Fetva Meclisi
Soru
Anneme, üzerinde bazı Esmâü’l-Hüsnâ isimlerinin yazılı olduğu bir kâğıt verilmiş. İsimlerin karşısında da belirli sayılar bulunuyor. Mesela, “Allah” ismini 66 defa zikredersen her konuda yardım görürsün gibi ifadelerle tesbih çekmesi söyleniyor. Bunun dinimizdeki hükmü nedir hocam? Böyle belirli sayılarla zikir yapmanın sünnette bir dayanağı var mıdır? Yoksa bunda dinen bir sakınca bulunur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Esmâü’l hüsna olarak bildiğimiz Rabbimizin isimleri zikir olarak kullanılabilir. Aynı zamanda Rabbimizin bu isimlerinin manalarının kavranarak zikredilmesinin hayatımıza yansıyan kısmı olacaktır. Bu durum Allah sevgisini, Kur’an ve Sünnet’e daha sıkı sarılmamızı, ihlasımızın artmasını ve huzurlu bir mü’min olabilmemizi sağlar. Rabbimizi tanımak; O’nun yüceliği karşısında acziyetimizi hissetmek, imanımızın tadını hissederek yaşamamıza vesile olur. Nerede olursak olalım Rabbimiz ile bir arada olma şuurunu zikirle yakalayabiliriz biiznillah.
Esmâü’l-Hüsna olarak bildiğimiz Rabbimizin isimleri zikir olarak kullanılabilir. Aynı zamanda Rabbimizin bu isimlerinin manalarının kavranarak zikredilmesinin hayatımıza yansıyan kısmı olacaktır. Bu durum Allah sevgisini, Kur’an ve Sünnet’e daha sıkı sarılmamızı, ihlasımızın artmasını ve huzurlu bir mü’min olabilmemizi sağlar. Rabbimizi tanımak; O’nun yüceliği karşısında acziyetimizi hissetmek, imanımızın tadını hissederek yaşamamıza vesile olur. Nerede olursak olalım Rabbimiz ile bir arada olma şuurunu zikirle yakalayabiliriz biiznillah.
Zikrettiğiniz mesele ibadetle eğlenme tarzında bir sıkıntıdan başka bir şey değildir.
Selamünaleyküm. Tesbih ve zikir bir ibbadettir. Bütün ibadetlerde de en temel kural şudur: Allah'a ancak O'nun emrettikleri ile ibadet yapılır. O'nun emrini de ya Kur'an beyan eder ya da Peygamber aleyhisselam. İnsanlar bir ibadet koyup onun hakkında güzel deme hakkına sahip olmazlar. Sözünü ettiğiniz zikirlerin Kur'an ve hadislerde sayı olarak belirlenmiş şekli yoktur.
Allah Teâlâ’nın isimlerinin zikir olarak tekrarlanması bir ibadettir. Mesela onun isimlerinden biri el-Ğafûr’dur. Bu veya başka bir ismi ibadet maksadı ile tekrarlansa bu bir zikir olur ama “şu isim şu kadar kere” şeklindeki tayinler genellikle asılsız ve indi görüşlerden kaynaklanmaktadır.
Selamünaleyküm.Sözünü ettiğiniz şekil, sahih ve sarih kaynaklarda yoktur. Dolayısıyla öyle bir zikir için 'Peygamber aleyhisselamın yaptığı zikirdir' diyemeyiz. Öyle diyemediğimiz şeyi de ibadet diye adlandıramayız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Siz, dediğiniz gibi ise Allah katında alacaklı durumdasınız. Hakkınızı helal ederseniz bir büyüklük göstermiş olursunuz. Allah da size ecir verir. Ahirete intikal ederse orada hakkınızı eksiksiz alırsınız.
Haram işleyen, harama hizmet eden, aracı olan, seyreden, harama tepki göstermeyen yanlış yapmaktadır. Haramı seyretmek bile yoktur bizde, hizmet nasıl olabilir?
Size zekât hangi gün borç oldu ise o günün hesapları üzerinden ödersiniz.
Toplam kaç gün oruç tutamadığınızı hesaplayın. Ne zaman ne kadar tutabilirseniz, borçtan düşecek şekilde onları yavaş yavaş tutun. Hastalık nedeniyle tutamadığınız için fazlasını tutmanız gerekmez.
Hiçbir terslik yok; devam edin. Yara bile kaç ayda kapanıp izini kaybettiriyor. Yürek yaraları daha uzun sürer. Dikkat edin şeytan sizi böyle bir metotla oyalamasın.
Risale-i Nur külliyatı, iman eksenli bir külliyattır. Fiiliyattan gelerek kaleme alınmış eserlerden oluşmaktadır. Okunmamasını söylemek asla doğru olmaz, tam anlamıyla abes olur. Ama onları tek kaynak olarak görüp okumak da yanlıştır. Kur'an ve hadislerin dışında hiçbir kitap 'tek kitap' değildir. Kütüphanemizde bulunması ve anlayışının okunması yararlı bir kitap olarak görürüz. Ne yerer ne de abartırız.