Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Sinema çevrilirken gözetilmesi gereken hassasiyetler nelerdir. Batılı tasvir etmemek kaydıyla çevrilmeye çalışılan bir filimde kafir ve müşrik rolünde oynayanların elfazı küfürü telaffüzü, kadını senaryolarda yer almasıdaki ölçüler nelerdir? Hürmetle selamlar...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cinsel tahriş, yalan, muayyen kişilere hakaret, fitne teşviki bulunmadığı sürece komedi filmi yapılabilir. Film sektörünün bıçak sırtında bir iş olduğunu siz de biliyorsunuz. Bundan da daha tehlikelisi, bahsettiğiniz iyi niyetlere başlayıp daha sonra ölçüleri gevşetmek veya kaldırmaktır. Muhakkak ve muhakkak fıkıh bilgisine ve takvasına güvendiğiniz birisini danışman edinin.
Selamünaleyküm. Sürme bayanlar için caizdir. Bayanların gözleri de kapatmaları gereken avretlerinden değildir. Özellikle namahremlerin dikkatini çekecek özel bir durum söz konusu ise, fitneye sebep olmak açısından caiz olmaz. Aksi takdirde sürme kullanmaları caizdir.
Selamünaleyküm. Kadının erkeğin önünde imam olması caiz değildir. Kadının kadına imam olması ise caizdir. İmamı olduğu kadınlarla aynı hizada durarak namaz kıldırabilir. Bu caizdir ama teşvik edilen bir amel değildir.
Selamünaleyküm. Kadının resmi veya filmi, kendisi gibi bir haram değilse de helal değildir. Zaruret olmadıkça bakılmamalıdır.
Selamünaleyküm. Haram olmadıkça, kulluk vazifelerini aksatmadıkça oyuncu olmak mümkündür.
Selamünaleyküm.Seslendirme dışında görüntülü sahnelerin uygulanmasının her durumda sıkıntılı olacağını düşünürüz.
batı konusundaki diğer fetvalar
DOĞUM GÜNÜ, insanların insanlığı ve Müslümanlığı eritmeleri üzerine icat ettikleri uydurma bir uygulamadır. Batı menşeli olması da bunu gösterir. İnsanlığımızı ispat etmek, Müslümanlığımızın gereği olan kardeşliğimizi icra etmek için birimizin doğduğu günün beklenmesi esasen anlamsızdır. Ne yazık ki şeytan anlamlı veya anlamsız bakmadan batı ve batıl menşeli her şeyi sempatik duruma getirmiştir. Böyle işlerle ilgilenmemek en güzelidir.
Batılı ve küfrü taklit nitelikli işler mümin onurunu rencide eden işlerdir. Evet, bu belirttikleriniz abdeste ve gusle mani olmadıkça sakıncalı olduğunu söyleyemeyiz ama bir seviye kaybı endişesi de taşıdığımızı belirtiriz.
Esasen bunlarda bir sıkıntı yoktur. Bunun ne faydası olacak sorusunun cevabını bulmadan körü körüne bunları taklit etmekte sakınca olur. Basit bir pasta yenmesinin sakıncası yoktur ama neden illa pasta da mesela baklava değil, neden? Çünkü kültürün kaynağı olan batıda baklava bilinmiyor, onları körü körüne taklit ise daha büyük bir sıkıntıdır.
