Fetva Meclisi
Soru
Hocam çocukların doğum gününü kutlamak caiz mi? Doğum gününü ailecek bir araya gelmek için bir imkân olarak görüyorum. Bu vesileyle de pasta kesmek ve hediyeler vermek haram mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Ürettiğiniz mamüller helal, yenebilir mamüller olacaksa pastanenizden Yahudilerin pasta alıp onunla bir işler yapmaları sizin kazancınızı haramlaştırmaz. Böyle bir mantık güdülürse, içki masasında yenme ihtimali olan ekmeğin de üretilmesi caiz olmaması gerekir. Helal ve temiz şeyler ürettikçe pastane açabilirsiniz.
Daha önceki cevaplarımızı şu adresten okuyabilirsiniz: https://www.fetvameclisi.com/?s=do%C4%9Fum+g%C3%BCn%C3%BC
Bize ait olmayan kuru taklitlerden biridir. Ölüm korkusu olan birinin doğum gününü kutlamasının ne mantığı olur? Ahirete hazırlanmaya yönelmeliyiz.
Selamünaleyküm. Bu hususlarda size tavsiyem, mutedil olmanızdır. İnsanların nefislerine hoş gelen şeyleri bir veya beş kerede ikna edip kaldıramazsınız. Sabırlı olun. Bir kere düşünün; her yaş günü aynı zamanda ölüme bir sene daha yakın olmak değil midir? İnsan, ölüme biraz daha yakın olduğu için kutlama yapar mı? Yapıyor işte. Siz bildiğiniz hakikati koruyun, insanlarla cebelleşmeyin, kendinizi yıpratırsınız. Peygamber aleyhisselam efendimizin doğumunu kim kutluyor da örnek olacak bize; sahabe yapmış mı, Ebu Hanife yapmış mı? Yapan kim, cihattan uzak, laik ortamı korumak için yaşatılan kurumların sahipleri! Siz bildiğiniz yolda devam edin, Allah yardımcınız olsun.
Doğum günü bizim kültürümüzde yoktur. Doğum yıldönümü aynı zamanda mezara bir yıl daha yakın olma hali demektir. Kutlanacak bir tarafı yoktur ama esiri olduğumuz batı kültürünü aşamayanlar için söz söylemenin anlamı da yoktur.
Bu nedenle büyük bir günah işlenmiş olacağını söyleyemeyiz ama iki şeye itirazımız vardır: Biri, bir yakınımıza alakamız için onun doğum gününü mü bekleyeceğiz? İkincisi de, insanoğlunun doğum günü aynı zamanda ölüme yaklaştığı bir yıl anlamına gelmektedir. Bir yakınımızın ölüme yaklaşmasını kutlamayı neden idrak edemiyoruz?
batı konusundaki diğer fetvalar
Batılı ve küfrü taklit nitelikli işler mümin onurunu rencide eden işlerdir. Evet, bu belirttikleriniz abdeste ve gusle mani olmadıkça sakıncalı olduğunu söyleyemeyiz ama bir seviye kaybı endişesi de taşıdığımızı belirtiriz.
Kızım, Meselemiz başlı başına bir “gelinlik” meselesi değildir. Zira gelinlik bundan iki asır önce mesela yine giyiliyordu ama bugünkü şekli ile değildi. Meseleyi gelinlik boyutunda ele almamıza gerek yoktur. Kızlarımızın bu anlamda gelinlik giymelerinde herhangi bir sakıncadan söz edemeyiz. Neticede kız dünyasının hayallerini süsleyen bir sembolden söz ediyoruz. Sorgulamamız gereken bir başka ayrıntıyı sizinle paylaşmalıyım. O ayrıntı da şudur: Bu, kız dünyasının bir özlemi midir yoksa kız dünyasının abluka altına alındığı saldırının simgesi midir? Ne demek istediğimi sorabilirsiniz. Şunu demek istiyorum: Neden muhakkak gelinlik olacak? Mesela o gün gelinliğin üç katı daha değerli ve cazip bir kıyafet olsa bunu neden kabul etmiyor kızlar veya aileler de gelinlikte diretiyorlar? Bu sorunun cevabı sadece “herkes onu giydi” cevabıdır. Bu da ne demektir, herkese uyma düzeyinde kalmak! Bunu toplum psikolojisi diye de yorumlayabiliriz. Peki, bizim kızlarımız, bu ümmetin kızları, Allah’ın Âsiye olmalarını istediği kızlar neden “herkes” olsunlar? Gelinliği bir kıyafet olarak belirlemeden önce bu sorunun cevabını bulmalı değil miyiz; neden herkes gibi olma ihtiyacına karşı eziliyor kızlarımız, neden? Neden herkesin kendi zevkini itibara almıyoruz? Biz bir ümmet değil miyiz? Neden kızlarımız, o