Fetva Meclisi
Soru
Hocam Esmâü’l-Hüsna'yı zikir olarak anmak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Esmâü’l hüsna olarak bildiğimiz Rabbimizin isimleri zikir olarak kullanılabilir. Aynı zamanda Rabbimizin bu isimlerinin manalarının kavranarak zikredilmesinin hayatımıza yansıyan kısmı olacaktır. Bu durum Allah sevgisini, Kur’an ve Sünnet’e daha sıkı sarılmamızı, ihlasımızın artmasını ve huzurlu bir mü’min olabilmemizi sağlar. Rabbimizi tanımak; O’nun yüceliği karşısında acziyetimizi hissetmek, imanımızın tadını hissederek yaşamamıza vesile olur. Nerede olursak olalım Rabbimiz ile bir arada olma şuurunu zikirle yakalayabiliriz biiznillah.
Sünnet'te böyle bir uygulama yoktur, sonradan çıkmadır. Sonradan çıkan işlerde ise hayır yoktur.
Selamünaleyküm. Esmaulhüsna, bizim hangi Allah’a nısıl iman etmemizi öğretmesi bakımından imanımız kadar önemlidir. Onlarla şu kadar tekrarda şu şifa olur diye bir kayıt da yoktur. Şifa için, bereket için, sevap için tekrar edilmelidir. Sayı ve şekil ise yoktur.
Selamünaleyküm.Sözünü ettiğiniz şekil, sahih ve sarih kaynaklarda yoktur. Dolayısıyla öyle bir zikir için 'Peygamber aleyhisselamın yaptığı zikirdir' diyemeyiz. Öyle diyemediğimiz şeyi de ibadet diye adlandıramayız.
Selamünaleyküm. Herhangi bir kural yoktur; biri ile zikir yapılabilir, birden fazlası ile yapılabilir.
Kur'an’ımız çok açık bir uyarıda bulunmaktadır: ‘Kalpler ancak Allah’ı zikirle huzur bulur.’ Sorunuzun cevabı budur. Allah’ı zikir huzurdur hatta hayatın ta kendisidir. Peki Allah’ı zikir ne demektir? Allah’ı zikir elde tesbih ‘Sübhanalllah’ demektir dersek yanlış olur. O tesbih ile yapılan zikrin bir çeşididir. Öz olarak Allah’ı zikir, Allah’ı hatırlıyor olmaktır. Allah’ı hatırlıyor olmak/zikir ehli olmak ise hayatı İslam ile yaşama mücadelesi yapmaktır. Bunu şöyle özetleyebiliriz: - Pratik bir iman, o imanı şeytanın ve kâfirlerin saldırılarından korumak. - Haramlardan korunmuş yaşamak. - Farzlardan eksik bırakmamak. - İnsani görevlerde eksiksiz olmak. Eş olanın eşliğini, evlat olanın evlatlığını hakkıyla yerine getirmesi. - Ahlak sorunu yaşamamak. - Nafile ibadetlerden becerebildiğini yapmak. - Sosyal kimlik sahibi olmak. - Mubahlarda aşırıya kaçmamak yani nefse esir olmamak. - Çok dua ediyor olmak. - Ahireti öteler ötesi bir yer olarak değil yarından bile erken gibi görmek. - Mü’min kardeşlerle kardeşlik ahengi içinde yaşamak… Bunlar Allah’ı zikir üzere bulunmanın işaretleridir. Böylece bu işaretlerle başlangıç ve yürüyüş noktası da tespit edilmiş olur.
allahın isimleri konusundaki diğer fetvalar
Sizin yaptığınız şekil emredilmiş, önerilmiş değil ama size verilen cevap bir hurafe ve akılsız sözlerden oluşuyor.
Bu bir imla farkıdır. Öyle veya böyle yazılması anlam değişikliği oluşturmaz. Esma-i Hüsna veya El- Esmâü’l-Hüsna şeklinde yazılabilir. Sonuç aynıdır.
Allah Teâlâ’nın el-Mürid ismi yoktur. Aynı anlamı taşıyan ifadeler ise Kur'an’ımızda vardır. Bu nedenle bazıları isim olarak vardır gibi anlamışlardır. Bu kelimenin anlamı İSTEYEN şeklindedir.
Allah Teâlâ'nın isimlerini anarak dua etmek duanın makbul çeşitlerindendir. 'Ya Allah!' diyerek dua ettiğimiz gibi mesela 'Ya Rahmân!' diyerek de dua edebiliriz. Esma ile dua bu demektir.
Selamünaleyküm. Arapça telaffuzu gibi kullanılabilir. Türkçedeki kullanım tarzı ile aynı anlamı çağrıştırmaz. Mesela Mennan değil El Mennan olmalıdır.