Fetva Meclisi
Soru
Risale-i Nur okuyalım mı?
Cevap
Benzer fetvalar
RİSALE-İ NUR serisi bu ümmetin geçmişinde hizmet etmiş ve hizmetin bedelini çok ağır faturalar şeklinde ödemiş inşaallah Allah dostu bir insana ait eserlerdir. Eserlerin bazı ayrıntıları okul kitabı olacak niteliktedir. Allah müellifine rahmet etsin. Yalnız bu eserlerin veya benzerlerinin Kur'an hatmeder gibi sık hatmedilmesini gerekli görmek bir aşırılıktır. En azından okunmakla anlaşılmaz eserler olduğunu iddia etmektir. Bu da esere bir hakarettir esasen. Bir kaynak olarak bulunabilir ve kişi istifade edebildiği kadar okur. İbadet niyeti ile sadece Kur'an'ımızı okuruz biz. Gerisi ilimdir. İlim de ihtiyaca göre değerlendirilir.
Hayatını Allah'a adamış bir insan hakkında bizim söyleyecek ne sözümüz olabilir? Ancak hiçbir kitap Kur'an gibi hadis gibi okunmaz. Kur'an ve hadis haline getirilmiş kitaplar, esasen değerli olsalar da yanlış sonuçlara götürürler. Bir ilim membaı olarak okunacaksa güzel eserlerdir. Bu zamanın Kur'an'ı gibi -maazallah- görülecekse hiçbir şekilde yanaşılmamalıdır.
Ebedi bir kanun olarak şunu biliniz: KUR’AN’DAN BAŞKA HİÇBİR KİTABIN YÜZDE YÜZ DOĞRULUĞU YOKTUR. Her kitap yanlışlar barındırabilir. Zira masum insan yoktur. Kalbinize itminan vermeyen bir toplantıya katılmayın. Katılmadığınız toplantının sahiplerini de itham etmeyin. Mü’minlerden olan herkes bizdendir, biz onlardanız. Kimin hizmeti sizi daha çok imanda teşvik ediyorsa onlarla beraber olun. Allah Teala rızasına göre yaşamaya hepimizi muvaffak kılsın.
Bu ümmetin en zor zamanlarından birinde Allah’a iman davasına büyük hizmetler yapan, dini ve imanı uğruna hayatını zindanlarda geçirmekte sakınca görmeyen bir dava adamı olarak biliriz Said Nursi’yi. Allah ona rahmet etsin. Onu ve bütün çilekeş kullarını cennetlerine aldığında bizi de onlarla buluştursun. Böyle bilir böyle itiraf ederiz. Said Nursi rahmetullahi aleyhin ve eserlerinin etrafında ise şunu söylemeye mecburuz: - Onun iki büyük eseri vardır. Bu eserlerinin birincisi pratik hayatıdır. Eğilip bükülmeyen, kul olarak hata etse de hıyanet etmeyen, taviz vermeyen, zillete rıza göstermeyen kimliği ile bıraktığı pratikliği. Bu onun kitaplarından daha büyük bir eseridir. İkinci eseri de elimizdeki kitaplarıdır. - Bu kitaplardan oluşan eserlerini bir nevi ‘yeni Kur'an’ gibi görmek/göstermek isteyen cahilleri sadece aklı kıtlıkla itham edebiliriz. Onlar için söylenecek başka bir söz yoktur. Kur'an’a hizmet eden eserler düzeyinden onun yerine geçebilecek eserler gibi görülmesini kabul edemeyiz. Bu bir cahilliktir. Said Nursi rahmetullahi aleyhe ve davasına hıyanettir. - Aynı şekilde içi ayetlerle dolu eserleri çöpe atmayı da cahillik ve daha ötesinde bir delilik olarak görürüz. Bu da öyle bir davet adamına karşı terbiyesizliktir. Ondan da önce, içindeki yazılı ayetlere karşı terbiyesizliktir ki, o terbiyesizliğin ucunun nereye dayanabileceğini tahmin bile etmek istemeyiz. - Yine