en önemli günlerinde dik durmayı denemiyorlar? Bu sorunun cevabı üzerinden yol alalım istersen kızım. Artık ne anladın veya ne tarafa evireceksin bu soruyu bilemiyorum ama isterim ki bu mübarek ümmetin kızları dünyanın teki, sabır abidesi, çile kadını, mürebbiye, muvahhide kadın Âsiye’yi örnek alsınlar. Öyle istiyorum, bu ümmetin kızlarına bunu uygun görüyorum. Sakın kızım, bu tavsiyeme “ama” ile başlayan bir cevap vermeyesin. “Ama” ve “benimki…” ile başlayan cevaplar çorabın sökülmesini simgeleyen ifadelerdir. Birinci ve en önemli olarak bunu düşünmeyi tavsiye ediyorum: Neden kızlarımız kendilerini herkes gibi olmaya mecbur hissetsinler, neden? Bir aile bu, “herkes gibi olma” zilletine bu kadar derin bağlılıkla başlar da sonra o aile meleklerin kanatlarında yol alabilir mi? Mümkün mü? Hepimiz görüyoruz, neredeyse gelinlik için borsa bile kurulacak. Gelinlikler serveti yansıtıyor adeta. Ya gelinlikle başlamış aile hayatı? Aile hayatımız nerede? Bize gelinlik getirenler neden aile huzuru getiremiyorlar. Madem hayatta bir defalık olan gelinlik verdiler bize neden hayatın tamamı için gerekli huzurumuzu koparıp aldılar bizden? Nerede kızlarımızın huzurlu yuva hayalleri? Bunları da bizim sorma hakkımız doğdu şimdi? Kızım, Birinci olarak zikrettiğim bu mesele gelinliği haram düzeyine taşıyan bir gerekçe değildir. Buna rağmen cılız iradeli bir kız gelinlik giyebilir ve giyince de haram işlemiş olmaz. Bunu tespit edeyim size. İkinci meselemiz ise haramlık açısından daha bağlayıcıdır. Gelinlik tesettür sağlamada yeterli değilse giyilmesine helal diyemeyiz. Tesettür ise bedeni giydirmek değildir. Bedeni gizlemektir. Gelinlik gelin hanımın bedenini gizliyorsa mesele yok, giyilebilir. Beden ayrıntılarını belirten bir gelinlik asla helal değildir. Baştan ayağa kadar gelin hanımın bedenini ve beden ayrıntılarını örtmeyen kıyafet erkeklerin bulunabileceği bir ortam için helal kıyafet olamaz. Bir üçüncü boyut daha var, o da meselenin bu ümmetten olmayanlara benzeme boyutudur. Onu yazmak istemiyorum. “Benzemek” sözcüğünü hafızamda koyacak yer bulamıyorum. Hafızam bu yaşadığımız hayatı algılayamıyor. Diyeceğimi bilemiyorum. Diyebildiğim bir şey var: Bu ümmetin kızları nerede, bu ümmetin! Bunu diyebiliyorum kızım, bunu haykırabiliyorum. Umarım anlamışındır kızım. Seni Allah’a emanet ederim.
Meseleyi basit bir “kültür” düzeyinde ele alırsak hocanız haklıdır. Kaldı ki gelinlik esasen batı kültüründen önce bir şeytan kültürü sorunudur. İlla gelinlik ve beden teşhiri dayatması neden olabilir acaba? Kültür konusu olarak bile bakarsak hocanız, yüzlerce insanın önündeki genç bir kadının bedenini güzelleştiren bir kıyafetle evde üzerinde oturulan koltukların karşılaştırmasını nasıl yapacak? Mü'min kadınların şeytan kültürüne alet edilmesine razı olamayız.
DOĞUM GÜNÜ, insanların insanlığı ve Müslümanlığı eritmeleri üzerine icat ettikleri uydurma bir uygulamadır. Batı menşeli olması da bunu gösterir. İnsanlığımızı ispat etmek, Müslümanlığımızın gereği olan kardeşliğimizi icra etmek için birimizin doğduğu günün beklenmesi esasen anlamsızdır. Ne yazık ki şeytan anlamlı veya anlamsız bakmadan batı ve batıl menşeli her şeyi sempatik duruma getirmiştir. Böyle işlerle ilgilenmemek en güzelidir.
Selamünaleyküm. Sinema ve tiyatronun caiz olabilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmiş olması gerekmektedir: 1- Bir âlimin veya heyetin caiz gördüğü konu/senaryo üzerinden olmalıdır. 2- Haramlardan birinin reklam edildiği, küfür olan bir sözün kullanıldığı, temsil gereği de olsa nikâh ve talak rolünün bulunduğu, kadının aktör olarak kullanıldığı senaryoda oynamak caiz olmaz.