Kızım, Meselemiz başlı başına bir “gelinlik” meselesi değildir. Zira gelinlik bundan iki asır önce mesela yine giyiliyordu ama bugünkü şekli ile değildi. Meseleyi gelinlik boyutunda ele almamıza gerek yoktur. Kızlarımızın bu anlamda gelinlik giymelerinde herhangi bir sakıncadan söz edemeyiz. Neticede kız dünyasının hayallerini süsleyen bir sembolden söz ediyoruz. Sorgulamamız gereken bir başka ayrıntıyı sizinle paylaşmalıyım. O ayrıntı da şudur: Bu, kız dünyasının bir özlemi midir yoksa kız dünyasının abluka altına alındığı saldırının simgesi midir? Ne demek istediğimi sorabilirsiniz. Şunu demek istiyorum: Neden muhakkak gelinlik olacak? Mesela o gün gelinliğin üç katı daha değerli ve cazip bir kıyafet olsa bunu neden kabul etmiyor kızlar veya aileler de gelinlikte diretiyorlar? Bu sorunun cevabı sadece “herkes onu giydi” cevabıdır. Bu da ne demektir, herkese uyma düzeyinde kalmak! Bunu toplum psikolojisi diye de yorumlayabiliriz. Peki, bizim kızlarımız, bu ümmetin kızları, Allah’ın Âsiye olmalarını istediği kızlar neden “herkes” olsunlar? Gelinliği bir kıyafet olarak belirlemeden önce bu sorunun cevabını bulmalı değil miyiz; neden herkes gibi olma ihtiyacına karşı eziliyor kızlarımız, neden? Neden herkesin kendi zevkini itibara almıyoruz? Biz bir ümmet değil miyiz? Neden kızlarımız, o en önemli günlerinde dik durmayı denemiyorlar? Bu sorunun cevabı üzerinden yol alalım istersen kızım. Artık ne anladın veya ne tarafa evireceksin bu soruyu bilemiyorum ama isterim ki bu mübarek ümmetin kızları dünyanın teki, sabır abidesi, çile kadını, mürebbiye, muvahhide kadın Âsiye’yi örnek alsınlar. Öyle istiyorum, bu ümmetin kızlarına bunu uygun görüyorum. Sakın kızım, bu tavsiyeme “ama” ile başlayan bir cevap vermeyesin. “Ama” ve “benimki…” ile başlayan cevaplar çorabın sökülmesini simgeleyen ifadelerdir. Birinci ve en önemli olarak bunu düşünmeyi tavsiye ediyorum: Neden kızlarımız kendilerini herkes gibi olmaya mecbur hissetsinler, neden? Bir aile bu, “herkes gibi olma” zilletine bu kadar derin bağlılıkla başlar da sonra o aile meleklerin kanatlarında yol alabilir mi? Mümkün mü? Hepimiz görüyoruz, neredeyse gelinlik için borsa bile kurulacak. Gelinlikler serveti yansıtıyor adeta. Ya gelinlikle başlamış aile hayatı? Aile hayatımız nerede? Bize gelinlik getirenler neden aile huzuru getiremiyorlar. Madem hayatta bir defalık olan gelinlik verdiler bize neden hayatın tamamı için gerekli huzurumuzu koparıp aldılar bizden? Nerede kızlarımızın huzurlu yuva hayalleri? Bunları da bizim sorma hakkımız doğdu şimdi? Kızım, Birinci olarak zikrettiğim bu mesele gelinliği haram düzeyine taşıyan bir gerekçe değildir. Buna rağmen cılız iradeli bir kız gelinlik giyebilir ve giyince de haram işlemiş olmaz. Bunu tespit edeyim size. İkinci meselemiz ise haramlık açısından daha bağlayıcıdır. Gelinlik tesettür sağlamada yeterli değilse giyilmesine helal diyemeyiz. Tesettür ise bedeni giydirmek değildir. Bedeni gizlemektir. Gelinlik gelin hanımın bedenini gizliyorsa mesele yok, giyilebilir. Beden ayrıntılarını belirten bir gelinlik asla helal değildir. Baştan ayağa kadar gelin hanımın bedenini ve beden ayrıntılarını örtmeyen kıyafet erkeklerin bulunabileceği bir ortam için helal kıyafet olamaz. Bir üçüncü boyut daha var, o da meselenin bu ümmetten olmayanlara benzeme boyutudur. Onu yazmak istemiyorum. “Benzemek” sözcüğünü hafızamda koyacak yer bulamıyorum. Hafızam bu yaşadığımız hayatı algılayamıyor. Diyeceğimi bilemiyorum. Diyebildiğim bir şey var: Bu ümmetin kızları nerede, bu ümmetin! Bunu diyebiliyorum kızım, bunu haykırabiliyorum. Umarım anlamışındır kızım. Seni Allah’a emanet ederim.
Meseleyi basit bir “kültür” düzeyinde ele alırsak hocanız haklıdır. Kaldı ki gelinlik esasen batı kültüründen önce bir şeytan kültürü sorunudur. İlla gelinlik ve beden teşhiri dayatması neden olabilir acaba? Kültür konusu olarak bile bakarsak hocanız, yüzlerce insanın önündeki genç bir kadının bedenini güzelleştiren bir kıyafetle evde üzerinde oturulan koltukların karşılaştırmasını nasıl yapacak? Mü'min kadınların şeytan kültürüne alet edilmesine razı olamayız.