İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bediüzzaman Said Nursi ve risalesi nur külliyatı hakkında ne düşünüyorsunuz? İman ağırlıklı risalei nur eserlerine yoğunlaşıp onu anlamaya mı çalışmalıyız yoksa bunun yanında mektubat, mesnevi vb. eserleri de okumamız gerekiyor mu?

Cevap

Hayatını Allah'a adamış bir insan hakkında bizim söyleyecek ne sözümüz olabilir? Ancak hiçbir kitap Kur'an gibi hadis gibi okunmaz. Kur'an ve hadis haline getirilmiş kitaplar, esasen değerli olsalar da yanlış sonuçlara götürürler. Bir ilim membaı olarak okunacaksa güzel eserlerdir. Bu zamanın Kur'an'ı gibi -maazallah- görülecekse hiçbir şekilde yanaşılmamalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Risale-i Nur külliyatı, iman eksenli bir külliyattır. Fiiliyattan gelerek kaleme alınmış eserlerden oluşmaktadır. Okunmamasını söylemek asla doğru olmaz, tam anlamıyla abes olur. Ama onları tek kaynak olarak görüp okumak da yanlıştır. Kur'an ve hadislerin dışında hiçbir kitap 'tek kitap' değildir. Kütüphanemizde bulunması ve anlayışının okunması yararlı bir kitap olarak görürüz. Ne yerer ne de abartırız.

Risale-i Nur okuyalım mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

RİSALE-İ NUR serisi bu ümmetin geçmişinde hizmet etmiş ve hizmetin bedelini çok ağır faturalar şeklinde ödemiş inşaallah Allah dostu bir insana ait eserlerdir. Eserlerin bazı ayrıntıları okul kitabı olacak niteliktedir. Allah müellifine rahmet etsin. Yalnız bu eserlerin veya benzerlerinin Kur'an hatmeder gibi sık hatmedilmesini gerekli görmek bir aşırılıktır. En azından okunmakla anlaşılmaz eserler olduğunu iddia etmektir. Bu da esere bir hakarettir esasen. Bir kaynak olarak bulunabilir ve kişi istifade edebildiği kadar okur. İbadet niyeti ile sadece Kur'an'ımızı okuruz biz. Gerisi ilimdir. İlim de ihtiyaca göre değerlendirilir.

Hocam sizin okunacak kitaplar konulu sohbetinizi dinledik. Allah razı olsun sizd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ümmetin en zor zamanlarından birinde Allah’a iman davasına büyük hizmetler yapan, dini ve imanı uğruna hayatını zindanlarda geçirmekte sakınca görmeyen bir dava adamı olarak biliriz Said Nursi’yi. Allah ona rahmet etsin. Onu ve bütün çilekeş kullarını cennetlerine aldığında bizi de onlarla buluştursun. Böyle bilir böyle itiraf ederiz. Said Nursi rahmetullahi aleyhin ve eserlerinin etrafında ise şunu söylemeye mecburuz: - Onun iki büyük eseri vardır. Bu eserlerinin birincisi pratik hayatıdır. Eğilip bükülmeyen, kul olarak hata etse de hıyanet etmeyen, taviz vermeyen, zillete rıza göstermeyen kimliği ile bıraktığı pratikliği. Bu onun kitaplarından daha büyük bir eseridir. İkinci eseri de elimizdeki kitaplarıdır. - Bu kitaplardan oluşan eserlerini bir nevi ‘yeni Kur'an’ gibi görmek/göstermek isteyen cahilleri sadece aklı kıtlıkla itham edebiliriz. Onlar için söylenecek başka bir söz yoktur. Kur'an’a hizmet eden eserler düzeyinden onun yerine geçebilecek eserler gibi görülmesini kabul edemeyiz. Bu bir cahilliktir. Said Nursi rahmetullahi aleyhe ve davasına hıyanettir. - Aynı şekilde içi ayetlerle dolu eserleri çöpe atmayı da cahillik ve daha ötesinde bir delilik olarak görürüz. Bu da öyle bir davet adamına karşı terbiyesizliktir. Ondan da önce, içindeki yazılı ayetlere karşı terbiyesizliktir ki, o terbiyesizliğin ucunun nereye dayanabileceğini tahmin bile etmek istemeyiz. - Yine bu çerçeveden olarak, Said Nursi ve eserlerini ümmetin ortak değeri olarak değil de bir zümrenin inhisarında görmek de yanlıştır. Bilhassa yaptıkları,çalışmaları son zamanlarda bütün mü'minlerce reddedilmiş bulunan bir kişi ve fırka ile direk bağlantılı görmek yani ümmetin adamını bir grubun tekelinde görmek hayatı tanımamak olur. Eğer bu kadar kısır bir idrakle bakarsak meseleye çok geçmez, o grup Kur'an’da okurdu der ve ona da tahdit mi getiririz diye endişe edelim mi şimdi? Daha basiretli ve derin düşünmek zorundayız. Biz ümmetiz. Ümmet olarak bin bir rengi barındırıyoruz; çirkin ile güzeli, iyi ile kötüyü, hayırlı ile şerliyi, beyaz ile karayı bir arada tutuyoruz. Ümmetimizin içinde olup bitenlerle ümmetimize mal olmuş kıymetlerimizi karıştıramayız. Allah’tan korkalım. Ahireti düşünerek yapacağımızı yapalım.