bu çerçeveden olarak, Said Nursi ve eserlerini ümmetin ortak değeri olarak değil de bir zümrenin inhisarında görmek de yanlıştır. Bilhassa yaptıkları,çalışmaları son zamanlarda bütün mü'minlerce reddedilmiş bulunan bir kişi ve fırka ile direk bağlantılı görmek yani ümmetin adamını bir grubun tekelinde görmek hayatı tanımamak olur. Eğer bu kadar kısır bir idrakle bakarsak meseleye çok geçmez, o grup Kur'an’da okurdu der ve ona da tahdit mi getiririz diye endişe edelim mi şimdi? Daha basiretli ve derin düşünmek zorundayız. Biz ümmetiz. Ümmet olarak bin bir rengi barındırıyoruz; çirkin ile güzeli, iyi ile kötüyü, hayırlı ile şerliyi, beyaz ile karayı bir arada tutuyoruz. Ümmetimizin içinde olup bitenlerle ümmetimize mal olmuş kıymetlerimizi karıştıramayız. Allah’tan korkalım. Ahireti düşünerek yapacağımızı yapalım.
Her Müslüman öncelikle ve ivedilikle İLMİHAL okumalıdır. İlmihal okumadan başka bir okuma kurtarıcı olmayabilir. Hemen bir ilmihali okul dersine çalışıyor gibi okuyun, altını çizin, kendinizi imtihan ettirin. Bu arada günlük Kur'an okumalarına devam edin. Riyâzu’s Sâlihîn isimli hadis kitabını yine okul dersine çalışır gibi okuyun. Sonrasında bu okuduklarınız size neyi nasıl yapacağınıza dair bir ufuk açacaktır zaten. Umutsuz olmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bunun delili, Kur'an’ın dizilişindeki hikmete bağlı kalmak olarak özetlenebilir. Zaten bu, namaza mani bir durum değildir. Sadece mekruh olarak zikredilmiştir. Mekruhluk da hoş olmamak şeklinde anlaşılmalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Hiçbir terslik yok; devam edin. Yara bile kaç ayda kapanıp izini kaybettiriyor. Yürek yaraları daha uzun sürer. Dikkat edin şeytan sizi böyle bir metotla oyalamasın.
İlimle meşgul olmayan biri için ideal tefsir kitabı M. Toptaş hocanın Şifa Tefsiri olabilir. Diğer tefsirler kendilerine göre ağırdır. Peygamberler Tarihi olarak da Asım Köksal’ın eseri okunabilir ama Peygamberler Tarihi'nden pratik şeyler çıkarmak zordur. Tefsir okudunuz mu zaten o tarihin özünü almış olursunuz.
Haram işleyen, harama hizmet eden, aracı olan, seyreden, harama tepki göstermeyen yanlış yapmaktadır. Haramı seyretmek bile yoktur bizde, hizmet nasıl olabilir?
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
Önemli olan sizin anlaşabilecek durumda olmanızdır. Eğer duygusallıkla karar vermiyorsanız, durum anlattığınız gibi ise ailelerinizin farklılığı sorun olmaz. Evlenecek olan sizsiniz. Ancak sizin bu şekilde yıllarca kalmanız doğru olmaz. Şeytan becerip sizi yanlışa sevk edebilir. Şeytanın tuzağına düşmeden evlenme yollarını araştırın. Dini konuları kullanarak bir arada durmanız sizin için bir garanti oluşturmaz, ona aldanmayın. Kesinlikle evlilik sürecine girin. Bilhassa onun annesi babası razı olduktan sonra sorun bitmiş demektir. Mübarek olsun.
Sünnet'te böyle bir uygulama yoktur, sonradan çıkmadır. Sonradan çıkan işlerde ise hayır yoktur.