırabiliyorum. Umarım anlamışındır kızım. Seni Allah’a emanet ederim.
Esasen bunlarda bir sıkıntı yoktur. Bunun ne faydası olacak sorusunun cevabını bulmadan körü körüne bunları taklit etmekte sakınca olur. Basit bir pasta yenmesinin sakıncası yoktur ama neden illa pasta da mesela baklava değil, neden? Çünkü kültürün kaynağı olan batıda baklava bilinmiyor, onları körü körüne taklit ise daha büyük bir sıkıntıdır.
Batılı ve küfrü taklit nitelikli işler mümin onurunu rencide eden işlerdir. Evet, bu belirttikleriniz abdeste ve gusle mani olmadıkça sakıncalı olduğunu söyleyemeyiz ama bir seviye kaybı endişesi de taşıdığımızı belirtiriz.
DOĞUM GÜNÜ, insanların insanlığı ve Müslümanlığı eritmeleri üzerine icat ettikleri uydurma bir uygulamadır. Batı menşeli olması da bunu gösterir. İnsanlığımızı ispat etmek, Müslümanlığımızın gereği olan kardeşliğimizi icra etmek için birimizin doğduğu günün beklenmesi esasen anlamsızdır. Ne yazık ki şeytan anlamlı veya anlamsız bakmadan batı ve batıl menşeli her şeyi sempatik duruma getirmiştir. Böyle işlerle ilgilenmemek en güzelidir.
Selamünaleyküm. Sinema ve tiyatronun caiz olabilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmiş olması gerekmektedir: 1- Bir âlimin veya heyetin caiz gördüğü konu/senaryo üzerinden olmalıdır. 2- Haramlardan birinin reklam edildiği, küfür olan bir sözün kullanıldığı, temsil gereği de olsa nikâh ve talak rolünün bulunduğu, kadının aktör olarak kullanıldığı senaryoda oynamak caiz olmaz.