Hocam, son olaylar yüzünden insanlar Risale-i Nur'lardan nefret ediyorlar. Gülen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Said Nursi rahmetullahi aleyh bu ümmetin içinde imrenilecek makamlarda biri olarak bulunmakta olduğuna inanıyoruz. Ne değerinin düşürülmesine ne de put haline getirilmesine razı oluruz. O olduğu yerde güzeldir, değerlidir. Belirttiğiniz söz, iman davasına hizmeti itibariyle yaptıklarının takdiri manasında söylenmiş bir söz olarak sarf edildi ise “âmin” demek zorundayız. Daha başka bir maksat ise irdelenmeye değer bir söz olarak bile görmeyiz.

Hocam, Risale-i Nur sohbetinde Tarihçe-i Hayat isimli kitapta geçen bir cümleye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Said Nursî rahmetullahi aleyh, kendi nevine mahsus kalemi olan biridir. Ona ait üslubu tanımayan için yabancı bir alan oluşmuş olabilir. Beyan ettiğiniz ifadeyi zannederim sizden duysa sizi şiddetle reddederdi. Derdi ahiret olan bir insan o şekilde müstekbir bir mantık sahibi olmaz. Ona intisab ettiğini iddia eden bazıları onun hakkında abartılı ifadeler kullanmaktadırlar. Korkmasalar ‘kul değildi’ bile derler. Öyleleri ne onun talebesi ne de Said Nursî’nin derdini anlamış kimselerdir. Evet, sözünü ettiğiniz ifade tarzı bunaltıcıdır ama ben şahsen o ifadeleri Said Nursî’nin genel kalemi içinde görüyor ve endişe edilecek seviyede görmüyorum. Ben onun eserlerini okurken de bana o sizin hissettiklerinizi hissettirmiyor. Aksine onun kalemindeki iman heyecanını şevkle seyrediyorum. Allah ona ve bize rahmet etsin.

Bediüzzaman Said Nursi risalelerinde ona sorula mevzularda ve anlatımlarında, sa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Said Nursi rahmetullahi aleyhin yaşadığı hayatın, Kur'an'a hizmet yoğunluklu olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Hayatını Kur'an'a hizmete adamış ve bu uğurda sonrakilerin izini süremeyecekleri kadar fedakârane yaşamış, mala tenezzül etmeyen, hediye bile almayan bir insanın çalışmaları elbette bir tür tefsirdir. Buna itiraz, olsa olsa hasetten dolayı olur. Şu kadar ki, o eserleri, Kur'an'ın tek tefsiri ve sonrasında bir daha yapılamayacak düzeyde görmek bir abartıdır. Zamanının iyisi onlardı, demek gerekir o kadar. Kur'an'dan başka ebedîlik vasfı olan yoktur. Her şeyi yerli yerine oturtunca sorun olmaz.

Hocam, Risale-i Nur bir Kuran tefsiri midir?

bediüzzaman konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ebedi bir kanun olarak şunu biliniz: KUR’AN’DAN BAŞKA HİÇBİR KİTABIN YÜZDE YÜZ DOĞRULUĞU YOKTUR. Her kitap yanlışlar barındırabilir. Zira masum insan yoktur. Kalbinize itminan vermeyen bir toplantıya katılmayın. Katılmadığınız toplantının sahiplerini de itham etmeyin. Mü’minlerden olan herkes bizdendir, biz onlardanız. Kimin hizmeti sizi daha çok imanda teşvik ediyorsa onlarla beraber olun. Allah Teala rızasına göre yaşamaya hepimizi muvaffak kılsın.

Risale-i Nur'a itibar etmeli ve ondan yararlanmalı mıyız? Özellikle, Sikkei Tasd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ciddi olalım; Kur'an'ımız Abdullah'ın oğlu Muhammed aleyhisselamdan başkasını göstermemiştir. Gerisi hüsnü kuruntudur.

Kur'an'da Saidi Nursi'nin yazmış olduğu risalelere ve nurculara işaretler var mı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hastalık nedeniyle evlilik geciktirilebilir ama rızık nedeniyle evlilik geciktirmek akidemiz açısından asla doğru değildir. Rızkı Allah veriyor. Evlen, bereketin artsın.

Selamünaleyküm hocam, 25 yaşındayım ve iyi bir işe sahip değilim. İyi günde kötü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayatını dinine adadı. Zindanları evi gibi kullandı. Tehditlere güldü geçti. Mal biriktirmedi. Kişiliği müessirdi. Bu yüzden onunla bir mecliste bulunan, ondan bir daha kopmadı. İnandığı gibi yaşadı. Mahkemelere çıktığında cüreti dillere destan oldu. O, Allah'a itimat etti. Allah da onu yalnız bırakmadı. Çağını ve ülkesini aştı. Konuştuğu dili aştı. Kitapları uluslararası bir kültür haline geldi. Himmetin ve ileriyi görmenin en yakın örneklerinden biri olarak kaldı hafızalarda. Allah ondan razı olsun.

Said Nursi'nin İslam'a hizmeti nelerdir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Boş, zamansız, gereksiz, alakasız, uçsuz bucaksız, seviyesiz, sonuçsuz, dipsiz, maksatsız, ciddiyetsiz, anlamsız, renksiz, yersiz, köksüz, nursuz, Said Nursi'siz bir tartışmadır.

Son zamanlarda Üstad Bediüzzaman'ın talebeleri Bediüzzaman’ı mehdi olarak görüp,

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.